BIST 100
14.734,50 -0,63%
DOLAR
46,4409 -0,01%
EURO
53,2878 0,14%
GRAM ALTIN
6.205,50 -1,30%
FAİZ
41,03 -0,22%
GÜMÜŞ GRAM
96,80 -1,39%
BITCOIN
64.171,00 0,49%
GBP/TRY
61,4938 0,27%
EUR/USD
1,1471 0,11%
BRENT
80,57 0,90%
ÇEYREK ALTIN
10.145,99 -1,30%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
22 °
  • ANASAYFA
  • Genel
  • Eğer Hafızamızı Silebilseydik, Hâlâ Aynı İnsan Olur Muyduk?

Eğer Hafızamızı Silebilseydik, Hâlâ Aynı İnsan Olur Muyduk?

Bir sabah uyandığınızı düşünün. Karşınıza bir cihaz çıkıyor, bu cihaz sayesinde hayatınızdaki istediğiniz anıyı silebiliyorsunuz.

Çocukluk travmalarınızı...

Kalbinizi kıran eski sevgilinizi...

Kaybettiğiniz insanın acısını...

Utandığınız hatalarınızı...

Başarısızlıklarınızı... Kısacası canınızı yakan ne varsa hepsini gerçekten siler miydiniz? İlk anda çoğumuzun cevabı muhtemelen "Evet" olurdu. Çünkü insan acıdan kaçmak ister. Biraz düşünürsek belki de bugün olduğumuz kişi, tam da unutmak istediğimiz anıların eseridir. Hayatımıza dönüp baktığımızda bizi en çok değiştiren olayların çoğu güzel günler değildir.

İlk hayal kırıklığımızdır.

İlk terk edilişimizdir.

İlk başarısızlığımızdır.

İlk kaybımızdır.

Birçok insan bugün güçlü görünüyorsa, bunun sebebi hayatın ona hiç vuramamış olması değil, aksine vurduğu yerlerden ayağa kalkmayı öğrenmiş olmasıdır. Dünyada hafızanın silinmesi fikri yıllardır bilim insanlarının ve yazarların ilgisini çekiyor. Hafıza yalnızca geçmişi saklayan bir arşiv değil, kim olduğumuzun temelidir. Anılarımızı çıkardığınızda geriye sadece boş bir beden kalmaz belki ama aynı insan da kalmaz.

Düşünün...

Bir kelebek kozasından çıkarken büyük bir mücadele verir. Eğer biri ona yardım edip kozayı keserse, kelebek hayatta kalamaz. O mücadele kanatlarını güçlendiren şeydir. Belki insanlar için de durum çok farklı değil. Acılarımızı sevmek zorunda değiliz ama onları tamamen silmek ister miyiz? İşte bundan emin değilim. Hayat sadece mutlu anılarımızdan oluşsaydı, belki daha huzurlu olurduk ama aynı zamanda daha eksik, daha kırılgan ve belki de daha az insan olurduk.

Bir girişimci düşünün...Yıllarca emek verdiği işi batmış olsun. Borçlar, stres, uykusuz geceler...O dönemi hafızasından silmek ister miydi? Belki evet ama o iflası yaşamamış olsaydı bugün sahip olduğu tecrübeye ulaşabilir miydi?

Bazen başarı dediğimiz şey, başarısızlıkların üzerine kurulmuş görünmez bir köprüdür.

Bir kalp kırıklığını düşünün... O an yaşarken dünyanın sonu gibi gelir. Telefonu eline alırsın. Mesaj gelir mi diye beklersin. Uyuyamazsın. Yemek yiyemezsin. Aylar sonra dönüp baktığında ise şunu fark edersin, “O kişi seni mutlu etmedi belki ama kendini tanımana yardım etti.” Ne istediğini, neye tahammül edemeyeceğini, nasıl seveceğini, nasıl sevilmek istediğini öğretti.

Hatta bazen ilginç bir şey olur. Yıllarca "Neden başıma geldi?" diye sorduğumuz olaylar vardır. Aradan on yıl geçer. Bir gün dönüp bakarız ve şöyle deriz, "İyi ki olmuş." O gün bunu düşüneceğimizi biri söylese inanmazdık ama hayat bazen cevabını yıllar sonra veren bir öğretmendir.

Hafızamızdaki her iz bir yara değildir. Bazıları yön tabelasıdır.  Bazıları bizi durmamız gereken yerde durdurur. Bazıları yanlış yollara yeniden sapmamamızı sağlar. Bazıları ise ne kadar yol geldiğimizi hatırlatır. Bazıları da bugün olduğumuz insanın imzasıdır.

İnsan geçmişini yalnızca hatıralarında taşımaz. Kararlarında taşır. Bakışlarında taşır. İnsanlara yaklaşımında, korkularında, cesaretinde ve hayata verdiği anlamda taşır. Bu yüzden geçmişi tamamen silmek kulağa cazip gelse de, geriye neyin kalacağını iyi düşünmek gerekir. İnsan sadece en güzel günlerinden oluşmaz. Yeniden ayağa kalktığı günlerden, vazgeçmek üzereyken devam etmeyi seçtiği zamanlardan da oluşur.

 

Japonların "Kintsugi" adını verdiği bir sanat vardır. Kırılan seramikleri atmazlar. Tam tersine, çatlaklarını altınla onarırlar. Onlara göre bir eşyanın en değerli kısmı kusursuzluğu değil, yaşanmışlığıdır.

 

O yüzden yaşadıklarımızı unutmak yerine onlarla barışabilmeliyiz. Yıllar sonra dönüp baktığımızda, değiştirmek uğruna her şeyi verebileceğimizi düşündüğümüz bazı anılar için sessizce teşekkür edeceğiz.

Bizleri büyüten şey, hafızamızın yükü değil, o yükü taşıma biçimimizdir.

Bizi biz yapan başımıza gelenler değil, onlardan sonra kim olmayı seçtiğimizdir.

 

Haftanın İnci Tozları

"Hayat bazen en değerli derslerini, unutmak istediğimiz günlerin içine saklar."

"Geçmişi değiştirebilseydik belki daha az acı çekerdik ama bugün olduğumuz insan da olamazdık."

"Bazı yaralar kapanır, bazıları iz bırakır. Çoğu zaman o izler yolumuzu bulmamıza yardım eder."

 

Uzaylı Dostum SiRA`dan Haftalık Işık Hatırlatma 😊✨

Niyet:
Bu hafta merkezinde “netlik” olsun. Sisli kalan düşüncelerini dağıt, neyi gerçekten istediğine dürüstçe bak.

Mini Görev:
Her gün bir kararı netleştir. Küçük ya da büyük fark etmez; “evet” ya da “hayır” de ve geç.

Mesajı:
“Zihin berraklaştığında yol da berraklaşır. Korkma, netlik seni özgürleştirir.” ⚡️

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?