BIST 100
14.458,98 2,34%
DOLAR
47,9531 0,06%
EURO
56,0531 0,12%
GRAM ALTIN
6.925,29 -0,62%
FAİZ
40,87 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
103,43 0,13%
BITCOIN
69.268,00 0,33%
GBP/TRY
65,3774 0,19%
EUR/USD
1,1675 -0,02%
BRENT
91,82 0,22%
ÇEYREK ALTIN
11.322,82 -0,62%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
24 °
  • ANASAYFA
  • KKTC
  • Ertuğ’dan Kıbrıs mesajı: “Ortak zemin yok, KKTC kendi rotasını çizmeli”

Ertuğ’dan Kıbrıs mesajı: “Ortak zemin yok, KKTC kendi rotasını çizmeli”

ÖZEL HABER ŞABLON (61)

KIBRIS PRESS ÖZEL HABER

Emekli Büyükelçi ve Eski Müzakereci Osman Ertuğ, Kıbrıs meselesindeki son gelişmeleri değerlendirerek, yeni bir müzakere sürecinin başlayabilmesi için öncelikle ortak bir zeminin oluşması gerektiğini söyledi. Ertuğ, federasyon modelinin tüketildiğini savunurken, KKTC’nin iki devletli çözüm vizyonunu koruyarak içte ve dışta güçlenmeye odaklanması gerektiğini belirtti.

Kıbrıs Press TV’de yayınlanan “Kritik” programına konuk olan emekli büyükelçi ve eski müzakereci Osman Ertuğ, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler, Birleşmiş Milletler’in yaklaşımı, 5+1 toplantısı ihtimali, güven yaratıcı önlemler ve iki devletli çözüm vizyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ertuğ, liderler arasındaki görüşme trafiğinin yeniden gündeme gelmesine rağmen, bunun tek başına Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanması anlamına gelmeyeceğini ifade etti. Görüşmelerin anlamlı bir sonuca ulaşabilmesi için öncelikle taraflar arasında ortak bir zeminin bulunması gerektiğini vurguladı.

“Konuşmak tek başına çözüm üretmiyor”

Kıbrıs sorununda yıllardır sürdürülen görüşmelere dikkat çeken Ertuğ, yalnızca liderlerin bir araya gelmesinin yeterli olmadığını belirtti.

1968’den bu yana devam eden müzakere süreçlerinin ortaya koyduğu sonuçların ortada olduğunu ifade eden Ertuğ, yıllardır süren görüşmelerin sonunda başarısızlık ve Crans-Montana sürecinde çöküş yaşandığını savundu.

Ertuğ’a göre yeni bir süreç başlatılmadan önce “ortak kabul edilebilir bir başlangıç noktası” belirlenmesi gerekiyor.

“Ortak zemin yoktur” görüşünü yineleyen Ertuğ, bu zemin oluşmadan Kıbrıs sorununun özüne ilişkin müzakerelerin başlatılmasının mümkün olmadığını söyledi.

“Federasyon artık tüketilmiş bir model”

Ertuğ, Kıbrıs sorununda federasyon modelinin artık geride kaldığını savunarak, Crans-Montana’nın federasyon modelinin sonunu getiren süreç olduğunu ifade etti.

Siyasi eşitlik kavramının federasyon modeliyle bağlantılı olduğunu belirten Ertuğ, “Federasyonun olmayacağı, Crans-Montana’da son çivinin çakılmasıyla ortaya çıktı” değerlendirmesinde bulundu.

Ertuğ, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü taleplerinin dikkate alınması gerektiğini savundu.

“KKTC’nin kendi rotasını çizmesi gerekiyor”

Türkiye’nin Kıbrıs politikasında iki devletli çözüm vurgusunun açık şekilde ortaya konulduğunu belirten Ertuğ, KKTC’nin geleceğini yalnızca Rum tarafının atacağı adımlara bağlamaması gerektiğini söyledi.

Ertuğ, “Rum bir şey yapsın, ben tepki vereyim” anlayışının terk edilmesi gerektiğini ifade ederek, KKTC’nin kendi yol haritasını oluşturması gerektiğini kaydetti.

KKTC’nin içte ve dışta güçlendirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini belirten Ertuğ, Türkiye’nin uluslararası alandaki konumunun da KKTC açısından önemli bir avantaj olduğunu dile getirdi.

Ertuğ, Türk Devletleri Teşkilatı ile geliştirilen ilişkilerin de bu açıdan önem taşıdığını ifade etti.

Hakan Fidan’ın açıklamalarına destek

Programda Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Ertuğ, Fidan’ın açıklamalarını “gerçeklerin ifadesi” olarak nitelendirdi.

Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının haklarını gündeme getiren politikalarının devam etmesi gerektiğini belirten Ertuğ, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda kimlik ve statü sorunuyla karşı karşıya olduğunu savundu.

Ertuğ, bu nedenle Türkiye’nin ortaya koyduğu tavrın kamuoyuna anlatılmasının ve zaman zaman yeniden gündeme getirilmesinin önemli olduğunu söyledi.

“Proaktif olmalıyız”

Kıbrıs meselesinde Rum tarafının attığı adımlara yalnızca tepki veren bir politika yerine, KKTC’nin Türkiye ile birlikte daha proaktif hareket etmesi gerektiğini belirten Ertuğ, “Onlar bizim peşimizden koşsun” anlayışının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki gözlemci üyelik ve diğer uluslararası temasların bu politikanın örneklerinden olduğunu belirten Ertuğ, KKTC’nin mevcut ilişkilerini geliştirmesi ve yeni ittifak alanları oluşturması gerektiğini söyledi.

Ertuğ, Maraş konusunda da geçmişte ortaya konulan açılımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Mülkiyet ve tutuklamalar konusunda uyarı

Rum tarafındaki mülkiyet uygulamaları ve Kıbrıs Türk tarafını ilgilendiren tutuklamalara da değinen Ertuğ, bu tür adımların güven ortamını güçlendirmek yerine daha fazla güvensizlik yarattığını savundu.

Ertuğ, Kıbrıs Türk tarafının masadan kaçmaması gerektiğini ancak müzakere masasının sağlıklı sonuç üretmesi için gerektiğinde masadan kalkmasını da bilmesi gerektiğini ifade etti.

Özellikle geçiş kapıları, mayınların temizlenmesi ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen konularda karşılıklı iş birliğinin önemine dikkat çeken Ertuğ, bu alanlarda tek taraflı beklentiler yerine karşılıklı ve dengeli adımlar atılması gerektiğini söyledi.

BM’ye eleştiri: “Ortak zemini yaratmak Genel Sekreter’in görevi”

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs politikasını da eleştiren Ertuğ, BM Güvenlik Konseyi kararlarının Kıbrıs Türk tarafının mevcut konumunu yeterince dikkate almadığını savundu.

1964 tarihli 186 sayılı kararın etkilerinin bugün de sürdüğünü belirten Ertuğ, Kıbrıs Türk halkının Birleşmiş Milletler içerisinde temsil edilmediğine dikkat çekti.

Ertuğ, BM Genel Sekreteri’nin yalnızca mevcut kararları esas almak yerine, taraflar arasında yeni ve kabul edilebilir bir ortak zemin oluşturulması için daha esnek bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini ifade etti.

BM Barış Gücü tartışması

Ertuğ, BM Barış Gücü’nün adadaki konumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Barış Gücü’nün Rum tarafıyla yaptığı statü anlaşmasına dikkat çeken Ertuğ, KKTC ile de benzer bir hukuki ilişkinin kurulması gerektiğini savundu.

Özellikle geçiş kapıları ve diğer güven yaratıcı önlemler gündeme geldiğinde, tarafların statü bakımından daha dengeli bir ilişki içerisinde olması gerektiğini belirten Ertuğ, “Önce statü eşitlemesine gelelim” yaklaşımını ortaya koydu.

“Hayat Kıbrıs meselesi yüzünden duramaz”

Güven yaratıcı önlemlerin yalnızca siyasi müzakere başlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ertuğ, iki toplumun günlük hayatını kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Yangın, sağlık, geçişler, ticaret ve enerji gibi alanlarda pratik iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Ertuğ, Kıbrıs sorununun çözülüp çözülmeyeceği bilinmese dahi günlük yaşamı kolaylaştıracak adımların atılabileceğini ifade etti.

Ancak Ertuğ, güven yaratıcı önlemler adı altında yeni güvensizlik alanlarının ortaya çıkmaması gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.

“5+1’e fazla bel bağlamayalım”

Kıbrıs sorununda yeniden gündeme gelen 5+1 toplantısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ertuğ, toplantının gerçekleşip gerçekleşmemesinden bağımsız olarak KKTC’nin kendi çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini söyledi.

Ertuğ, 5+1 formatının daha önce de toplandığını ancak bunun tek başına çözüm üretmeye yetmediğini belirterek, toplantının “sihirli bir çözüm” gibi görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Olası bir toplantı öncesinde gerekli hazırlıkların yapılmasının önemine dikkat çeken Ertuğ, esas meselenin doğru yöntemin belirlenmesi olduğunu vurguladı.

“İki devletli çözüm vizyonu canlı tutulmalı”

Ertuğ, açıklamalarının sonunda KKTC’nin geleceği açısından egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü hedeflerinin korunması gerektiğini belirtti.

İki devletli çözüm vizyonunun KKTC açısından temel hedef olarak sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Ertuğ, “Bugünün vizyonu, inşallah geleceğin realitesi olur” mesajını verdi.

Ertuğ, 5+1 görüşmelerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden bağımsız olarak KKTC’nin içte ve dışta güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini belirterek, Kıbrıs Türk tarafının kendi rotasını çizmesinin önemine dikkat çekti.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?