
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER/BERAT ÇAPITÇI
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, okullardaki altyapı ve personel eksikliklerinden öğretmen yetiştirme politikalarına, eğitim maliyetlerinden okullarda şiddetin önlenmesine kadar çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu. Maviş, eğitimde yaşanan sorunların günü kurtaran kararlarla çözülemeyeceğini belirterek yeterli bütçe, bilimsel planlama ve hesap verebilir bir yönetim gerektiğini vurguladı.
“Her yıl aynı eksikliklerle karşılaşıyorsak bu beklenmedik bir durum değil”
Okullardaki eksikliklerin kaynak yetersizliği, planlama sorunları ve Bakanlığın sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilerek açıklanamayacağını ifade eden Maviş, eğitime ayrılan kaynakların yanı sıra mevcut kaynakların ihtiyaçlara göre kullanılmasının da önem taşıdığını söyledi.
Öğrenci nüfusunun, öğretmen ihtiyacının, okul binalarının durumunun ve teknolojik gelişmelerin izlenerek zamanında önlem alınmasının Eğitim Bakanlığının sorumluluğunda olduğunu belirten Maviş, kalabalık sınıflar, öğretmen ve hademe eksiklikleri, tamamlanmayan inşaatlar ve taşımacılık sorunlarının günü kurtaran kararlarla çözülemeyeceğini kaydetti.
Maviş, eğitimde kalıcı iyileşme için yeterli bütçe, bilimsel planlama ve hesap verebilir bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
“Tartışmanın merkezinde çocukların eğitim hakkı olmalı”
Bakanlık ile sendikalar arasında yaşanan tartışmaların çocukların eğitim sorunlarını gölgede bırakmaması gerektiğini belirten Maviş, sendikanın gündeme getirdiği konuların doğrudan çocukların eğitim hakkıyla ilgili olduğunu söyledi.
Öğretmen eksikliği, özel eğitim desteğine erişim ve güvenli olmayan okul koşullarının kişisel tartışmalar üzerinden değerlendirilmesini eleştiren Maviş, Bakanlıktan beklentilerinin eleştirilere çözüm üreterek karşılık verilmesi olduğunu kaydetti.
Atatürk Öğretmen Akademisi yasası Anayasa Mahkemesine taşınacak
Atatürk Öğretmen Akademisinin geleceğine ilişkin kaygılarını da dile getiren Maviş, öğretmen yetiştirmenin kısa süreli bir mesleğe giriş programına indirgenmemesi ve Akademinin bilimsel ve kurumsal yapısının korunması gerektiğini belirtti.
Öğretmenliğin çocuk gelişimini anlamayı, öğrenme süreçlerini bilmeyi ve sınıf içi uygulama deneyimi kazanmayı gerektirdiğini ifade eden Maviş, farklı bir alandan mezun olmanın tek başına sorun olmadığını, asıl meselenin öğretmenlik için gerekli eğitim ve uygulamanın yeterli düzeyde sağlanması olduğunu vurguladı.
Eğitim süresinin kısaltılması, geniş muafiyetler ve kabul koşullarındaki belirsizliklerin öğretmen yeterliliklerini zayıflatabileceğini kaydeden Maviş, sendikanın Meclisten geçen yasayı Anayasa Mahkemesine taşıyacağını açıkladı.
Maviş, öğretmen yetiştirme politikasının günlük öğretmen açığını kapatma hesabıyla belirlenemeyeceğini; şeffaf kabul koşulları, güçlü akademik kadro ve nitelikli uygulama eğitiminin esas alınması gerektiğini söyledi.
“Okullar hazır demekle okullar hazır olmuyor”
Yeni eğitim döneminin başındaki aksaklıkları değerlendiren Maviş, eğitim sisteminde yıllardır biriken sorunların bulunduğunu ancak bunun Eğitim Bakanlığının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtti.
Bakanlığın sorunları tespit etmesi, öncelikleri belirlemesi ve çözüm için gerekli kaynaklarla kurumları harekete geçirmesi gerektiğini ifade eden Maviş, okulların hazır olmasının yalnızca binaların açılması anlamına gelmediğini kaydetti.
Öğretmenlerin sınıflarda bulunması, eğitim personelinin görev başında olması, taşımacılığın işlemesi ve okul binalarının güvenli olması gerektiğini belirten Maviş, bunlardan biri eksik olduğunda hazırlığın tamamlanmış sayılamayacağını söyledi.
Konteyner sınıflar kalıcı çözüme dönüşmemeli
Okul yatırımları ve altyapı projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maviş, yapılan her yeni okul ve dersliğin değerli olduğunu ancak projelerin devam etmesinin mevcut koşullarda eğitim gören çocukların sorunlarını tek başına çözmediğini ifade etti.
Konteyner sınıfların geçici ihtiyaçlar için kullanılabileceğini belirten Maviş, bunların çocukların yıllarca eğitim gördüğü kalıcı alanlara dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
Okul altyapısının yalnızca derslik sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Maviş; güvenlik, havalandırma, tuvaletler, oyun alanları, erişilebilirlik ve özel eğitim için uygun ortamların da dikkate alınmasını istedi.
Maviş, Bakanlığın hangi okulda ne yapılacağını, çalışmaların ne zaman tamamlanacağını ve gecikme yaşanması halinde hangi önlemlerin alınacağını kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirterek bütçesi ve tamamlanma tarihleri belli bir okul yatırım ve bakım planına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
“Eğitim enflasyonu yüzde 1690 arttı”
Eğitim maliyetlerindeki artışın aileler üzerindeki etkilerine dikkat çeken Maviş, son beş yılda eğitim enflasyonunun yüzde 1690 arttığını belirtti.
Kırtasiye, okul kıyafeti, ayakkabı, ulaşım ve beslenme giderlerindeki artışın özellikle dar gelirli ailelerin yükünü ağırlaştırdığını ifade eden Maviş, aynı sınıfta eğitim gören çocuklar arasındaki imkân farkının da derinleştiğini kaydetti.
Kamusal eğitimin ücretsiz olmasının yalnızca kayıt sırasında ücret alınmamasıyla sağlanamayacağını vurgulayan Maviş, çocukların okula ulaşabilmesi, yeterli beslenebilmesi ve temel eğitim araçlarına sahip olması gerektiğini söyledi.
Okulların temel ihtiyaçlarının velilerin katkılarıyla karşılanmaya çalışılmasının aileler arasındaki gelir farkını okullar arasındaki imkân farkına dönüştürebileceğini belirten Maviş, okul ihtiyaçlarının kamu bütçesinden karşılanması ve çocukların beslenme, ulaşım ve eğitim materyallerine erişiminin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Okullarda şiddetle mücadele çağrısı
Okullarda şiddet kültürünü besleyen etkenlerin yalnızca öğrenciler veya aileler üzerinden açıklanamayacağını belirten Maviş, toplumda hakaretin, tehdidin, ayrımcılığın ve güç kullanmanın normalleştirilmesinin çocukların ilişkilerine de yansıdığını söyledi.
Kalabalık sınıflar, destek hizmetlerinin yetersizliği ve çocukların yaşadığı güçlüklerin zamanında fark edilmemesinin sorunların çözümünü zorlaştırdığını kaydeden Maviş, şiddetle mücadelenin olay sonrasında ceza vermekle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Her okulda açık önleme ve müdahale süreçlerinin bulunmasını isteyen Maviş, çocukların güvenle başvurabilecekleri bir yetişkine ulaşabilmesi, öğretmenlerin, ailelerin ve uzmanların birlikte çalışması gerektiğini belirtti.
Özel eğitim ve rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli
Özel eğitim ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin her okula düzenli ve yeterli biçimde ulaştırılmasının öncelikli olduğunu ifade eden Maviş, çocukların ihtiyaç duydukları desteğe erişiminin okul veya ailenin maddi imkânlarına bağlı olmaması gerektiğini söyledi.
Öğrenci sayısı ve ihtiyaçlar doğrultusunda kadro planlaması yapılması, gerekli öğretmen atamalarının gerçekleştirilmesi ve uzmanların çalışabileceği uygun ortamların oluşturulması gerektiğini belirten Maviş, bir uzmanın çok sayıda okul arasında dolaşarak yalnızca acil durumlara yetişmesinin ihtiyacın karşılandığı anlamına gelmediğini kaydetti.
Maviş, özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinin farklı görevleri bulunduğuna dikkat çekerek çocukların gelişimini destekleyen, aileleri ve öğretmenleri de kapsayan, sürekliliği olan bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı.

