BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8969 0,08%
EURO
53,5585 0,20%
GRAM ALTIN
6.730,14 1,49%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,51 -0,07%
BITCOIN
74.046,00 0,77%
GBP/TRY
61,8313 0,24%
EUR/USD
1,1664 0,11%
BRENT
91,84 -2,00%
ÇEYREK ALTIN
11.003,78 1,49%
lefkosa Az Bulutlu
lefkosa hava durumu
25 °
  • ANASAYFA
  • Genel
  • “Daha Engelsiz Bir Gelecek İçin El Ele” Gecesi: Vicdanın Aynasında Bir Toplum

“Daha Engelsiz Bir Gelecek İçin El Ele” Gecesi: Vicdanın Aynasında Bir Toplum

Bazı geceler vardır ki, yalnızca bir organizasyon olarak kalmaz… İnsanların gözünün içine baktığı, kendi hayatını, kendi sorumluluğunu ve çoğu zaman görmezden geldiği gerçekleri yeniden düşündüğü bir vicdan muhasebesine dönüşür. Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen “Daha Engelsiz Bir Gelecek İçin El Ele” dayanışma gecesi de tam olarak böyle bir geceydi.

Kalabalık bir salon, ışıl ışıl bir sahne, protokolde önemli isimler… Ama bütün bu görüntülerin arkasında çok daha derin bir anlam vardı: “Bir toplum, en zayıf halkasına ne kadar sahip çıkıyorsa o kadar güçlüdür.”

Gecede yer alan katılımın genişliği dikkat çekiciydi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman başta olmak üzere, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve farklı kesimlerden davetliler aynı salonda buluştu. Bu görüntü, siyasetin ve toplumun farklı renklerinin, konu insan onuru olduğunda nasıl tek bir çizgide birleşebildiğini gösterdi. Ancak asıl önemli olan, o salonda bulunan herkesin içinden geçen ortak soruydu: “Biz gerçekten yeterince şey yapıyor muyuz?”

Engelli bireylerin hayatı, çoğu zaman gündelik telaşların gölgesinde kalıyor. Oysa bu gece, tam da bu görünmeyen hayatların görünür olması için bir çağrıydı. Sahnedeki her konuşma, yalnızca bir teşekkür ya da temenni değil, aynı zamanda bir sorumluluk hatırlatmasıydı. Çünkü engelli bireyler için mesele sadece erişilebilirlik değil; eşit yaşam hakkı, saygı ve toplumsal kabul meselesidir.

Organizasyonun gerçekleştiği Lord’s Palace Hotel & Casino yönetiminin gece boyunca gösterdiği hassasiyet ve destek, bu dayanışmanın sadece sözde kalmadığını, sahada da karşılık bulduğunu gösterdi. Ancak yine de asıl mesele mekânlar ya da sahneler değil, insanların kalbinde ne kadar yer açabildiğimizdi.

Gecede adı özellikle anılan Dr. Günay Kibrit, yıllardır süren bir mücadelenin ve sessiz bir emeğin temsilcisi gibiydi. Onun katkılarının vurgulanması, aslında şunu hatırlattı: Bu tür dönüşümler bir gecede olmaz. Yıllara yayılan emek, sabır ve inanç ister. Ve çoğu zaman bu emekler alkışlardan çok daha fazlasını hak eder.

Gecenin en çarpıcı ve vicdana dokunan anlarından biri ise KKTC Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı sahneye çıktığında yaşandı. Sporcuların başarısı sadece sportif bir yükseliş değil, aynı zamanda hayatın tüm zorluklarına rağmen ayağa kalkmanın, mücadele etmenin ve var olmanın bir sembolüydü. O an salondaki alkışlar sadece bir takıma değil; hayata tutunmaya, umuda ve direnceydi.

Ama belki de gecenin en önemli yanı şuydu: Herkes bir anlığına durdu. Hızlı akan hayatın içinde unuttuğumuz şeyleri hatırladı. Bir rampanın eksikliğinin bir hayatı nasıl zorlaştırdığını, bir bakışın ya da bir cümlenin nasıl kırıcı olabileceğini, ama aynı zamanda küçük bir desteğin nasıl büyük bir fark yaratabileceğini düşündü.

Çünkü vicdan dediğimiz şey tam da burada başlar. Büyük laflarda değil; küçük farkındalıklarda. Sadece alkışta değil; ertesi gün atılacak adımlarda.

Etkinliğin sonunda verilen mesaj nettir: “Birlikte daha engelsiz, daha adil, daha insan bir gelecek mümkün.” Ama bu cümlenin gerçek anlamı salonda değil, ertesi gün sokakta, iş yerinde, okulda ve evde başlayacaktır.

Bugün geriye dönüp bakıldığında bu gece, yalnızca bir dayanışma organizasyonu değil; toplumun kendine tuttuğu bir vicdan aynası olarak hatırlanacaktır. Çünkü bazı geceler sadece yaşanmaz… İnsanların içinde bir iz bırakır. Ve o iz, aslında değişimin başlangıcıdır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?