
Çekya’nın başkenti Prag’dan Kuzey Kıbrıs’a taşınan airbrush (hava fırçasıyla boyama tekniği) sanatçısı Tomáš Stojec, adanın doğası, iklimi ve sakin yaşamından etkilenerek Karmi’ye yerleşti. Stojec, “İlk günden aradığım yerin burası olduğunu anladım” dedi.
Karaman ya da tarihi adıyla Karmi… Adını Orta Tunç Çağı’nda kayalara oyulmuş oda mezarlardan oluşan Karmi Nekropolü’nden alan köy, daracık yolları, beyaz badanalı evleri, ahşap kapı ve pencereleri yanı sıra begonviller başta olmak üzere rengârenk çiçeklerle dolu bahçeleriyle dikkat çekiyor. Özellikle İngilizler ve Avrupalıların tercih ettiği Karmi köyü, Praglı Tomáš Stojec’in de yeni yuvası oldu.
Adanın iklimine, doğasına ve özellikle denize hayran olan Stojec, Prag’da yıllarca sürdürdüğü kariyerini geride bırakarak, 2023 yılında kedisi Charlie ile birlikte Karmi’de yaşamaya başladı.

10 yıllık restoranını sattı, Çekya’da ilk araç modifiye atölyelerinden birini kurdu
Çekya’da ya da eski adıyla Çek Cumhuriyeti’nde 1972 yılında doğan Stojec, çalışma hayatına eğitimli bir şef olarak başladı. Kendi işini kurmadan önce birkaç yıl aşçılık yaptı ve daha sonra satın aldığı restoranı 10 yıl boyunca işletti. Ancak çok sayıda insana yemek hazırlamanın kendisini mutlu etmediğini fark eden Stoject, restoranını satarak, bir arkadaşıyla birlikte Çek Cumhuriyeti’nin ilk araç modifiye atölyelerinden birini kurdu.
Stojec, bu dönemde airbrush sanatına ilgi duymaya başladı. Kendi garajında çalışarak airbrush tekniğini tek başına öğrenen sanatçı, özellikle 1970’li ve 1980’li yılların grafik tarzlarından ilham alarak bu alanda uzmanlaştı.
Yaklaşık 15 yıl boyunca kendi çabalarıyla airbrush tekniğini geliştirdiğini anlatan Stojec, Prag’da iken bu işten iyi gelir elde ettiğini de söyledi.

Stojec, airbrush’ın kolay bir iş olmadığını söyleyerek, “Sabır, sabit bir el ve hassasiyet gerektiren bir iş, bu nedenle birçok kişi bu sanatın henüz öğrenme aşamasındayken vazgeçti” dedi.
Airbrush çalışmalarının yanı sıra ahşap ve epoksi reçineden tasarım lambalar ürettiğini de aktaran Stojec, ahşap işçiliğinin de tıpkı airbrush gibi sabır, hassasiyet ve el becerisi gerektiren bir zanaat olduğunu ifade etti.
Hayatındaki en önemli dönüm noktalarından birinin airbrush malzemeleri satan dükkân sahibi Dimitri Marenkoff ile tanışması olduğunu belirten Stojec, Marenkoff’un eserlerini gördükten sonra kendisini Çekya’nın en büyük özel motosiklet fuarlarından birinde çalışmalarını sergilemeye davet ettiğini anlattı.
Stojec, katıldığı fuarda çok yoğun ilgi gördüğünü, bu nedenle de fuar sonrasında modifiye sektöründeki işini bırakarak tamamen airbrush sanatına yöneldiğini anlattı.

Airbrush sanatını Kıbrıs’ta sürdürmek istiyor
Kuzey Kıbrıs’ın motosikletler, otomobiller, kasklar, sörf tahtaları ve özel tasarım tabelalar açısından airbrush uygulamaları için büyük potansiyel taşıdığını kaydeden Stojec, insanların el emeğiyle üretilen işlere değer vermesinin kendisini motive ettiğini ifade etti.
Çalışmalarında ABD, Japonya, İngiltere ve İspanya’dan getirttiği özel boyaları kullandığını anlatan sanatçı, İtalya’dan da altın ve gümüş varak temin ettiğini söyledi. Hazır tasarımlar kullanmadığını, yalnızca kaba bir taslak hazırladığını ve desenleri hafızasına dayanarak oluşturduğunu anlatan Stojec, bugüne kadar yaptığı en karmaşık çalışmanın bir Harley Road Glide motosiklet üzerinde mavi tonlarında gerçekleştirdiği ve 385 saat süren çalışması olduğunu anlattı.

“İlk günden aradığım yerin burası olduğunu anladım”
Deniz kenarında ve sıcak bir iklimde yaşamanın her zaman hayali olduğunu söyleyen Stojec, Kıbrıs’a ilk kez 2021 yılında yakın dostu Dimitri Marenkoff’un tavsiyesiyle geldiğini söyledi.
Adayı daha yakından tanımak için sonrasında dört kez daha Kıbrıs’a gelen Stojec, bu ziyaretlerin ardından Kuzey Kıbrıs’a taşınmaya karar verdi.
2023 yılında adaya yerleşen Stojec, ilk dönemlerde kiralık bir evde yaşadığını, 2024 yılında ise Karmi’de küçük bir ev satın aldığını anlattı.
Kıbrıs’ta en çok sevdiği şeylerin sıcakkanlı ve misafirperver insanlar, temiz deniz, etkileyici doğa ve sıcak hava olduğuna vurgu yapan Stojec, “Burada uzun yıllardır kurduğum bir hayali gerçekleştirdim” dedi.
Burada, deniz kaplumbağalarıyla dalış yaptığını ve yavru kaplumbağaların yumurtadan çıkışını izlediğini de söyleyen Stojec, bu deneyimin kendisi için unutulmaz olduğunu aktardı.

“Karmi hayatımda gördüğüm en güzel yerlerden biri”
Karmi’nin kendisini ilk görüşte etkilediğini dile getiren Stojec, köyün doğal yapısı, sessizliği ve mimarisinin burada yaşama kararında önemli rol oynadığını söyledi. “Karmi hayatımda gördüğüm en güzel yerlerden biri” diyen Stojec, köyün eski Akdeniz ruhunu koruduğunu ve burada huzurlu bir yaşam bulduğunu ifade etti.
Tomáš Stojec, Karmi’de yaşamayı seçme nedenlerinden birinin de İngilizce dili olduğunu aktararak, “Kıbrıs’ın geçmişte İngiliz kolonisi olması nedeniyle ülkedeki birçok kişi İngilizce konuşabiliyor, ayrıca özellikle Karmi’de yaşayanların büyük bölümünün yabancı olmasının da etkisiyle günlük yaşamda İngilizce kullanıyorum” şeklinde konuştu.
Etrafındaki çoğu kişinin İngilizce kullanması nedeniyle çok az Türkçe konuşabilen Stojec, Türkçe’nin kendisine biraz karmaşık geldiğini de dile getirdi.

Stojec, Kuzey Kıbrıs’taki tarihi ve kültürel mekânları sık sık ziyaret ettiğini, Salamis Antik Kenti, Buffavento Kalesi, St. Hilarion Kalesi ve özellikle favorisi olan Kantara Kalesi’ni birçok kez gezdiğini söyledi.
Girne, İskele, Alsancak, Lapta ve Karşıyaka’yı çok iyi tanıdığını, hatta Güney Kıbrıs’ı da ziyaret ettiğini dile getiren Stojec, doğayı ve denizi sevdiği için genellikle kalabalıklardan uzak, el değmemiş plajları ve alışılmış rotaların dışındaki bölgeleri keşfetmeyi tercih ettiğini belirtti.

Türk kahvesi ve çiçek dolmasını seviyor
Stojec, Kıbrıs’taki yaşam tarzını sevdiğini de belirterek, özellikle Kıbrıs Türk kültürüne dair bildiği lezzetler arasında Türk kahvesi, kebap ve çiçek dolmasının yer aldığını anlattı. Çiçek dolmasını çok sevdiğini belirten sanatçı, bu yemeği Prag’da yaşadığı dönemde pişirdiğini de dile getirdi.
Eğitimli bir şef olduğunu anımsatan Stojec, yemek yapmayı hâlâ çok sevdiğini ancak artık restoranlarda çalışmak yerine arkadaşlarına ve komşularına yemek hazırlayarak keyif aldığını söyledi.

Karmi’de sakin bir yaşam
Yaklaşık 10 yıl önce 5 yaşındaki oğlunu kaybettiğini ve kız arkadaşından ayrıldığını ifade eden Stojec, bugün Karmi’de kedisi Charlie ile sakin bir yaşam sürdürüyor.
Günlerini kitap okuyarak ve tasarım lambalar üreterek geçirdiğini belirten Stojec, televizyon izlemeyi tercih etmediğini, siyasetin medyada çok fazla yer almasının insanları olumsuz etkilediğini düşündüğünü ifade etti.
Kıbrıs’ın doğası, sıcak iklimi ve Karmi’nin huzurlu atmosferinin kendisine yeni bir başlangıç sunduğunu vurgulayan Stojec, adada ve özellikle Karmi’de yaşamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.


