
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının İsrail'deki iç gelişmelere ilişkin hazırladığı öne sürülen gizli değerlendirme, ülkede büyüyen siyasi ve toplumsal gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
ABD merkezli araştırmacı gazetecilik kuruluşu Drop Site News'in 5 Ekim'de yayımladığı, İngiliz The Telegraph'ta da yer alan habere göre, CIA'nin Kırmızı Hücre (Red Cell) adlı analiz birimi tarafından ağustos ayında hazırlanan "İçeriden Parçalanma" başlıklı değerlendirmede, İsrail'in iç çatışma ve devlet yapısının çökmesi ihtimaliyle karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıldı.
Haberde, değerlendirmeye ilişkin bilgilerin iki ABD'li kaynaktan alındığı belirtildi.
CIA'nin mevcut istihbarat varsayımlarını sorgulamak ve alternatif senaryolar geliştirmekle görevli analiz biriminin hazırladığı öne sürülen raporun tamamı kamuoyuyla paylaşılmadı. CIA de haberin yayımlandığı sırada konuya ilişkin bir açıklama yapmadı. Bu nedenle raporda yer aldığı belirtilen değerlendirmeler bağımsız olarak doğrulanabilmiş değil.

İÇ GERİLİMİ ARTIRAN BAŞLICA ETKENLER
Haberde aktarılan değerlendirmeye göre İsrail'deki ekonomik baskılar, artan askeri harcamalar, zorunlu askerlik uygulamasına ilişkin anlaşmazlıklar ve Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti, ülkenin karşı karşıya olduğu başlıca riskler arasında gösterildi.
Gazze, Lübnan ve İran'daki askeri operasyonların toplumsal ve ekonomik etkilerinin de mevcut ayrışmaları derinleştirdiği ifade edildi. Uzun süre cephede görev yapan askerlerin yaşadığı psikolojik sorunlar ve yedek askerlerin tekrar tekrar göreve çağrılmasıyla artan toplumsal yükün, iç gerilimleri besleyebileceği öne sürüldü.
Özellikle ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik hizmetinden muaf tutulmasına yönelik tartışmaların, toplumdaki önemli ayrışma başlıklarından biri haline geldiği belirtildi. Uzun süredir yedek askerlik yapan kesimlerin üzerindeki yükün artmasıyla muafiyet uygulamasına yönelik tepkilerin de büyüdüğü kaydedildi.

NETANYAHU HÜKÜMETİ VE YARGI GERİLİMİ
Değerlendirmede, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iktidarını sürdürme çabasının siyasi ve anayasal gerilimi artıran unsurlar arasında bulunduğu ileri sürüldü. Hükümetin yargı sistemiyle yaşadığı anlaşmazlıkların, daha önce kitlesel protestolara neden olan siyasi kutuplaşmayı yeniden derinleştirebileceği belirtildi.
İsrail'de yargının yetkileri ve hükümetin yargı üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar, son yıllarda ülke siyasetinin en önemli gündem maddelerinden biri oldu. Yargı düzenlemelerine karşı düzenlenen protestolar ve yedek askerlerin göreve katılmama yönündeki girişimleri de ulusal güvenlik ve toplumsal birlik tartışmalarını beraberinde getirdi.
HERZOG'DAN İÇ ÇATIŞMA UYARISI
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da ülkedeki siyasi kutuplaşma ve şiddet olaylarına ilişkin daha önce uyarılarda bulundu. Herzog, 21 Temmuz 2026'da yaklaşan seçimler öncesinde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, siyasi rakiplerin düşman olarak görülmemesi gerektiğini belirterek seçim sürecinin iç savaşa dönüşmemesi çağrısı yaptı.
Ülkede son günlerde tehlikeli şiddet olaylarının yeniden görüldüğünü söyleyen Herzog, seçimlerin İsrail toplumunun birlik ve bütünlüğü açısından da bir sınav olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı, seçimlerin güvenliğine yönelik iç ve dış tehditlere de dikkati çekti.
İsrail'in eski Yüksek Mahkeme Başkanı Aharon Barak da daha önce yaptığı açıklamalarda toplumdaki derin ayrışmanın iç çatışma riskini artırabileceği uyarısında bulunmuştu.

ULUSLARARASI DESTEĞİN AZALMASI DA RİSKLER ARASINDA
CIA'ye atfedilen değerlendirmede, İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaşmasının ve özellikle ABD kamuoyundaki desteğin azalmasının da ülke içindeki istikrarsızlığı artırabilecek etkenler arasında gösterildiği aktarıldı.
Haberde, ekonomik baskıların, uzun süreli savaşların ve siyasi çekişmelerin aynı dönemde yoğunlaşmasının İsrail'in mevcut sorunlarını daha karmaşık hale getirebileceği belirtildi. Değerlendirmede, iç siyasi gerilimin derinleşmesi halinde ekonomik yatırımların azalması ve ülkenin bölgesel ilişkilerinin olumsuz etkilenmesi gibi olası senaryoların da ele alındığı bildirildi.

