6 Ekim 2026 tarihli ve 196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 119/2026 sayılı Yabancıların Taşınmaz Mal Edinimine İlişkin Kuralları Düzenleyen Yasa Gücünde Kararname, KKTC’de yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin kuralları yeniden gündeme taşıdı.
Kararnameyle taşınmaz ediniminde başvuru, devir, vergi ve harç ödemeleri ile mevcut satış sözleşmelerine ilişkin çeşitli düzenlemeler yapıldı. Bu değişiklikler yalnızca yabancı yatırımcıları değil, mülk sahiplerini, konut almayı düşünenleri ve gayrimenkul sektörünü de ilgilendiriyor.
Gayrimenkul piyasasında kuralların açık ve öngörülebilir olması büyük önem taşıyor. Çünkü taşınmaz alım satımı yalnızca alıcı ile satıcı arasındaki bir işlem değil; tapu kayıtları, yasal izinler, vergiler ve harçlarla birlikte değerlendirilmesi gereken ekonomik bir süreçtir.
Yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin sınırların ve başvuru koşullarının nasıl düzenlendiği, yatırım kararlarından konut piyasasının işleyişine kadar birçok alanda etkili olabilir.
Burada asıl soru şu: Yeni düzenleme, yabancı yatırımın devamlılığı ile ülkedeki mülkiyet ve konut piyasası dengesi arasında nasıl bir çerçeve oluşturuyor?
Bu soruya cevap verebilmek için kararnameyle getirilen değişiklikleri, önceki kurallarla karşılaştırarak değerlendirmek gerekiyor. Özellikle taşınmaz edinim sınırları, devir işlemleri ve mali yükümlülükler bakımından hangi hükümlerin değiştiği dikkatle incelenmeli.
Gayrimenkul sektörünün sağlıklı işlemesi, yalnızca alım satım hacmine değil, hukuki güvenliğe ve işlemlerin şeffaflığına da bağlıdır. Yatırımcıların yükümlülüklerini önceden bilmesi, mülk sahiplerinin haklarının korunması ve kuralların tutarlı uygulanması bu açıdan önemlidir.
Sonuç olarak, yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin düzenlemeler yalnızca hukuki bir konu değildir; KKTC’nin yatırım ortamı, kamu gelirleri ve konut piyasasıyla da doğrudan bağlantılıdır.
Önemli olan, yeni kuralların ne söylediğini doğru anlamak ve etkilerini varsayımlarla değil, somut hükümler üzerinden değerlendirmektir.


