
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, Kıbrıs Press TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu “Kritik” programında fiber optik altyapı protokolünü değerlendirdi. Fiber optiğe karşı olmadıklarını belirten Üredi, asıl itirazlarının protokolün içeriğine olduğunu söyledi. 19 Ağustos’ta imzalanan ek protokolün kendilerine açıklanmadığını ifade eden Üredi, bir yılı aşkın süredir talep ettikleri fizibilite raporunun da halen ortada olmadığını belirtti. Üredi ayrıca, süreçte paydaşların dışarıda bırakıldığını ve kendilerine yönelik “baskı” ve “algı” oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, fiber optiğin ülkeye kazandırılmasına karşı olmadıklarını vurgulayarak, vatandaşların ve işletmelerin yüksek hızlı internete ulaşmasını kendilerinin de istediklerini söyledi.
Üredi, tartışmanın fiber optiğin gelip gelmemesi olmadığını belirterek, yatırımın hangi koşullarda yapılacağı, verilen yetkiler, kamu kaynakları, rekabet ve altyapının kontrolü konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade etti.
“Ek protokolü biz de görmedik”
Ek protokolün içeriğinin kendilerine açıklanmadığını söyleyen Üredi, yalnızca Tel-Sen’in değil, internet servis sağlayıcıları, ticaret odaları ve ilgili kurumların da protokolün içeriğinden haberdar olmadığını savundu.
Üredi, “Bu kadar tarafın bilgisizliğine rağmen nasıl taraflar bu içerikten memnun oluyor?” diye sorarak, ek protokolün kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Ek protokolün maddelerini kendilerinin de henüz görmediğini belirten Üredi, “Hangi maddeler bizi mutlu ediyormuş? Bir görelim” dedi.
“Fizibilite raporu hala ortada yok”
Üredi, fiber optik projesinin maliyetine ve yatırımın nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin en önemli belgenin fizibilite raporu olduğunu söyledi.
Yaklaşık bir yıldır bu raporu talep ettiklerini belirten Üredi, buna rağmen raporun kendilerine verilmediğini ifade etti.
“Bugün dahi oldu, halen daha fizibilite raporu ortada yok” diyen Üredi, fizibilite raporu olmadan yatırımın hangi kalemlere ve ne kadar kaynakla yapılacağının net biçimde ortaya konulamayacağını savundu.
Projenin maliyetine ilişkin farklı rakamların gündeme geldiğini de belirten Üredi, 100 milyon dolar, 120 milyon dolar ve mevcut borçların düşülmesiyle ortaya çıkan 65 milyon dolarlık rakamların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“Fizibilite yok önümde. 65’i neye veriyorum ben?” diye soran Üredi, yatırım kalemlerinin açıkça ortaya konulması gerektiğini söyledi.
“Türk Telekom’a karşı değiliz”
Türk Telekom’un KKTC’ye gelmesine karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Üredi, şirketin güçlü bir telekomünikasyon şirketi olduğunu ve ülkeye yatırım yapmasının kendilerini ilk etapta heyecanlandırdığını söyledi.
Ancak protokolün içeriğini gördükten sonra bazı konularda endişe duyduklarını belirten Üredi, Türk Telekom’a verilen yetkilerin ve imtiyazların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Ben sizin bu ülkeden kaçmanızı istemiyorum. Bu ülkeye gelmenizi istiyorum” diyen Üredi, itirazlarının şirketin gelişine değil, protokoldeki bazı maddelere yönelik olduğunu söyledi.
Üredi, bazı maddelerin KKTC Anayasası ve yasaları açısından da sorunlu olduğunu savundu.
“Biz hiçbir zaman masadan kalkın gidin demedik”
Tel-Sen’in fiber protokolünü tamamen reddettiği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkan Üredi, sendikanın hiçbir zaman Türk Telekom’un ülkeden gitmesini istemediğini söyledi.
“Biz hiçbir zaman masadan kalkın gidin de demedik” ifadelerini kullanan Üredi, istedikleri şeyin protokolün ülkenin yasalarına uygun şekilde hazırlanması olduğunu belirtti.
Altyapının kontrolü ve veri güvenliği
Üredi, haberleşme altyapısının kontrolünün stratejik bir konu olduğunu belirterek, kontrolün başka bir yere devredilmesi halinde veri güvenliği açısından risk oluşabileceğini savundu.
Mevcut altyapının devletin kontrolünde olduğunu belirten Üredi, bu kontrolün korunması gerektiğini ifade etti.
“Eşit rekabet ortamı yaratın”
Üredi, protokolün KKTC’de faaliyet gösteren yerel internet şirketleri açısından da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi.
Yerel şirketlerin teknik ekipman, personel, gümrük ve diğer yükümlülüklerle karşı karşıya olduğunu belirten Üredi, Türk Telekom’a farklı imtiyazlar verilmesi halinde eşit rekabet ortamının oluşmayacağını savundu.
“O zaman iki eşit rekabet ortamı yarat ki biz de mücadele edelim” diyen Üredi, KKTC’deki şirketlerin de fiber altyapı yatırımı yapabilecek kapasitede olduğunu söyledi.
“KKTC kendi fiber altyapısını yapabilir”
Üredi, fiber altyapının tamamen dışarıdan bir şirket aracılığıyla yapılmasının zorunlu olmadığını da savundu.
Telekomünikasyon Dairesi’nin gelirlerinden kaynak ayrılarak KKTC’nin kendi fiber altyapısını geliştirebileceğini belirten Üredi, başlangıç için 10-15 milyon dolarlık bir kaynağın yeterli olabileceğini ifade etti.
Bu kaynağın yatırım sonrasında elde edilecek gelirlerle yeniden yerine konulabileceğini belirten Üredi, “Aslında biz bunu KKTC sınırlarında kendimiz yapabiliyoruz” dedi.
“Neden biz o masada yoktuk?”
Tel-Sen Başkanı, protokolün hazırlanma sürecinde kendilerinin ve Telekomünikasyon Dairesi çalışanlarının yeterince sürece dahil edilmediğini de savundu.
Yıllardır telekomünikasyon altyapısında görev yapan çalışanların sahadaki ihtiyaçları bildiğini belirten Üredi, “Neden biz o masada yoktuk? Neden bakan bizi çağırmadı?” diye sordu.
Üredi, çalışanların ve sektör temsilcilerinin protokol hazırlanırken görüşlerinin alınması gerektiğini ifade etti.
“Bizi kimse baskı altına almadı”
Tel-Sen’in fiber protokolüne yönelik tutumunun başka sendikaların veya siyasi çevrelerin baskısıyla oluştuğu yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Üredi, bu iddiaları reddederek, dönemin açıklamalarında Tel-Sen’in tutumuna yönelik bir “algı” oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Protokole karşı çıkmalarının kendi iradeleriyle gerçekleştiğini belirten Üredi, diğer sendikaların yanı sıra sivil toplum örgütleri ile ekonomik örgütlerin de konuya ilişkin görüşlerini ortaya koyduğunu söyledi.
“Bizi biri baskı altına almadı. Aslında onları biz baskı altına aldık. İrademizle, inancımızla. Çünkü bunun yanlış olduğunu söyledik” ifadelerini kullanan Üredi, Tel-Sen’in tutumunun kendi değerlendirmelerine dayandığını belirtti.
“Paydaşları toplayın, yol haritası çizelim”
Üredi, fiber konusunda tüm tarafların aynı masada buluşması çağrısında da bulundu.
Bakanlıkların, Telekomünikasyon Dairesi’nin, sendikanın, internet servis sağlayıcılarının, ekonomik örgütlerin ve üniversitelerin ilgili bölümlerinin bir araya gelmesi gerektiğini belirten Üredi, ortak bir yol haritası hazırlanmasını istedi.
Üredi’ye göre fiber altyapı yalnızca internet bağlantısından ibaret değil. Projenin teknoloji, veri güvenliği, dijital ekonomi ve kamu kaynakları açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.
“İmtiyazlar bu şekilde olmaz”
Üredi, mevcut protokolün bu haliyle devam etmesine karşı olduklarını yineledi.
Türk Telekom’un ülkeye gelmesine karşı olmadıklarını ancak verilen imtiyazların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Üredi, “Bu protokolün sil baştan yapılması lazım. Çünkü bu imtiyazlar bu şekilde olmaz” dedi.
Üredi, kendilerinin ve internet servis sağlayıcılarının protokole ilişkin çeşitli maddelerde değişiklik önerileri sunduğunu, ancak yapılan düzenlemelerin tüm talepleri karşılamadığını savundu.
“Ek protokolü yayınlasınlar”
Ek protokolün tam metninin ve fizibilite raporunun kamuoyuna açıklanmasını isteyen Üredi, tartışmanın ancak belgeler üzerinden yürütülebileceğini söyledi.
“Madem bu kadar dürüsttürler, hemen bugün yayınlasınlar. Herkes bu ek protokolü görsün, incelesin” diyen Üredi, kendileri açısından en önemli konunun fizibilite raporu olduğunu vurguladı.
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi’nin açıklamalarıyla fiber optik projesine ilişkin tartışmanın merkezine şeffaflık, kamu kontrolü, rekabet, yatırım maliyeti, fizibilite raporu ve protokoldeki imtiyazlar yeniden taşındı. Üredi, fiber altyapının yapılmasına karşı olmadıklarını, ancak bunun KKTC’nin hukuki yapısı ve kamu yararı gözetilerek gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu.

