90’ların unutulmaz sanatçılarını müzikseverlerle buluşturan Le Château Romans, düzenlediği organizasyonlarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Erhan Gonelli ve Serhan Gonelli’nin öncülüğünde gerçekleşen müzik gecelerinde, geçtiğimiz haftalarda Coşkun Sabah sahne aldı. Şimdi gözler 6 Kasım’da taverna müziğinin güçlü sesi Arif Susam’da, ardından ise Kutsi’de!
Bazı mekânlar vardır, yalnızca eğlence sunmakla kalmaz, geçmişin güzel anılarını da yeniden yaşatır. Le Château Romans, sevilen sanatçıları aynı sahnede buluşturan programlarıyla tam da böyle bir atmosfer yaratıyor. Erhan Gonelli ve Serhan Gonelli’nin gerçekleştirdiği organizasyonlar, nostalji tutkunlarını yılların eskitemediği şarkılarla buluşturuyor.
90’ların müzik dünyasına damga vuran sanatçıları yeniden dinleyiciyle buluşturmak, bugün eğlence sektöründe farklı bir değer taşıyor. Çünkü bazı şarkılar, aradan yıllar geçse de ilk günkü duygusunu koruyor. Bir melodiyle geçmişe dönmek, eski anıları hatırlamak ve sevilen sanatçıları canlı dinlemek, müzikseverler için bambaşka bir deneyim sunuyor.
Önce Coşkun Sabah, Şimdi Arif Susam!
Geçtiğimiz haftalarda Türk müziğinin sevilen isimlerinden Coşkun Sabah’ı ağırlayan Le Château Romans, şimdi de 6 Kasım’da Arif Susam’ı sahnesinde konuk etmeye hazırlanıyor.
Taverna müziğinin güçlü yorumcularından Arif Susam, yıllardır dillerden düşmeyen şarkılarıyla geniş bir dinleyici kitlesine sahip. Sanatçı denildiğinde akla gelen eserlerden biri de hiç kuşkusuz “Ölümsüz Sevdim.”
Arif Susam’ın yıllara meydan okuyan şarkıları, geçmişin müzik kültürünü özleyenler için ayrı bir anlam taşıyor. Onun sahnesini özel kılan yalnızca şarkıları değil, dinleyiciyi geçmişe götüren kendine özgü taverna atmosferi.
Bana göre böylesi sanatçıları yeniden sahnelerde görmek, müziğin zamana karşı nasıl direnebildiğini de ortaya koyuyor. Moda olan şarkılar değişebilir, müzik trendleri farklılaşabilir ama bazı eserler vardır ki yıllar sonra bile aynı duyguyla dinlenir.
Arif Susam’ın Ardından Kutsi Sahne Alacak
Le Château Romans’ın müzik programı Arif Susam ile de sınırlı kalmıyor. Sonraki programda Kutsi’nin sahne alacak olması, mekânın farklı müzik tarzlarını ve sevilen sanatçıları bir araya getirme çizgisini sürdüreceğini gösteriyor.
Bir tarafta taverna müziğinin unutulmaz isimlerinden Arif Susam, diğer tarafta romantik şarkılarıyla tanınan Kutsi…
Farklı müzik zevklerine hitap eden bu isimlerin Le Château Romans sahnesinde yer alması, müzikseverlere çeşitli alternatifler sunuyor.
Erhan Gonelli ve Serhan Gonelli’den Nostaljiye Yatırım
Eğlence sektöründe başarılı bir organizasyon gerçekleştirmek, yalnızca ünlü bir sanatçıyı sahneye çıkarmakla sınırlı değil. Doğru sanatçı seçimi, dinleyicinin beklentilerini anlamak ve insanlara unutamayacakları bir akşam yaşatmak da bu işin önemli parçaları.
Erhan Gonelli ve Serhan Gonelli’nin Le Château Romans için hazırladığı programlarda 90’ların sevilen sanatçılarına yer vermesi, nostaljiye duyulan ilginin önemini ortaya koyuyor.
Coşkun Sabah’ın ardından Arif Susam ve Kutsi gibi isimlerin programda yer alması, geçmişin müzik mirasını bugünün eğlence anlayışıyla buluşturan bir çizgi oluşturuyor.
Bazı Şarkılar Eskimez, Bazı Sesler Unutulmaz!
Benim açımdan bu organizasyonların en güzel tarafı, yıllar geçse de değerini kaybetmeyen şarkıların yeniden hayat bulması. 90’ların sanatçılarını dinlemek yalnızca müzik dinlemek değildir; bazen gençliği, eski dostlukları, yaşanmışlıkları ve unutulmayan anıları yeniden hatırlamaktır.
Le Château Romans’ın Coşkun Sabah ile başlayan, 6 Kasım’da Arif Susam ile devam edecek ve ardından Kutsi ile renklenecek programı, bu duyguyu yaşamak isteyenler için dikkat çekici bir takvim sunuyor.
Erhan Gonelli ve Serhan Gonelli’nin bu müzik buluşmalarıyla ortaya koyduğu yaklaşımın asıl değeri de burada: Geçmişin sevilen sanatçılarını bugünün dinleyicisiyle buluşturmak.
Şimdi gözler 6 Kasım’da Le Château Romans’ta! Arif Susam’ın “Ölümsüz Sevdim” başta olmak üzere sevilen şarkılarıyla nasıl bir gece yaşatacağı merak konusu. Çünkü bazı şarkılar gerçekten ölümsüzdür; onları yeniden dinlemek için doğru atmosferi yaratmak ise ayrı bir ustalık ister.


