BIST 100
12.118,29 -1,08%
DOLAR
49,3915 0,02%
EURO
55,0631 -0,49%
GRAM ALTIN
6.494,02 -1,71%
BITCOIN
81.648,00 -2,04%
FAİZ
39,70 0,30%
GÜMÜŞ GRAM
88,61 -5,72%
GBP/TRY
65,0978 -0,62%
EUR/USD
1,1139 -0,54%
BRENT PETROL
105,31 -0,99%
ÇEYREK ALTIN
10.617,72 -1,71%
lefkosa Parçalı Az Bulutlu
lefkosa hava durumu
18 °

Kekova’da dünyanın ilk gemi batığı bulundu

Adsız Tasarım (8)

Antalya’nın Kekova Adası açıklarında ortaya çıkarılan antik gemi batığı, Anadolu’nun denizcilik geçmişine ışık tutuyor. Yaklaşık 4 bin 700 yıl öncesine tarihlenen amforalar, Doğu Akdeniz’de farklı coğrafyaları birbirine bağlayan ticaret ilişkilerinin izlerini taşırken, bazı buluntular dönemin denizcilerinin yaşam koşullarına ilişkin dikkat çekici ayrıntılar ortaya koyuyor.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, su altı kazılarında elde edilen buluntulara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ersoy, zeytinyağı veya şarap taşımak amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendirilen amforaların, Doğu Akdeniz’deki ticari hareketliliği ve kültürler arası etkileşimi anlamak açısından önem taşıdığını belirtti.

AMFORALARIN İZİ ÜRDÜN VADİSİ’NE UZANIYOR

Akdeniz Üniversitesi tarafından daha önce gerçekleştirilen su altı araştırmalarında tespit edilen batık alanından alınan amfora örnekleri, geminin Erken Tunç Çağı’na ait olabileceğine işaret etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Doç. Dr. Hakan Öniz’in bilimsel sorumluluğunda 2026 yılında başlatılan kazılarda, yaklaşık 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıllık amforalar su yüzüne çıkarıldı.

Kaplar üzerinde yapılan kil analizleri, amforaların muhtemelen Ürdün Vadisi’ndeki atölyelerde üretildiğini gösterdi. Benzer örneklerin Mısır’daki Giza, Saqqara ve Abusir piramitleri çevresinde, Troya’da ve Girit’te de bulunması, dönemin geniş ticaret bağlantılarına ilişkin önemli veriler sağladı.

Araştırmacılar, geminin Levant kıyılarındaki bir limandan yola çıkarak Troya veya Girit yönüne ilerlemiş olabileceğini değerlendiriyor.

BİR AMFORA DÖNEMİN GÜNLÜK YAŞAMINI AYDINLATIYOR

Kazılarda bulunan kaplardan biri, üzerindeki dokuz farklı işaret ve gövdesinde yer alan iki delikle diğer örneklerden ayrılıyor. İlk incelemeler, bu amforanın peynir veya tereyağı üretiminde kullanılan bir yayık kabı olabileceğini gösteriyor.

Buluntu, dönemin denizcilerinin uzun yolculuklar sırasında gemide keçi taşıyarak süt sağmış ve kendi süt ürünlerini üretmiş olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Bu yönüyle batık, yalnızca ticari malların taşınmasına değil, denizcilerin beslenme alışkanlıklarına ve günlük yaşamlarına ilişkin araştırmalara da katkı sağlıyor.

SU ALTI KÜLTÜREL MİRASI KORUNUYOR

Bakan Ersoy, Kekova’daki çalışmaların Anadolu’nun denizcilik tarihine ilişkin yeni bilgileri ortaya çıkardığını belirterek, su altındaki kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı.

Ersoy, kazıların bilimsel sorumluluğunu üstlenen Doç. Dr. Hakan Öniz ile çalışmalarda görev alan ekibi tebrik etti.

Kekova’daki kazıların, antik dönemde Doğu Akdeniz’deki ticaret yollarının ve denizcilik faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sunması bekleniyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?