20 Temmuz denildiğinde aklımıza önce Barış Harekâtı gelir. Oysa 20 Temmuz'un bize bıraktığı en büyük miras, yalnızca güven içinde yaşayabileceğimiz bir vatan değil; kendi kurumlarını yöneten, kendi yasalarını yapan ve kendi mali sistemini kuran bir devlettir.
Bir devleti kurmak büyük bir mücadeledir. Ancak onu yaşatmak en az kurmak kadar zordur.
Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ayakta kalabilmesi yalnızca sınırlarının korunmasına değil, kamu maliyesinin güçlü olmasına, vergi sisteminin adil işlemesine, kamu kaynaklarının doğru kullanılmasına ve mali disiplinin sürdürülebilir olmasına bağlıdır.
Bizler mali mevzuat alanında görev yapan kişiler olarak çoğu zaman vergi, bütçe, kamu alacakları ve mali denetim gibi teknik konularla ilgileniyoruz. Ancak yaptığımız iş, aslında devletin sürdürülebilirliğine katkı sunmaktır. Çünkü zamanında ve adil şekilde toplanan her vergi; eğitime, sağlığa, güvenliğe ve kamu hizmetlerine dönüşmektedir. Mali mevzuat sadece rakamlardan ibaret değildir; devletin vatandaşına karşı yükümlülüklerini yerine getirebilmesinin temelidir.
20 Temmuz bize bağımsız yaşama iradesini kazandırdı. Bugün o iradeyi güçlü kılacak olan ise hukuka bağlı, hesap verebilir ve mali disiplini esas alan bir kamu yönetimidir. Çıkardığımız yasalara önce kendimizin uyması, kamu kaynaklarını emanet bilinciyle yönetmemiz ve gelecek nesillere güçlü bir mali yapı bırakmamız, bu mirasa gösterebileceğimiz en büyük saygıdır.
Bugün 20 Temmuz'u kutlarken, sadece geçmişte kazanılan bir zaferi anmıyoruz. Aynı zamanda bize emanet edilen devleti daha güçlü, daha şeffaf ve daha sürdürülebilir hâle getirme sorumluluğunu da hatırlıyoruz.
Çünkü vatan sadece uğruna mücadele edilen toprak değildir; hukukuyla, mali yapısıyla ve kurumlarıyla her gün yeniden yaşatılan bir emanettir.
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramımız kutlu olsun.


