
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER
Cumhuriyetçi Türk Paritisi Milletvekili Ürün Solyalı, UBP’nin aday belirleme kurultayında yaşanan krizin parti içi bir mesele olmaktan çıkarak demokrasi ve seçim süreci açısından ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi. Dijital oylama sisteminin güvenilirliğinin kanıtlanması ve kullanılan oylarla sandıktaki çıktıların karşılaştırılması gerektiğini belirten Solyalı, seçim takviminin yasayla belirlendiğini vurgulayarak UBP yönetiminin karar vermek için saatlerinin kaldığını ifade etti.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve hukukçu Ürün Solyalı, Kıbrıs Press TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu “Kritik” programında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 24 Ekim’de gerçekleştirilen Ulusal Birlik Partisi (UBP) milletvekili aday belirleme kurultayında yaşanan tartışmaları değerlendiren Solyalı, dijital oylama sistemine yönelik itirazların, oyların sayılması konusundaki belirsizliğin ve aday sıralamasının henüz netleşmemesinin seçim takvimi açısından ciddi bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.
UBP’nin kendi iç sorunlarını çözmekte gecikmesinin yalnızca parti üyelerini değil, ülkenin demokratik işleyişini de ilgilendirdiğini belirten Solyalı, aday listelerinin belirlenmesi için öngörülen sürenin daraldığına dikkat çekti. Solyalı, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim takvimini keyfî biçimde uzatamayacağını, süre değişikliğinin ancak yasal düzenlemeyle mümkün olabileceğini kaydetti.
“DİJİTAL SİSTEMİN GÜVENİLİRLİĞİ KANITLANMALI”
UBP kurultayında kullanılan dijital oylama sistemine yönelik tartışmaları değerlendiren Solyalı, öncelikle seçmenin kullandığı oyun doğru adaya yansıdığının ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Dijital sistemlerde yalnızca oy verme işleminin gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını ifade eden Solyalı, sistemin doğru çalıştığının ve sonuçların kullanılan oyları eksiksiz biçimde yansıttığının da gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Solyalı, itirazların ardından Divan Kurulu’nun, seçmenin tercih ettiği adayın sistemde doğru şekilde kaydedildiğini ve sonuçlara doğru biçimde yansıtıldığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu savundu.
CTP’nin yaklaşık 10 yıldır parti içi seçimlerde dijital oylama sistemini kullandığını belirten Solyalı, kendi partilerindeki uygulamalarda bugüne kadar benzer itirazlarla karşılaşmadıklarını ifade etti. Bu durumun yalnızca kullanılan teknolojiyle değil, yönetime duyulan güvenle de bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Solyalı, dijital sistemin tek başına güven sorununu ortadan kaldırmayacağını belirterek, kullanılan yöntemin şeffaflık ve denetlenebilirlikle desteklenmesi gerektiğine işaret etti.
“KULLANILAN OYLARLA SANDIKTAN ÇIKANLAR KARŞILAŞTIRILMALI”
UBP kurultayında oyların sayılması konusundaki belirsizliğe de değinen Solyalı, dijital oylama sonrasında verilen çıktıların sandığa atılması gerektiği konusunda seçmenlerin yeterince bilgilendirilmemiş olabileceğini söyledi.
Kurultay sırasında bazı üyelerin aldıkları kâğıtları sandığa attığını, bazılarının ise kâğıtları buruşturarak çöpe attığını veya yanlarında götürdüğünü gördüğünü anlatan Solyalı, bu durumun oy kullanan üyelerin kusuru olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Üyelere gerekli yönlendirmenin açık ve anlaşılır biçimde yapılmasının önemine dikkat çeken Solyalı, yaşanan yoğunluk nedeniyle bilgilendirmede eksiklikler yaşanmış olabileceğini ifade etti.
Solyalı, açıklanan 8 bin 929 kişilik katılım rakamı üzerinden yaptığı hesaplamada, 24 tercih üzerinden yapılan değerlendirmede bir uyumsuzluk gördüğünü dile getirdi. Ancak bu hesabın kendisine ait olduğunu belirterek, sayım sonucunun ne olacağının henüz bilinmediğini de kaydetti.
Solyalı’ya göre, itirazların giderilmesi için öncelikle dijital sistemin güvenilirliği ortaya konulmalı, ardından kullanılan oylarla sandıktan çıkan kâğıtların sayısı karşılaştırılmalı.
Sandıktan çıkan kâğıt sayısıyla dijital ortamda kullanılan oy sayısı arasında fark bulunması halinde, bu farkın adayların sıralamasını değiştirip değiştirmediğinin de incelenmesi gerektiğini belirten Solyalı, kararın somut veriler üzerinden verilmesini istedi.
Solyalı, farkın sıralamayı etkilemediği bir durumda dahi bu sonuca nasıl ulaşıldığının açıklanması ve sürecin şeffaf biçimde tamamlanması gerektiğini ifade etti.
YSK’NIN GÖREVİ VE YETKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ
Solyalı, UBP kurultayında Yüksek Seçim Kurulu’nun denetiminin kapsamına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
YSK’nın mevcut uygulamada parti üyeliği kayıtlarını kontrol ettiğini belirten Solyalı, bir kişinin birden fazla partiye üyeliği bulunup bulunmadığının ve üyelik bilgilerinin güncelliğinin incelendiğini anlattı.
Solyalı’nın açıklamasına göre YSK görevlileri, kurultayda kimlik kontrolü yaparak oy kullanacak kişinin üye listesinde bulunup bulunmadığını denetliyor. Ancak dijital yazılımın doğru çalışıp çalışmadığını ve kullanılan oyların sonuçlara doğru yansıyıp yansımadığını kontrol etmek, anlattığı mevcut uygulamanın kapsamı dışında kalıyor.
Solyalı, UBP’deki krizin çözümü açısından Divan Kurulu’nun sorumluluğunun önemine işaret ederek, dijital sistemin güvenilirliğine ve oyların sayısına ilişkin soruların yanıtsız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
“YSK SEÇİM TAKVİMİNİ KEYFÎ OLARAK UZATAMAZ”
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in YSK’dan randevu talep etmesini de değerlendiren Solyalı, görüşmenin hangi amaçla istendiğini bilmediğini belirtti. Ancak seçim takviminde ek süre talep edilmesi konusunda hukuki sınırlar bulunduğunu vurguladı.
Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın adayların ne zaman belirleneceğini ve adaylık başvurularının hangi tarihte yapılacağını düzenlediğini ifade eden Solyalı, YSK’nın siyasi partilerin talebi üzerine bu süreleri kendiliğinden değiştirebileceği bir yetkiye sahip olmadığını savundu.
Solyalı, sürelerin değiştirilmesinin ancak yasal düzenlemeyle mümkün olabileceğini belirterek, UBP’nin aday belirleme sürecini mevcut takvime uygun biçimde tamamlaması gerektiğini söyledi.
YSK’nın adaylık başvurularını 30 Ekim’de kabul etmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Solyalı, UBP’nin parti kuralları doğrultusunda aday sıralamasını 27 Ekim’e kadar netleştirmesi gerektiğini ifade etti.
Bu nedenle UBP yönetiminin önünde çok sınırlı bir zaman bulunduğunu belirten Solyalı, Divan Kurulu’nun karar vermek zorunda olduğunu dile getirdi.
“KURULTAY KAPANMADAN KARAR YETKİSİ DİVAN KURULU’NDA”
Kurultayın hukuki işleyişine ilişkin görüşlerini de paylaşan Solyalı, kurultay açıldıktan sonra kapanıncaya kadar karar alma yetkisinin Divan Kurulu’nda olduğunu söyledi.
Solyalı, Başbakanın veya parti başkanının açıklamalarının Divan Kurulu’nun kararının yerine geçemeyeceğini belirterek, kurultayın hangi koşullarda tamamlanacağına ilişkin kararın yetkili kurul tarafından verilmesi gerektiğini ifade etti.
Divan Kurulu’nun kurultayı mevcut sonuçlarla kapatması veya yaşanan tartışmalar çerçevesinde iptal kararı alması gibi seçeneklerin bulunduğunu belirten Solyalı, sürecin hukuki bir kararla sonuçlandırılması gerektiğini savundu.
Divan Kurulu Başkanı Hüseyin Paşa’nın rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmasına da değinen Solyalı, başkanın görevini yerine getirememesi durumunda başkan yardımcısı ve diğer kurul üyelerinin süreci yürütmesi ve karar üretmesi gerektiğini dile getirdi.
Solyalı, belirsizliğin devam etmesinin hem parti içindeki tartışmaları büyütebileceğini hem de aday belirleme takvimini riske atabileceğini kaydetti.
“UBP’NİN LİSTEDE YER ALMAMASI DEMOKRATİK SORUN YARATIR”
UBP’de yaşanan krizin sonucunda partinin aday listesini zamanında tamamlayamaması ihtimalini de değerlendiren Solyalı, böyle bir durumun demokratik açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Kurultaya yaklaşık 9 bin üyenin katıldığının açıklandığını hatırlatan Solyalı, üyelerin partiye sahip çıkmak ve iradelerini ortaya koymak için oy kullandığını belirtti.
Parti yönetimine yönelik eleştiriler bulunsa da üyelerin iradesinin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Solyalı, UBP’nin seçim pusulasında yer almamasının seçmen açısından önemli bir demokratik sorun yaratacağı görüşünü dile getirdi.
Solyalı, UBP’nin kendi iç meselesini kendi mekanizmalarıyla çözmesi gerektiğini belirterek, sorunun başka merkezlerden gelecek müdahalelerle çözülmeye çalışılmasının üyelerin iradesine saygısızlık anlamına gelebileceğini savundu.
Yaşananları UBP’nin iç meselesi olarak değerlendirmekle birlikte, sürecin ülkenin seçim düzenini de etkileyebileceğini belirten Solyalı, seçmenin önüne demokratik tercihlerin zamanında konulmasının önemine dikkat çekti.
DİJİTAL OYLAMA TARTIŞMALARI VE GÜVEN SORUNU
UBP kurultayında dijital oylama sistemiyle ilgili çeşitli iddiaların gündeme geldiğini hatırlatan Solyalı, sistemin işleyişi ve sonuçların doğruluğu konusundaki tartışmaların yalnızca teknik açıdan ele alınamayacağını ifade etti.
Solyalı, dijital sistemin doğru çalıştığının kanıtlanmasının yanı sıra parti yönetimi ile üyeler arasındaki güven ilişkisinin de korunması gerektiğini belirtti.
Kurultayda dile getirilen yazılım hatası ve sisteme müdahale iddialarının ise somut incelemelerle açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi. Bu iddialar, programda aktarıldığı şekliyle iddia niteliği taşıyor; bunların doğruluğunu ortaya koyan kesinleşmiş bir bulgu paylaşılmadı.
Solyalı, güven sorununun yalnızca dijital oylama yöntemiyle açıklanamayacağını, benzer tartışmaların farklı yöntemlerle yapılan oylamalarda da yaşanabileceğini söyledi.
CTP’nin yaklaşık 10 yıldır dijital oylama sistemini kullandığını belirten Solyalı, partilerinin bu konudaki deneyiminden söz ederek dijitalleşmenin doğru uygulandığında denetim, hız ve bürokratik işlemlerin azaltılması bakımından önemli kazanımlar sağlayabileceğini ifade etti.
“PARTİ İÇİ DEMOKRASİYİ ZEDELEYEN BİR YASA GEÇİRİLDİ”
Solyalı, UBP’de yaşanan krizi değerlendirirken parti içi aday belirleme yöntemine ilişkin yasal değişikliği de gündeme getirdi.
Hükümetin, milletvekili adaylarının YSK denetiminde yapılan ön seçimle belirlenmesi uygulamasını kaldırmaya yönelik bir yasa geçirdiğini hatırlatan Solyalı, yeni düzenlemeyle aday sıralamasının parti meclisinin kararına bırakılabilmesinin önünün açıldığını söyledi.
CTP’nin söz konusu düzenlemeye karşı çıktığını belirten Solyalı, bu değişikliğin parti içi demokrasiyi zayıflatabileceğini savundu.
UBP’de yaşananların, parti üyelerinin iradesiyle yönetim mekanizmaları arasındaki ilişkinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini ifade eden Solyalı, parti içindeki güven sorununun zamanla siyasete ve kamu yönetimine duyulan güveni de etkileyebileceğini dile getirdi.
Solyalı’ya göre, demokratik bir yönetim anlayışının temelinde yalnızca seçim yapılması değil, seçim sonuçlarının güvenilir, şeffaf ve denetlenebilir biçimde ortaya konulması da bulunuyor.
KARMA OYUN KALDIRILMASI: “PARTİLERİN PROGRAMLARI ÖNE ÇIKACAK”
Seçim sistemindeki değişiklikleri anlatan Solyalı, karma oyun kaldırılmasıyla seçmenin oy kullanırken daha farklı kurallara göre hareket edeceğini belirtti.
İki seçimin aynı gün yapılacak olması nedeniyle seçmenin birden fazla oy pusulası kullanacağını ifade eden Solyalı, milletvekilliği seçiminde seçmenin iki temel yöntemden birini tercih edebileceğini söyledi.
Buna göre seçmen, bir partiye mühür vurup tercih kullanmadan oy verebilecek veya mühür vurduğu parti içerisindeki adaylara tercihlerini belirtebilecek. Ancak farklı partilerin adayları arasında karma tercih yapılması artık mümkün olmayacak.
Solyalı, tercih kullanmak isteyen seçmenlerin ilgili seçim çevresindeki milletvekili sayısının yarısı kadar tercih yapması gerektiğini belirtti. Sayının yarısının küsuratlı çıkması durumunda aşağı yuvarlama yapılacağını kaydeden Solyalı, kurallara uygun kullanılmayan tercihlerin geçersiz sayılabileceğini, buna karşılık mührün ve doğru kullanılan diğer tercihlerinin geçerliliğini koruyabileceğini anlattı.
Karma oyun kaldırılmasına ilkesel olarak karşı olmadıklarını ifade eden Solyalı, asıl itirazlarının değişikliğin zamanlamasına yönelik olduğunu söyledi. Seçim sürecine girildikten sonra kuralların değiştirilmesinin seçmen açısından kafa karışıklığı yaratabileceğini belirtti.
Solyalı, karma oyun kaldırılmasının partilerin programlarını, yönetim anlayışlarını ve kadrolarını daha fazla öne çıkaracağını savunarak seçmenin yalnızca kişilere değil, partilerin ortaya koyduğu vizyona ve yönetim anlayışına göre de karar vermesi gerektiğini dile getirdi.

