KKTC’de yatırım denildiğinde yıllardır aynı üçlü konuşulur: altın, sterlin ve dolar. Bunun önemli bir nedeni vardır. Gelirlerimizin büyük bölümü Türk Lirası üzerinden oluşurken, konut ve kira piyasasında sterlinin, tasarruf tercihlerinde ise döviz ve altının ağırlığı oldukça yüksektir. Bu nedenle yatırım araçlarını yalnızca “hangisi yükseldi?” sorusuyla değil, aynı miktardaki paranın zaman içinde ne kadar değer ürettiğiyle karşılaştırmak daha anlamlıdır.
Basit bir hesap yapalım. 10 Ağustos 2021 tarihinde KKTC piyasasında sterlin yaklaşık 12,00 TL, euro 10,15 TL, dolar ise 8,65 TL seviyesindeydi. Aynı gün gram altının satış fiyatı yaklaşık 481,47 TL idi.
Bugün, 10 Ağustos 2026 tarihinde, güncel piyasa satış seviyelerine göre dolar 47,72 TL, euro 55,18 TL, sterlin ise 64,44 TL seviyesinde bulunuyor. Gram altın ise yaklaşık 6.653,03 TL seviyesinde işlem görüyor.
Şimdi 2021 yılında elimizde 100.000 TL olduğunu ve bu paranın tamamını dört farklı yatırım aracından birine ayırdığımızı varsayalım.
📎 100.000 TL’NİN 5 YILLIK HİKÂYESİ
Sterlin:
2021’de yaklaşık 8.336 sterlin alınabiliyordu. Bugünkü satış kuru üzerinden karşılığı yaklaşık 537.200 TL.
Dolar:
2021’de yaklaşık 11.558 dolar alınabiliyordu. Bugünkü karşılığı yaklaşık 551.500 TL.
Euro:
2021’de yaklaşık 9.853 euro alınabiliyordu. Bugünkü karşılığı yaklaşık 543.700 TL.
Gram altın:
2021’de yaklaşık 207,7 gram altın alınabiliyordu. 10 Ağustos 2026 fiyatı esas alındığında karşılığı yaklaşık 1.381.800 TL.
Bu basit karşılaştırmada nominal olarak en yüksek artışın altında gerçekleştiği görülüyor. Aynı dönemde sterlin yaklaşık %437, euro %444, dolar %452, gram altın ise yaklaşık %1.282 oranında değer artışı göstermiş oluyor. Bunlar alış-satış makası, komisyon, saklama maliyeti ve vergi gibi unsurlar hesaba katılmadan yapılan örnek hesaplamalardır.
Ancak tam burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Yatırım aracının fiyatının yükselmesi ile yatırımcının gerçekten zenginleşmesi aynı şey değildir.
Çünkü kazancı değerlendirirken enflasyonu da hesaba katmak gerekir. Dolayısıyla beş yıl önce 100 bin TL ile alınabilen mal ve hizmetlerle bugün aynı paranın satın alabildiği miktar arasında ciddi fark vardır.
Bu nedenle doğru soru “Altın mı daha çok yükseldi, sterlin mi?” değildir. Doğru soru, “Yaptığım yatırım, yaşam maliyetindeki artışın üzerinde gerçek bir değer artışı sağladı mı?” olmalıdır.
KKTC açısından konu daha da önemlidir. Çünkü burada sterlin yalnızca bir yatırım aracı değildir; birçok kişi için aynı zamanda kira, taşınmaz ve bazı yüksek tutarlı alışverişlerde kullanılan bir hesaplama ölçüsüdür. Altın ise daha çok uzun vadeli tasarruf ve değer saklama aracı olarak görülür. Dolar ve euro da dış ticaret, seyahat ve tasarruf tercihlerinde önemli bir yer tutar. Dolayısıyla dört aracın işlevi de birbirinden farklıdır.
Bu tablo “yarın hangisini alın?” demiyor. Geçmiş beş yılın bize gösterdiği şey daha farklıdır: Tasarrufu değerlendirirken yalnızca fiyat artışına değil, enflasyona, yatırım süresine, risk düzeyine ve paraya ne zaman ihtiyaç duyulacağına birlikte bakmak gerekir.
Çünkü finans dünyasında en yüksek rakamı görmek her zaman en doğru kararı vermek anlamına gelmez. Asıl mesele, paranızın yıllar sonra yalnızca daha büyük bir rakama dönüşmesi değil, satın alma gücünü ne ölçüde koruyabildiğidir.


