Bazen bir haber yazarken kaleminiz zorlanır. Çünkü bazı konular sadece bir haber değildir; içinde yılların emeği, dostlukları, yaşanmışlıkları ve yakından tanıdığınız insanların hikâyeleri vardır.
Magazin gazeteciliği yapan biri olarak sanat dünyasının birçok değerli ismiyle yollarımız kesişti. Kimi zaman bir sanatçıyla röportaj yaptık, kimi zaman sahne arkasında sohbet ettik, kimi zaman ise yıllar içinde aile gibi olduğumuz dostluklar kurduk. Onların sadece sahnedeki ışığını değil, arkasındaki mücadeleyi de gördük.
Bugün yazmak istediğim konu tam da bu noktada başlıyor.
KKTC için yıllardır büyük emek veren, ülkemizin adını yurt dışında duyuran sanatçılarımız var. Bu sanatçılar sadece kendi kariyerleri için çalışmıyor; gittikleri her yerde Kıbrıs’ı anlatıyor, ülkemizin kültürünü, müziğini ve değerlerini temsil ediyor.
Ama sadece kendi sanatçılarımız değil…
Türkiye’de yaşayan ve KKTC’ye gönülden bağlı olan, ülkemizin tanınması için destek veren birçok değerli sanatçı da var. Kıbrıs’a geldiğinde ülkemizi sahiplenen, sosyal medya hesaplarından KKTC’yi tanıtan, konserlerinde Kıbrıs sevgisini dile getiren bu isimler de bizim için çok kıymetlidir.
Bir sanatçı, sahneye çıktığı zaman sadece şarkı söylemez. O sahnede bazen bir ülkenin sesi olur, bir kültürün temsilcisi olur. Hele ki küçük bir ülke olan KKTC için sanatçıların yaptığı tanıtımın değeri çok büyüktür.
Ancak ne yazık ki zaman zaman kendi ülkemizde bu değerleri yeterince göremediğimizi düşünüyorum.
Bazı organizasyonlarda, bazı etkinliklerde hâlâ “benim istediğim sanatçı gelsin” anlayışının ön plana çıktığını görüyoruz. Elbette her kurumun kendi bütçesi, kendi programı ve kendi tercihleri olabilir. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama mesele sadece bir tercih meselesi değildir.
Bir belediyenin veya kurumun düzenlediği etkinlik, halkın etkinliğidir. Halkın sevdiği, yıllardır ülkesini gururla temsil eden sanatçılara da yer verilmelidir. İnsanları kendi değerlerinden, kendi sanatçılarından uzak tutmak doğru değildir.
Bugün bazı sanatçılarımız yurt dışında binlerce kişiye konser veriyor, büyük sahnelerde ülkemizi temsil ediyor. Türkiye’deki bazı sanatçılar da KKTC’ye destek olmak için hiçbir zaman geri durmuyor. Ülkemizin tanıtımı için gönüllü olarak yanımızda duran bu isimlere karşı bizim de aynı hassasiyeti göstermemiz gerekir.
Sanatçıya verilen destek sadece bir konser organizasyonu değildir. Bu destek, ülkenin kültürüne, turizmine ve tanıtımına yapılan yatırımdır.
Bir sanatçımız uluslararası bir sahnede “Ben Kıbrıslıyım” dediğinde, o sözün arkasında koskoca bir ülke vardır. Bir Türkiye sanatçısı KKTC için güzel bir paylaşım yaptığında, bu da ülkemizin görünürlüğüne katkıdır.
Peki biz ne yapıyoruz?
Bazen kendi değerlerimizi görmezden geliyoruz. Dışarıda başarı kazanan sanatçılarımıza içeride yeterince sahip çıkmıyoruz. Oysa sanatçıların en büyük desteği kendi memleketlerinden gelmelidir.
Kimse kimseden ayrıcalık istemiyor. İstenen tek şey; emeğe, başarıya ve ülke adına yapılan çalışmalara saygı gösterilmesi.
Artık bazı şeyleri değiştirme zamanı geldi.
Sanatçılarımızı sadece sahne alacak kişiler olarak değil, ülkemizin kültür elçileri olarak görmeliyiz. Onlara sahip çıkmalıyız. Çünkü sanatçıya sahip çıkmak, aslında KKTC’nin değerlerine sahip çıkmaktır.
Unutmayalım; ülkeler sadece siyasetle değil, kültür ve sanatla da tanınır.
Ve bizim sanatçılarımız, bu ülkenin en güçlü tanıtım yüzlerinden biridir.


