BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8969 0,08%
EURO
53,5585 0,20%
GRAM ALTIN
6.730,14 1,49%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,51 -0,07%
BITCOIN
74.046,00 0,77%
GBP/TRY
61,8313 0,24%
EUR/USD
1,1664 0,11%
BRENT
91,84 -2,00%
ÇEYREK ALTIN
11.003,78 1,49%
lefkosa Az Bulutlu
lefkosa hava durumu
25 °

Kurban Bayramı ve Paylaşmanın Psikolojisi

Kurban Bayramı denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak kalabalık sofralar, aile ziyaretleri, telaşlı hazırlıklar ve paylaşım gelir. Aslında bayramlar yalnızca geleneklerin yerine getirildiği özel günler değil, aynı zamanda insan psikolojisini de güçlü şekilde etkileyen dönemlerdir. Özellikle Kurban Bayramı’nın temelinde paylaşmak vardır. Yapılan ziyaretler, hazırlanan sofralar, dağıtılan yemekler ve bir araya gelme hali insanın “ait olma” ihtiyacına dokunur. Çünkü insan yalnızca fiziksel olarak değil, duygusal olarak da paylaşmaya ihtiyaç duyar.

 

Bazı insanlar için bayram sabahı mutfaktan gelen yemek kokusu çocukluğunu hatırlatır. Kimileri için kalabalık bir sofrada oturmak güven hissini yeniden yaşatır. Hatta yıllardır aynı bayram tatlısını yapan bir aile büyüğünün tarifi bile kişide fark etmeden duygusal bir bağ oluşturabilir. Çünkü zihnimiz, bazı kokuları, tatları ve anıları duygularla birlikte kaydeder. Bu yüzden bayram sofraları sadece yemek yenilen yerler değildir. Aynı zamanda insanların konuştuğu, özlem giderdiği, kırgınlıkları azalttığı ve kendini yalnız hissetmediği alanlardır. Tabii ki her bayram herkes için aynı duygularla geçmeyebilir. Özellikle yalnız hisseden, sevdiklerini kaybetmiş ya da aile ilişkilerinde sorun yaşayan kişiler için bayramlar zaman zaman zorlayıcı olabilir. Bu nedenle bayramın ruhunu yalnızca kalabalık sofralarda değil; bir telefon konuşmasında, içten bir mesajda ya da birinin halini sormakta da yaşatabilmek oldukça önemlidir.

 

Beslenme tarafında baktığımızda ise bayram dönemlerinde normalden daha fazla yemek tüketildiğini görebiliyoruz. Bunun nedeni çoğu zaman sadece açlık değildir. Duygusal olarak mutlu hissetmek, uzun zamandır görüşülmeyen insanlarla bir araya gelmek ve “ikramı geri çevirmeme” düşüncesi de yeme davranışını etkileyebilir. Bu noktada önemli olan şey, bayramı kısıtlamalarla geçirmek değil; bedenimizin ihtiyaçlarını fark ederek dengeyi koruyabilmektir. Modern hayatın hızlı temposunda bazen aynı sofrada otururken bile telefon ekranlarına gömülebiliyoruz. Oysa bayramın en kıymetli taraflarından biri, gerçekten birbirimizi dinleyebilmek ve aynı anın içinde kalabilmektir.

Belki de Kurban Bayramı’nın en önemli tarafı yalnızca sofraları paylaşmak değil; sevgiyi, zamanı, ilgiyi ve birlik hissini paylaşabilmektir.

 

Bu vesileyle herkesin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlar; sağlık, huzur, bereket ve sevdikleriyle birlikte güzel anılar biriktireceği bir bayram geçirmesini dilerim.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?