BIST 100
14.624,02 0,33%
DOLAR
48,2453 0,24%
EURO
56,0140 -0,24%
GRAM ALTIN
7.094,98 -0,39%
BITCOIN
79.288,00 -1,02%
FAİZ
40,06 -0,20%
GÜMÜŞ GRAM
107,82 0,51%
GBP/TRY
65,3988 -0,20%
EUR/USD
1,1606 -0,40%
BRENT PETROL
87,86 -0,57%
ÇEYREK ALTIN
11.599,62 -0,40%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
35 °

Pasif Agresif İletişim Nereye Götürür?

Bir insanın öfkesi her zaman sesini yükselterek ortaya çıkmaz. Kimi zaman bir mesajı cevapsız bırakmakta, bir buluşmayı sürekli ertelemekte, “Sen bilirsin” demekte ya da “Bir şeyim yok” diyerek aslında çok şey anlatmakta kendini gösterir. Duygu ortadadır ama kelimeler yoktur. Kişi söylemek yerine hissettirmeyi tercih eder. İşte pasif agresif iletişim tam olarak böyle bir yerde ortaya çıkar.

Pasif agresif davranış, kişinin öfkesini, kırgınlığını veya rahatsızlığını doğrudan ifade etmek yerine dolaylı yollarla göstermesidir. Küsmek, imalı konuşmak, mesafe koymak, karşı tarafın kendiliğinden anlamasını beklemek, yapılması gereken bir şeyi bilerek geciktirmek bu davranış biçiminin günlük hayattaki karşılıklarından bazılarıdır.

 

Üstelik bu davranış yalnızca romantik ilişkilerde görülmez.

Bir arkadaşınızın söylediği bir söz sizi kırmıştır. Bunu açıkça konuşmak yerine ondan uzaklaşmaya başlarsınız. Mesajlarına kısa cevaplar verir, buluşma tekliflerini geri çevirirsiniz. Arkadaşınız ne olduğunu sorduğunda ise “Yok, bir şeyim yok.” dersiniz. İçinizde ise “Bakalım ne zaman fark edecek?” düşüncesi vardır.

İş hayatında çalışan, yöneticisinin bir tavrından rahatsız olabilir. Bunu doğrudan ifade etmek yerine verilen işi ağırdan alabilir, toplantılarda sessiz kalabilir veya isteksiz davranabilir. Söylemediği itirazı davranışlarıyla göstermeye başlar.

Romantik ilişkilerde ise bu döngü daha da güçlenebilir. Partnerine kırılan kişi, “Bu davranışın beni incitti.” demek yerine uzaklaşır. Mesajlara geç cevap verir, soğuk davranır ve karşı tarafın ne olduğunu kendiliğinden anlamasını bekler. Partneri anlamadığında ise kırgınlığı daha da büyür.

Burada önemli olan bir noktayı gözden kaçırmamak gerekir: İnsan çoğu zaman pasif agresif davranışlarla ilişkiye başlamaz.

 

Kişi önce konuşmayı dener. Kendini anlatır. Kırıldığını söyler. İhtiyacını ifade eder. Fakat defalarca anlatmasına rağmen duyulmadığını, anlaşılmadığını veya duygularının önemsenmediğini hissettiğinde zamanla başka bir yol geliştirebilir.

 

“Konuşarak anlatamıyorum, o zaman davranışlarımdan anlasın.”

 

Pasif agresif davranışın altında kimi zaman böyle bir düşünce bulunabilir.

 

Kişi bir süre sonra doğrudan söylemek yerine karşı tarafın anlamasını beklemeye başlar. Uzaklaşır, susar, küser, imada bulunur. Karşı taraf tepki verdiğinde ise davranışının işe yaradığını düşünür. “Böyle yaptığımda beni fark ediyor.” düşüncesi oluşur.

Tekrarlanan davranış zamanla pekişir. Başlangıçta yalnızca kırgınlığı ifade etmenin bir yolu olan davranış, zamanla kişinin ilişki kurma biçimine dönüşebilir. Kişi artık ne hissettiğini söylemek yerine karşısındaki insanın bunu fark etmesini bekler. Asıl sorun da burada başlar.

 

Çünkü duyulma ihtiyacı zamanla anlaşılma beklentisine, anlaşılma beklentisi ise karşılanmadığında öfkeye dönüşebilir. Kişi kendi duygusunu anlatmak yerine karşı tarafın onu tahmin etmesini bekledikçe, ilişkideki beklentiler de artmaya başlar.

 

  • “Beni seviyorsa zaten anlamalı.”
  • “Gerçekten arkadaşım olsaydı neden fark etmedi?”
  • “Beni tanıyor, söylememe gerek olmamalı.”

 

Bu düşünceler ilk bakışta kişinin kendisini haklı hissetmesini sağlayabilir. Fakat uzun vadede kişinin mutsuzluğunu artırabilir. Çünkü karşı tarafın zihnini okumak mümkün değildir. Söylenmeyen bir duygunun anlaşılmasını beklemek, karşılanması mümkün olmayan beklentiler yaratabilir. Beklenti arttıkça hayal kırıklığı da büyür.

 

Bir süre sonra kişi karşısındaki insanı anlamaktan çok, karşısındaki insanın kendisini anlamasını beklemeye başlayabilir. Empati geri plana çekilir. İlişki, iki insanın birbirini anlamaya çalıştığı bir alan olmaktan çıkarak “Kim önce adım atacak?” sorusunun hakim olduğu bir mücadeleye dönüşebilir.

 

  • Kim önce arayacak?
  • Kim özür dileyecek?
  • Kim geri adım atacak?
  • Kim diğerinin yokluğunu daha fazla hissedecek?

 

Pasif agresif davranışın ilişki içinde bir güç savaşına dönüşmesi tam da burada başlar. Kişi farkında olmadan davranışlarını karşı tarafın tepkisini ölçmek, onu cezalandırmak veya kendisini ne kadar önemsediğini görmek için kullanmaya başlayabilir. Oysa insanın asıl ihtiyacı çoğu zaman cezalandırmak değil, duyulmaktır.

 

Fakat bunu açıkça söylemek yerine karşı tarafın anlamasını beklediğinde, kendi ihtiyacının karşılanmasını da zorlaştırır.

 

Bu döngüyü kırmak için kişinin önce davranışının arkasındaki duyguyu fark etmesi gerekir. “Neden ona cevap vermiyorum?” sorusunun altında gerçekten ne olduğunu görebilmek önemlidir.

 

  • Kırgın mıyım?
  • Öfkeli miyim?
  • Değersiz mi hissediyorum?
  • Reddedilmekten mi korkuyorum?
  • Yoksa söylemek yerine karşı tarafın kendiliğinden anlamasını mı bekliyorum?

 

Duyguyu fark etmek kadar onu açık ve doğrudan ifade edebilmek de önemlidir. “Sen zaten beni anlamıyorsun.” demek yerine “Bu davranışın beni kırdı.” diyebilmek, kişinin hem kendi duygusunun sorumluluğunu almasını hem de karşı tarafa gerçekten ne yaşadığını anlatmasını sağlar.

Fakat yıllardır bu şekilde iletişim kuran bir insan için bunu değiştirmek her zaman kolay değildir. Çünkü mesele yalnızca bugün yaşanan bir olay değildir. Kişinin geçmişte duygularının nasıl karşılandığı, kendisini ifade ettiğinde ne yaşadığı, reddedilme veya eleştirilme korkusu ve zihninde yıllardır taşıdığı düşünceler de bu davranışın oluşmasında rol oynayabilir.

 

İnsan bazen karşısındaki kişiyle konuşmaktan önce kendi zihnindeki seslerle mücadele eder.

 

  • “Beni nasıl olsa anlamayacak.”
  • “Duygularımı söylersem zayıf görünürüm.”
  • “İlk adımı ben atarsam kaybeden ben olurum.”
  • “Beni seviyorsa kendisi anlamalı.”

 

Bu düşüncelerle tek başına yüzleşmek her zaman kolay değildir. Psikolojik destek burada yalnızca iletişim biçimini değiştirmek için değil, kişinin neden kendisini doğrudan ifade etmekte zorlandığını anlayabilmesi için de önemlidir.

Çünkü pasif agresif davranışı bırakmak, sadece küsmeyi veya imalı konuşmayı bırakmak değildir. Kişinin kendi duygusunu tanıması, ihtiyacını fark etmesi ve bunu karşısındaki insanın tahmin etmesini beklemeden ifade edebilmesidir.

Sağlıklı iletişim, karşı tarafın bizi hiç konuşmadan anlaması değildir. Ne hissettiğimizi kendimizin fark etmesi ve bunu açıkça söyleyebilmesidir.

 

Bazen ilişkilerimizi yoran şey öfkemiz değil, öfkemizi nasıl ifade ettiğimizdir. İnsan, karşısındaki kişinin kendisini anlamasını beklemek yerine önce kendisini anlatmayı öğrendiğinde, yıllardır devam eden bir iletişim döngüsünü değiştirmeye başlayabilir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?