
Andreas Parashos bugün Poltis gazetesinde, “Hristodulidis’in 19 Kale Direği/hedef Hamlesi Olmadan Hareketlilik” başlığıyla yayımlanan köşe yazısında, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres “daha yapılacak çok iş var” derken Rum yönetiminin 19 “yeni fikir” ile cevap verdiğini belirterek “soru, ne kadar fikrimiz olduğu değil, bunları neden gereken zamanda görüşmediğimizdir” vurgusunu yaptı.
Parashos, başlıkta kale direkleri ifadesine yer verme sebebini şu cümlelerle açıkladı: “Diplomatik dilde, bir müzakere taktiğini anlatmak için kullanılan 'mooving the goalposts' (kale direklerini hareket ettirme/hedefi değiştirme) ifadesi vardır. Kale direklerinin (hedefin) yerini değiştiriyorum. Yani içerisinde sonuç üretilmesi gereken somut bir çerçeve oluşuyor göründüğünde, yeni ön şartlar, yeni fikirler, yeni konular gündeme getirir ve sonunda (direkleri/hedefi) varılması gereken noktaya geri götürüyorum.”
Aynı şeyin Kıbrıs sorununda da olma riskiyle ilgili değerlendirmelerin zemin kazanmakta olduğuna dikkat çeken Parashos, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in “daha yapılması gereken çok iş var” diyerek New York’ta üçlü görüşme ya da gayriresmi genişletilmiş beşli görüşme düzenlenemeyeceğini açıklamasından birkaç gün sonra Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile New York öncesindeki son görüşmesine Kıbrıs sorununun özüne, metodolojiye ve GYÖ’lere ilişkin “tam 19! yeni fikirle” gittiğine dikkat çekti.
“Soru basit: Neden şimdi?” sorusunu soran Parashos, Hristodulidis’e göre şimdiye kadar liderler arasında 11, müzakereciler arasında 16 görüşme yapıldığını belirterek, şunları ekledi: “Olguları değiştirebilecek 19 somut öneri varsaydı neden görüşülmesi, müzakere edilmesi ve olabilecek yerlerde yakınlaşma sağlanması için zamanında, Lefkoşa’da sunulmadı? Çünkü Guterres’in istediği tam da buydu.” ifadesini kullandı.
Guterres’in, programı yüklü olduğu için zamanı olmadığını söylemediğini, henüz başarılı olunabilecek bir görüşme için ön şartlar oluşmadığı net vurgusunu yaptığını ve “Geçmişteki hatalar tekrar edilemez” dediğini hatırlatan Parashos “Başkanlığın söylemi ile büyük çelişki de burada” vurgusunu yaptı.
Açıklamanın devamı ise şu şekilde:
“Nikos Hristodulidis, New York’ta görüşme gerçekleştirilmemesiyle ilgili soruya karşılık, diğer şeyler yanında Genel Sekreterliğin ağır programına atıf yaptı ve genişletilmiş görüşme için gerekli ön şartların var olduğunu ve olanın siyasi irade olduğunu öne sürdü. Ancak Genel Sekreter aksini söylüyor. Ön şartlar henüz olgunlaşmadı. Önemli olan da bu. Çünkü New York, iki toplum arasında müzakerelerin başlaması için bir valiz yeni fikirlerle gideceğiniz yer değil. Fikirler önce Lefkoşa’daki masada denenmeli. Öteki tarafından incelenmeli, izah edilmeli, müzakere olmalı. Anlaşma olanlar ve anlaşmazlık olanlar saptanmalı. Yeterli ortak zemin yaratıldığında iki lider bir sonraki adım için Genel Sekreter’e gitmeli. Bu, Erhürman’ın dile getirdiği “bir 5+1 sadece yapılsın diye yapılmamalı, öncesinde Kıbrıs’ta özlü ön hazırlık ve ilerleme olmalı” tezine de uygundur. Son görüşme iyi bir ortamda gerçekleşti ancak önemli ilerleme kaydedilemedi. O zaman New York’a tam olarak ne götürüyoruz?
Çünkü ikinci bir mesele daha var. Başkan ‘yeni fikirlerden’ söz ediyor ancak içeriği kamuoyu tarafından bilinmiyor. Gerçekte nelerin yeni, nelerin tekrar olduğunu, özellikle hangilerinin gerçekten anlaşmazlıkların üzerine köprü kurabileceğini bilmiyoruz. Denktaş-Vasiliu dönemi Gali Fikirleri dönemi olarak yazılır. Gali fikirleri somut yazılı içeriğe sahip olduğu için tarihte kaldı. Şimdi de ne olduğunu bile bilmediğimiz ‘Hristodulidis fikirlerinden’ mi söz edeceğiz?
Kıbrıs sorununun yeni fikirlere ihtiyacı yok. Fikirlere, çerçevelere, yakınlaşmalara, belgelere, önerilere, önerilerin tekrarlarına boğulmuş durumda. Eksik olan bütün bu malzemeyi gerçek müzakereye dönüştürme siyasi olanağı. Bu yüzden 19 madde de bizi sona yaklaştırmak yerine bir kez daha kale direklerinin yerini /hedefi mi değiştireceği makul sorusunu yaratıyor.
Ancak çok daha endişe verecek bir şey var. Ne zaman bir inisiyatif istenilen sonucu üretmese, görüşme bir sonraki inisiyatife taşınıyor. Guterres’in Lefkoşa’ya gelmesinden New York beklentisine geçtik. New York’tan şimdi de 19 fikre ve bundan da muhtemelen yeni bir genişletilmiş konferansa. Ancak bu şekilde hamle olmadan hareketlilik yaratılır. Süreç sürekli canlı görünür ancak aslında şu soru cevapsız kalır: Tam olarak hangi dün olmayan yakınlaşma kaydedildi? Çünkü Kıbrıs sorununda inisiyatifleri, görüşmeleri ve açıklamaları değil özlü müzakerelerin yeniden başlaması için alınan mesafeyi ölçüyoruz. Bugüne kadar da tehlikeli şekilde küçük bir mesafe kaldı.
Guterres çizgiyi, alışılmadık bir netliğe çekti: önce iş, sonra hazırlık ve en son sonuç olasılığına sahip bir görüşme. Dolayısıyla New York’ta başka ‘yeni fikir’ dolu valize ihtiyaç yok. Lefkoşa’da ne üzerinde anlaşıldığının gösterilmesine ihtiyaç var.

