BIST 100
14.058,51 -0,11%
DOLAR
44,7109 0,05%
EURO
52,6014 0,07%
GRAM ALTIN
6.853,56 0,58%
FAİZ
40,71 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
109,65 0,91%
BITCOIN
74.434,00 1,68%
GBP/TRY
60,4208 0,06%
EUR/USD
1,1760 0,01%
BRENT
98,01 -1,31%
ÇEYREK ALTIN
11.205,58 0,58%
lefkosa Az Bulutlu
lefkosa hava durumu
7 °

Seni Unutmayacağız Erol Köse

Hayat bazen bir gecede başlar, bir anıda kalır ve yıllar sonra bir vedayla anlam kazanır. 2011 yılı… Türk pop müziğinin en hareketli dönemlerinden biri. O yıllarda Hande Yener’in İstanbul’da düzenlenen “Teşekkürler” albüm lansmanı, müzik dünyasının kalbinin attığı gecelerden biriydi. Poll Production imzası taşıyan, 12 hit parçadan oluşan ve tüm söz ile müziği Sinan Akçıl’a ait olan bu albüm, piyasaya adeta bir hareket getirmişti. Herkesin dilinde o şarkılar, herkesin aklında o gece vardı.

Ben de o gecenin tanıklarından biriydim… Işıklar, müzik, kalabalık, sahne heyecanı… Ve o kalabalığın içinde bir isim vardı ki, sadece sektördeki gücüyle değil, insanlığıyla da dikkat çekiyordu: Erol Köse.

Onunla ilk kez o gece tanıştım. Açıkçası, sektördeki konumunu bildiğim için daha mesafeli biriyle karşılaşacağımı düşünüyordum. Ama tam tersiydi. Son derece sıcak, samimi ve içten bir insandı. Sanki yıllardır tanıyormuşsunuz gibi konuşan, göz teması kuran, karşısındaki insana değer verdiğini hissettiren nadir kişilerden biriydi. İşte o an anladım ki, bazı insanlar sadece yaptıkları işle değil, bıraktıkları hisle büyüktür.

Erol Köse, Türk müzik dünyasında yalnızca bir yapımcı değildi. O, perde arkasında birçok başarı hikâyesinin mimarıydı. Genç yetenekleri keşfeden, onları sahneye hazırlayan, risk alan ve inanan bir isimdi. Bugün yıldız olarak gördüğümüz pek çok sanatçının yolunda onun emeği, onun desteği vardı. Ama belki de en önemlisi, o insanların hayatına dokunmuş olmasıydı.

Sektörde rekabetin sert olduğu, ilişkilerin çoğu zaman çıkar üzerine kurulduğu bir dünyada, onun gibi samimi kalabilmek kolay değildi. Ama o bunu başardı. Belki de bu yüzden, onu tanıyan herkesin hafızasında sadece bir “yapımcı” olarak değil, iyi bir insan olarak yer etti.

Ve sonra… O acı haber.
23 Mart 2026.

Erol Köse’nin hayatını kaybettiği haberi, sanat camiasına adeta bir yıldırım gibi düştü. Üç aydır evinden çıkmadığı, sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği öğrenildi. 16. kattan düşerek hayata veda etmesi ise bu acıyı daha da derinleştirdi.

Bir anda, o kalabalık lansman geceleri, o kahkahalar, o samimi sohbetler yerini büyük bir sessizliğe bıraktı. İnsan o an şunu fark ediyor: Hayat gerçekten çok kısa… Ve geriye kalan şey; ne ün, ne para, ne de başarı… Sadece hatıralar ve insanların kalbinde bıraktığın iz.

Erol Köse işte tam da bunu başaran insanlardan biriydi.
Bir iz bıraktı… Hem de silinmeyecek bir iz.

Benim için o, 2011’de tanıştığım o sıcak insan olarak kalacak. Ne kadar zaman geçerse geçsin, o geceki samimiyeti, enerjisi ve insanlığı hep aklımda olacak. Çünkü bazı anılar vardır, zaman geçtikçe silinmez; aksine daha da anlam kazanır.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, onun müzik dünyasına kattıkları kadar, insanlara kattıkları da konuşuluyor. Ve belki de en değerlisi bu…

Mekânın cennet olsun…
Seni unutmayacağız Erol Köse.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?