
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER
Kıbrıs Press TV ekranlarında yayınlanan Kritik programında Dilan Gölbaşı’na konuk olan Ekonomist Özgür Yeleğen, Kuzey Kıbrıs ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Asgari ücretten hayat pahalılığına, kamu maliyesinden piyasa denetimine kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalar yapan Yeleğen, ülkedeki ekonomik sorunların temelinde yapısal eksiklikler bulunduğunu söyledi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yeni zam oranını belirlemek üzere toplandığı gün yapılan programda konuşan Yeleğen, altı aylık hayat pahalılığı oranının yaklaşık yüzde 17 seviyesinde olmasına rağmen, asgari ücret artışının yüzde 14 civarında gerçekleşmesini ve ücretin yaklaşık 70 bin TL seviyesine çıkmasını beklediğini ifade etti. Ancak tartışmanın yalnızca zam oranına indirgenmesini doğru bulmadığını belirten Yeleğen, asıl sorunun asgari ücretin ülkede "genel ücret" haline gelmesi olduğunu söyledi.
"Asgari ücret geçim ücreti haline geldi"
Asgari ücretin yalnızca işe girişte ödenmesi gereken en düşük ücret olduğunu vurgulayan Yeleğen, bugün üniversite mezunlarının ve deneyimli çalışanların dahi asgari ücret seviyesinde maaşlarla çalıştırıldığını belirtti. Bunun hem çalışanların alım gücünü düşürdüğünü hem de devletin ciddi vergi kaybına uğramasına neden olduğunu ifade etti.
"Ekosepet ilk haliyle uygulanmadı"
Ekonomi Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Ekosepet uygulamasının ilk tasarlandığı haliyle uygulanmadığını savunan Yeleğen, projenin zaman içerisinde etkisini kaybettiğini söyledi.
İlk modelde fiyat denetimini güçlendirecek algoritmalar ve yaptırımlar bulunduğunu belirten Yeleğen, gelinen noktada sistemin yalnızca market fiyatlarını karşılaştıran bir platforma dönüştüğünü ifade ederek bunun enflasyon üzerinde beklenen etkiyi yaratmadığını kaydetti.
"Kamuda verimlilik sağlanmadan sorunlar çözülmez"
Kamu maliyesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yeleğen, bütçenin büyük bölümünün maaş ödemelerine ayrıldığını belirterek mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Kamuda performans sistemine geçilmesi, ek mesai uygulamalarının gözden geçirilmesi ve kamu harcamalarının daha verimli hale getirilmesi gerektiğini savunan Yeleğen, hükümetler değişse bile yapısal reformlar yapılmadığı sürece ekonomik sorunların devam edeceğini ifade etti.
"Teknokrat kadrolarla reform yapılmalı"
Ekonomi ve maliye yönetiminin siyasi etkilerden arındırılması gerektiğini belirten Yeleğen, ekonomi ve maliyenin tek çatı altında toplanmasını, uzman teknokratların görev almasını ve uzun vadeli kalkınma programlarının uygulanmasını önerdi.
Hazırlanan kalkınma planlarının kamuoyuyla daha fazla paylaşılması gerektiğini söyleyen Yeleğen, devlet kurumlarında önemli çalışmalar yapılmasına rağmen bunların yeterince anlatılamadığını ifade etti.
"Tüketim alışkanlıklarımız değişmeli"
Toplumdaki tüketim kültürünü de eleştiren Yeleğen, özellikle lüks tüketimin arttığını, insanların gelirlerinin üzerinde harcama yaptığını ve bunun borçluluğu büyüttüğünü söyledi.
Gençlerin yalnızca kamu sektörünü hedeflemesini de doğru bulmadığını belirten Yeleğen, özel sektörde çalışmanın küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti.
"Kurda sert sıçrama beklemiyorum"
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yeleğen, yüksek faiz politikası sürdüğü sürece döviz kurlarında ani yükseliş beklemediğini söyledi.
Ancak kurun baskılanmasının ihracatçılar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten Yeleğen, üretim yapan kesimlerin giderek daha fazla zorlandığını ifade etti.
"Yapısal reform yapılmazsa maliye zorlanacak"
Ekonomik reform çağrısını yineleyen Yeleğen, popülist politikalar yerine uzun vadeli mali disiplinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Kamu yönetiminde köklü değişikliklerin kaçınılmaz olduğunu savunan Yeleğen, gerekli reformların yapılmaması halinde önümüzdeki dönemde kamu maliyesinin maaş ödemelerinde dahi ciddi sıkıntılar yaşayabileceği uyarısında bulundu. Bu değerlendirmelerin kendi ekonomik analizleri ve öngörüleri olduğunu vurgulayan Yeleğen, yapısal reformların ertelenmesinin ülke ekonomisi açısından daha büyük riskler doğuracağını söyledi.

