BIST 100
14.734,50 -0,63%
DOLAR
46,4409 -0,01%
EURO
53,2878 0,14%
GRAM ALTIN
6.205,50 -1,30%
FAİZ
41,03 -0,22%
GÜMÜŞ GRAM
96,80 -1,39%
BITCOIN
64.171,00 0,49%
GBP/TRY
61,4938 0,27%
EUR/USD
1,1471 0,11%
BRENT
80,57 0,90%
ÇEYREK ALTIN
10.145,99 -1,30%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
22 °

Sosyal Güvenlikte Yeni Denge Arayışı

KKTC'de çalışma hayatını ve işveren maliyetlerini doğrudan etkileyen önemli bir düzenleme 1 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. 7/2026 Sayılı "Sosyal Güvenlik Yasası Kapsamında Sigortalı Olanlara Uygulanacak Prim Oranları Hakkında Yasa Gücünde Kararname" ile üçüncü ülke vatandaşı olarak tanımlanan ve KKTC ile sosyal güvenlik anlaşması bulunmayan ülke vatandaşlarına ilişkin prim oranlarında değişikliğe gidildi.

Kararnameye göre hastalık ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarına ait sigortalı hisseleri toplamda %4,75 oranında artırıldı. Böylece sosyal güvenlik sistemine yapılacak katkının artırılması hedeflendi.

Yeni düzenleme kapsamında çalışma izinli üçüncü ülke vatandaşı sigortalılar için oluşturulan D3 tipi bordroda sigortalı hissesi %13, işveren hissesi ise %9,75 olarak belirlenirken, buna ayrıca iş kazası ve meslek hastalığı primi eklenmektedir. Devlet katkısı ise %1,25 olarak uygulanmaktadır. Bu durumda toplam prim yükü %22,75'e ulaşmaktadır.

Yaşlılık aylığı almakta olup çalışma izniyle çalışmaya devam eden üçüncü ülke vatandaşları için oluşturulan E2 tipi bordroda ise sigortalı hissesi %13, işveren hissesi %11 olarak uygulanmakta ve toplam yük %24 seviyesine çıkmaktadır.

Kendi nam ve hesabına çalışan, iş kurma izinli üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayan H2 tipi bordroda ise sigortalı hem kendi hissesini hem de işveren hissesini üstlenmekte ve toplam prim yükü %22,75 oranında uygulanmaktadır.

İlk bakışta birkaç puanlık artış gibi görünen bu düzenleme aslında çalışma hayatında önemli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.

Özellikle turizm, inşaat, yükseköğretim ve hizmet sektörlerinde yabancı iş gücünün yoğun olarak istihdam edildiği düşünüldüğünde, prim oranlarındaki artışın işveren maliyetlerine doğrudan yansıyacağı açıktır. Bunun yanında sosyal güvenlik sisteminin finansmanına daha fazla kaynak aktarılması da hedeflenmektedir.

Burada asıl tartışılması gereken konu yalnızca prim oranları değildir. Asıl mesele sosyal güvenlik sisteminin uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığıdır.

Sosyal güvenlik sistemleri yalnızca prim artırımlarıyla güçlenmez. Kayıt dışı istihdamın azaltılması, etkin denetim mekanizmalarının kurulması ve prim tahsilatlarının eksiksiz yapılması da en az oranlar kadar önem taşımaktadır.

Sonuç olarak 7/2026 Sayılı Kararname, yalnızca prim oranlarında yapılan teknik bir değişiklik olarak değerlendirilmemelidir. Bu düzenleme, KKTC'nin sosyal güvenlik sisteminin geleceği, yabancı iş gücü politikası ve çalışma hayatının mali yapısı açısından önemli bir politika tercihini ortaya koymaktadır.

Asıl soru ise şudur:

Artan prim oranları sosyal güvenlik sistemini güçlendirmeye yetecek mi, yoksa kayıt dışı istihdamla mücadelede daha kapsamlı reformlara mı ihtiyaç duyulacak.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?