BIST 100
14.641,56 0,45%
DOLAR
48,2448 0,24%
EURO
55,8857 -0,47%
GRAM ALTIN
6.945,22 -2,50%
BITCOIN
77.846,00 -2,82%
FAİZ
40,10 -0,10%
GÜMÜŞ GRAM
103,97 -3,08%
GBP/TRY
65,3612 -0,26%
EUR/USD
1,1579 -0,64%
BRENT PETROL
87,95 -0,48%
ÇEYREK ALTIN
11.355,44 -2,50%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
31 °

Yarım asırlık düğüm: KIBRIS

WhatsApp Image 2026-07-26 at 20.41.00

KIBRIS PRESS ÖZEL HABER

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in pazartesi günü Kıbrıs'a gerçekleştireceği kritik ziyaret, yıllardır çözülemeyen Kıbrıs sorununu yeniden uluslararası diplomasinin merkezine taşıdı. Ziyaret, "Yeni bir müzakere süreci mi başlayacak?" sorusunu gündeme getirirken, yarım asrı aşan Kıbrıs meselesinin neden hâlâ çözülemediği de yeniden tartışılıyor. Peki bugün gelinen noktanın arkasında hangi tarihi kırılmalar var? Hangi fırsatlar kaçırıldı? Ve Kıbrıs neden hâlâ Doğu Akdeniz'in en kritik dosyası olmayı sürdürüyor?

1878'de başlayan süreç, bugün hâlâ devam ediyor

Kıbrıs meselesinin temelleri, Osmanlı Devleti'nin 1878 yılında adanın yönetimini İngiltere'ye bırakmasıyla atıldı. İngiltere'nin 1914 yılında adayı tek taraflı ilhak etmesi ise bugünkü ihtilafın siyasi zeminini oluşturdu.

1960 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantörlüğünde kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, adada iki toplumlu ortaklık modeliyle hayata geçirildi. Ancak bu ortaklık yalnızca üç yıl yaşayabildi. 1963'te yaşanan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen saldırılar, Kıbrıs Türklerini hedef aldı; binlerce kişi yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı. Böylece adada fiilen iki toplumun ayrışma süreci başladı.

1974: Kıbrıs'ın kaderini değiştiren müdahale

1974 yılında Yunanistan'daki askeri cunta tarafından desteklenen darbe girişimi, adadaki krizi zirveye taşıdı.

Türkiye ise 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan haklarını gerekçe göstererek Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlattı. Müdahalenin ardından çatışmalar sona ererken, adadaki fiili bölünme kalıcı hâle geldi.

O tarihten sonra çözüm arayışları silahların gölgesinden çıkarak Birleşmiş Milletler öncülüğündeki diplomasi masasına taşındı. Ancak geçen yarım yüzyılda onlarca müzakere yapılmasına rağmen kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadı.

Kaçan en büyük fırsat: Annan Planı

Kıbrıs müzakerelerinin en kritik dönüm noktası, 2004 yılında Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Annan Planı oldu.

Referandumda Kıbrıs Türk halkı plana güçlü destek verirken, Rum tarafı büyük çoğunlukla "hayır" dedi. Buna rağmen Güney Kıbrıs aynı yıl Avrupa Birliği'ne tam üye olarak kabul edildi.

Uzmanlara göre bu süreç, federasyon temelindeki çözüm modelinin en güçlü fırsatıydı. Rum tarafının ret kararı sonrasında federasyon seçeneği büyük ölçüde çıkmaza girdi.

Crans Montana neden başarısız oldu?

2017 yılında İsviçre'nin Crans Montana kasabasında gerçekleştirilen kapsamlı müzakereler de çözüm umutlarını yeniden canlandırmıştı.

Ancak güvenlik, garantiler ve siyasi eşitlik başlıklarında taraflar ortak zeminde buluşamadı. Zirvenin sonuçsuz kalmasıyla birlikte müzakere süreci uzun yıllar boyunca fiilen askıya alındı.

Ankara'nın yeni yaklaşımı: İki devletli çözüm

Türkiye, son yıllarda federasyon modeli yerine "egemen eşitlik" ve "eşit uluslararası statü" temelinde iki devletli çözüm tezini savunuyor.

Ankara, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğinin uluslararası toplum tarafından tanınmasının kalıcı çözüm için ön şart olduğunu vurgularken, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarının da meselenin yalnızca ada içi bir sorun olmadığını ortaya koyduğunu belirtiyor.

Guterres'in ziyareti neden kritik?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in uzun yıllar sonra adaya yapacağı ziyaret, tek başına yeni müzakerelerin başlayacağı anlamına gelmiyor.

Ancak diplomatik çevrelerde ziyaret, taraflar arasındaki temas kanallarının yeniden açılması ve güven artırıcı adımların gündeme gelmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre Kıbrıs dosyası artık yalnızca iki toplum arasındaki siyasi anlaşmazlık değil; Doğu Akdeniz'in enerji rekabeti, bölgesel güvenlik dengeleri ve uluslararası diplomasi açısından da stratejik önem taşıyan küresel bir mesele hâline gelmiş durumda.

Analiz

Yarım asrı aşan Kıbrıs sorunu boyunca sayısız müzakere masası kuruldu, çözüm planları hazırlandı ve tarihi fırsatlar doğdu. Ancak tarafların güvenlik, siyasi eşitlik ve yönetim modeli konularındaki temel görüş ayrılıkları hiçbir zaman tam anlamıyla giderilemedi.

Şimdi gözler yeniden Birleşmiş Milletler'de. Antonio Guterres'in ziyareti, belki de yıllardır donmuş görünen diplomasi trafiğini yeniden hareketlendirecek ilk adım olabilir. Ancak geçmiş deneyimler, Kıbrıs'ta kalıcı barışın yalnızca yeni bir masa kurulmasıyla değil; tarafların karşılıklı kabul edebileceği sürdürülebilir bir siyasi irade oluşturmasıyla mümkün olacağını gösteriyor.

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?