
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER/BERAT ÇAPITÇI
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılması ve partinin adaylarına imzalattığı taahhütname hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Adayların taahhütnameyi kendi özgür iradeleriyle imzalayarak kamuoyuna açık bir söz verdiklerini belirten Ekinci, imza atan kişilerin kürsü dokunulmazlığının korunması, diğer dokunulmazlıkların kaldırılması için mücadele edilmesi ve kendi dokunulmazlıklarının kaldırılması gündeme geldiğinde buna karşı çıkılmaması yönünde taahhütte bulunduğunu söyledi.
“PARTİ TÜZÜĞÜ DEVREYE GİRER”
Taahhütnameyi imzalayan bir adayın milletvekili seçildikten sonra sözünden dönmesi halinde ne olacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Ekinci, bu konuda parti tüzüğünün devreye girebileceğini ifade etti.
Ekinci, parti kararlarına aykırı hareket eden milletvekilleri hakkında Yüksek Disiplin Kurulu mekanizmasının işletilebileceğini belirterek kınama ve geçici olarak partiden uzaklaştırma gibi cezaların söz konusu olabileceğini kaydetti. Bununla birlikte, böyle bir durumun yaşanacağını düşünmediklerini de dile getirdi.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE REFERANDUM VURGUSU
Taahhütnamenin tek başına milletvekili dokunulmazlığını kaldırmaya yeterli olmadığını vurgulayan Ekinci, bunun için anayasa değişikliği gerektiğini söyledi. Ekinci, söz konusu değişiklik sürecinde Meclis’te üçte iki çoğunluk ve referandum gerektiğini belirtti.
“SİYASİ BASKI İHTİMALİ KÜÇÜMSENEMEZ”
Dokunulmazlıkların sınırlandırılması sürecinde siyasi baskı ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ekinci, muhalefetin yargı süreçleri kullanılarak susturulmasını önleyecek güvencelerin somutlaştırılması gerektiğini kaydetti.
Bağımsız yargı, etkili savunma hakkı, gerekçeli karar, tutuklamada gereklilik ve ölçülülük ile hızlı ve etkili itiraz imkânını temel güvenceler arasında sıralayan Ekinci, milletvekillerinin Meclis faaliyetleri kapsamında kullandıkları oy ve sözlerin kürsü dokunulmazlığıyla korunmasının önemine dikkat çekti.
Ekinci, hükümeti eleştirmenin, kamu kaynaklarının hesabını sormanın ve usulsüzlük iddialarını gündeme taşımanın demokratik denetimin parçası olduğunu belirtti.
“HALKIN TEMSİLCİSİ KORKUSUZCA KONUŞABİLMELİ”
Milletvekillerinin yasama ve denetim görevleri kapsamında yaptıkları açıklamaların, kişisel saldırılardan ayrılması gerektiğini ifade eden Ekinci, bir kamu ihalesinin sorgulanmasının veya yolsuzluk iddiasının araştırılmasının istenmesinin denetim faaliyeti kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi.
Kişisel hakaretleri, özel hayatı hedef alan saldırıları ve dayanaksız ithamları siyasi etik açısından kabul etmediklerini belirten Ekinci, temel yaklaşımın halkın temsilcilerinin korkusuzca konuşabilmesi ve hesap sorulduğunda hukukun önüne çıkabilmesi olduğunu vurguladı.
Ekinci, “Halkın oyuna talip olanlar halka hesap vermekle yükümlüdür” mesajını verdi.

