BIST 100
14.047,24 -0,32%
DOLAR
47,0378 0,03%
EURO
53,6597 0,21%
GRAM ALTIN
6.091,57 0,74%
FAİZ
41,49 1,37%
GÜMÜŞ GRAM
87,73 0,67%
BITCOIN
62.816,00 1,07%
GBP/TRY
62,9610 0,24%
EUR/USD
1,1408 0,24%
BRENT
86,15 3,42%
ÇEYREK ALTIN
9.959,71 0,74%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
36 °

Magazin Gazeteciliği: Göründüğü Gibi Değil

Bu iki kelimeyi duyduğunda birçok insanın aklına ilk olarak ışıklar, sahneler, sanatçılar, konserler, davetler ve eğlence gelir. Dışarıdan bakıldığında renkli bir dünyanın içindeymişsiniz gibi görünür. İnsanlar sizi bir konser alanında görür, bir gala gecesinde fotoğraf çekerken görür, sanatçılarla röportaj yaparken görür ve "Ne güzel iş yapıyorsunuz" der.

Oysa kimse o fotoğrafın çekilmeden önceki saatlerini, o haberin hazırlanırken yaşananları ve o gecenin sonunda eve döndüğünüzde üzerinizde kalan yorgunluğu görmez.

Çünkü magazin gazeteciliği, aslında gazeteciliğin en zor alanlarından biridir.

Bu mesleği yapıyorsanız bayramınız yoktur.

Yılbaşınız yoktur.

Hafta sonunuz yoktur.

Ailenizle geçireceğiniz zamanların büyük bölümü yoktur.

İnsanlar eğlenirken siz çalışırsınız.

İnsanlar konser izlerken siz haber peşinde koşarsınız.

İnsanlar sanatçının performansını izlerken siz en iyi kareyi yakalamaya çalışırsınız.

Gece sona erdiğinde herkes evine gider ama gazetecinin işi daha yeni başlar.

Fotoğraflar seçilir.

Videolar hazırlanır.

Röportajlar yazıya dökülür.

Başlıklar bulunur.

Haber yayına hazırlanır.

Çoğu zaman sabaha karşı tamamlanan bir emeğin sonucunu okuyucu birkaç dakika içinde tüketir.

Ama o birkaç dakikalık haberin arkasında saatlerce süren bir mücadele vardır.

Özellikle bizim gibi küçük ülkelerde bu mücadele çok daha ağırdır.

Çünkü burada magazin gazetecisi sadece gazeteci değildir.

Muhabirdir.

Fotoğrafçıdır.

Kameramandır.

Editördür.

Sosyal medya yöneticisidir.

Bazen reklam pazarlamacısıdır.

Bazen organizasyon koordinatörüdür.

Bazen de kendi kurumunun ayakta kalabilmesi için mücadele eden bir emekçidir.

Bir etkinlikten çıkıp diğerine yetişmeye çalışırken kaç kilometre yol yaptığınızı kimse bilmez.

Kaç gece uykusuz kaldığınızı kimse sormaz.

Kaç kez aile yemeğini yarıda bırakıp habere koştuğunuzu kimse görmez.

Ama ertesi gün haber yayınlanmadığında herkes bunu fark eder.

İşte gazeteciliğin en acı taraflarından biri de budur.

Yaptığınız iş çoğu zaman görünmezdir.

Yokluğunuz ise hemen hissedilir.

Magazin gazeteciliğinin bir başka zorluğu da çoğu zaman hak ettiği değeri görememesidir.

Sanki yapılan iş sadece eğlence haberlerinden ibaretmiş gibi değerlendirilir.

Oysa magazin gazeteciliği bir ülkenin kültürünü, sanatını, sosyal hayatını ve hafızasını kayıt altına alır.

Bugün geçmişe dönüp baktığımızda sanatçıların, festivallerin, konserlerin ve kültürel etkinliklerin arşivleri varsa bunda magazin gazetecilerinin büyük emeği vardır.

Ancak tüm bu emeğe rağmen çoğu zaman yalnız bırakıldığımızı hissederiz.

Mesleğin sorunları konuşulurken magazin gazetecilerinin yaşadığı sıkıntılar geri planda kalır.

Destek beklediğiniz yerlerden destek göremediğiniz zamanlar olur.

Meslek örgütlerinin, birliklerin veya sektörü temsil eden yapıların tüm gazetecileri eşit şekilde sahiplenmesini beklersiniz. Çünkü gazeteciliğin magazini, sporu, siyaseti veya ekonomisi yoktur; sonuçta hepimiz aynı mesleğin emekçileriyiz.

Gazeteci gazetecidir.

Ancak bazen sahada mücadele veren magazin gazetecileri, kendi sorunlarıyla baş başa kaldıklarını hissederler.

Bu da mesleğin yükünü daha ağır hale getirir.

Çünkü zaten ekonomik zorluklarla mücadele eden medya sektöründe ayakta kalmaya çalışırken, bir de yalnız bırakıldığınızı düşünmek insanı yorar.

Yine de ertesi gün kamera omuza alınır.

Fotoğraf makinesi hazırlanır.

Bilgisayar açılır.

Ve yeni bir haber için yola çıkılır.

Çünkü gazetecilik bir tutkudur.

Bu meslek sadece maaş için yapılmaz.

Bu meslek sevmeden yapılmaz.

Bir sanatçının başarısını duyurmak, bir organizasyonun emeğini görünür kılmak, bir kültür etkinliğini topluma aktarmak ve tarihe not düşmek için yapılır.

Belki alkış almazsınız.

Belki teşekkür bile duymazsınız.

Belki emeğiniz çoğu zaman fark edilmez.

Ama siz yine de oradasınızdır.

Bayramda...

Yılbaşında...

Gece yarısında...

Yağmur altında...

Sıcakta...

Konser alanında...

Festivalde...

Otelde...

Bir etkinliğin köşesinde...

Çünkü siz magazin gazetecisisiniz.

Ve bu ülkede magazin gazeteciliği yapmak, görünen ışıltının arkasındaki görünmeyen fedakârlığı omuzlamak demektir.

Bu nedenle bugün bir konser haberini okuyorsanız, bir sanatçının başarısından haberdarsanız, bir festivalin coşkusunu fotoğraflarda görebiliyorsanız bilin ki bunun arkasında ailesinden, zamanından, bayramından ve çoğu zaman kendi hayatından fedakârlık yapan gazeteciler vardır.

Belki bu mesleğin bayramı yoktur.

Ama bu mesleğin onuru vardır.

Ve o onur, bütün zorluklara rağmen gazetecileri her gün yeniden sahaya çıkarmaya devam eder.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?