
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER
Ekonomist ve eski Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, KKTC ekonomisinin içinde bulunduğu tabloyu değerlendirerek döviz kurlarındaki yükseliş, yüksek enflasyon, artan kira ve eğitim maliyetleri, öğrenci ekonomisi, esnafın yaşadığı sorunlar ve Re'sen vergi uygulamalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kıbrıs Press TV’de yayınlanan Dilan Gölbaşı'nın sunduğu Kritik programına konuk olan Ekonomist ve eski Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde giderek ağırlaşan ekonomik koşullara dikkat çekti. Muhtaroğlu, özellikle döviz kurlarındaki yükselişin, yüksek enflasyonun ve temel tüketim kalemlerindeki maliyet artışlarının halkın alım gücünü ciddi biçimde zorladığını belirtti.
Muhtaroğlu, döviz kurlarındaki hareketliliğin KKTC açısından Türkiye’ye kıyasla daha güçlü bir etki yarattığını ifade etti. Ülkede birçok mal ve hizmetin döviz bazında fiyatlandırılması nedeniyle kur artışlarının doğrudan maliyetlere ve dolayısıyla enflasyona yansıdığını belirten Muhtaroğlu, akaryakıt, elektrik ve diğer temel girdilerdeki fiyat artışlarının da bu tabloyu ağırlaştırdığını söyledi.
“KKTC Avrupa’nın en pahalı ülkesi haline geldi”
Muhtaroğlu, ülkedeki yüksek yaşam maliyetine dikkat çekerek KKTC’nin resmi verilere göre Avrupa’nın en pahalı ülkesi konumuna geldiğini savundu. Yıllık enflasyonun yüksek seyrettiğini belirten Muhtaroğlu, özellikle gıda, sağlık ve eğitim alanlarındaki fiyat artışlarının genel enflasyonun da üzerine çıktığını söyledi.Gıda enflasyonuyla mücadelede yerli üretimin artırılması gerektiğini vurgulayan Muhtaroğlu, tarım ve hayvancılığa yönelik desteklerin güncellenmesini, üreticinin teşvik edilmesini ve böylece temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığın azaltılmasını önerdi.
Muhtaroğlu ayrıca temel tüketim ürünlerinde ithalat vergileri ve KDV konusunda düzenlemeler yapılması gerektiğini belirterek özellikle gıda, ilaç, temizlik ve eğitim malzemelerinde vergi yükünün azaltılmasının halkın alım gücünü destekleyebileceğini ifade etti.
“Pahalılık Güney Kıbrıs’a gelir kaymasına yol açıyor”
KKTC’deki yüksek fiyatların Güney Kıbrıs ile rekabet açısından da ciddi bir sorun oluşturduğunu belirten Muhtaroğlu, insanların daha uygun fiyatlı ürün ve hizmetlere ulaşmak amacıyla güneye yöneldiğini söyledi.
Özellikle gıda, restoran ve turizm alanlarında fiyatların rekabet gücünü etkilediğini kaydeden Muhtaroğlu, ülke ekonomisinin rekabetçi hale getirilebilmesi için maliyetlerin düşürülmesi ve piyasadaki rekabetin artırılması gerektiğini vurguladı.
Kiralar ve eğitim maliyetleri öğrencileri zorluyor
KKTC’nin bir üniversite adası olduğuna dikkat çeken Muhtaroğlu, ülkede yaklaşık 80-90 bin civarında öğrencinin bulunduğunu belirterek kira ve yurt fiyatlarının öğrenciler açısından önemli bir yük oluşturduğunu söyledi.
Öğrencilerin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Muhtaroğlu, ev sahipleri ve yurt işletmecilerinin fiyatlandırma politikalarında öğrencilerin ödeme gücünü de dikkate alması gerektiğini ifade etti. Uzun dönemli ödeme yapan öğrencilere indirim uygulanmasının bazı işletmeler tarafından tercih edildiğini ancak tek başına yaşayan bir öğrencinin altı aylık veya yıllık ödemeleri karşılamakta zorlanabileceğini belirtti.
Muhtaroğlu, esnafın da öğrencilere özel indirimler uygulamasını önererek restoran, giyim ve diğer sektörlerde öğrenci dostu fiyat politikalarının hem öğrencilerin yaşam maliyetini azaltacağını hem de ülkenin üniversite adası kimliğini güçlendireceğini söyledi.
Asgari ücret ile yaşam maliyeti arasındaki makas büyüyor
KKTC’de kiraların özellikle Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa gibi bölgelerde yüksek seviyelere ulaştığı belirtilirken, kira, gıda, elektrik, su ve ulaşım gibi zorunlu giderlerin asgari ücretli çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.
Gelirlerin temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalması nedeniyle vatandaşların kredi kartları ve tüketici kredilerine daha fazla yöneldiğini belirten Muhtaroğlu, borçlanmanın gelir-gider dengesindeki bozulmanın bir sonucu haline geldiğine dikkat çekti.
Esnafın vergi şikâyeti: “Objektif kriterler uygulanmalı”
Muhtaroğlu, bazı işletmelerden kendisine ulaşan şikâyetlerde, işletmelerin ekonomik kapasitesi ve gerçek kazançlarıyla orantısız vergi talepleriyle karşılaştıklarının ifade edildiğini söyledi. Re'sen vergi uygulamasının gerekli koşullarda kullanılabileceğini belirten Muhtaroğlu, ancak uygulamanın işletmenin hacmi, hasılatı ve ekonomik performansıyla orantılı olması gerektiğini vurguladı.
Vergi sisteminde adalet ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çeken Muhtaroğlu, kayıt dışılıkla mücadeleyi desteklediklerini ancak kayıt altında faaliyet gösteren işletmelerin ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan yüksek vergi talepleriyle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Muhtaroğlu ayrıca bazı işletmelere yüksek miktarlarda Re'sen vergi gönderildikten sonra yapılan görüşmeler sonucunda çok daha düşük rakamlara inilmesinin de sistem açısından soru işaretleri yarattığını belirterek daha baştan makul, objektif ve işletmenin gerçek kapasitesine uygun değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti.
Vergi afları konusunda uyarı
Ekonomik sıkıntı dönemlerinde vergi, sosyal güvenlik ve benzeri borçlara yönelik afların anlaşılabilir olduğunu belirten Muhtaroğlu, ancak af uygulamalarının sürekli hale gelmesinin düzenli ödeme yapan vatandaş ve işletmeler açısından adaletsizlik yaratabileceği uyarısında bulundu.
Vergisini ve sosyal güvenlik primini zamanında ödeyenlerin de teşvik edilmesi gerektiğini savunan Muhtaroğlu, düzenli ödeme yapanlara belirli oranlarda indirim uygulanabileceğini belirterek afların istisnai durumlarda kullanılması gerektiğini söyledi.
Merkez Bankası’na faiz uyarısı
Döviz ve altın piyasalarındaki hareketliliği de değerlendiren Muhtaroğlu, döviz kurlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti. Türk Lirası faizlerinin hızlı biçimde düşürülmesinin yatırımcıları döviz, altın ve diğer yatırım araçlarına yönlendirebileceğini belirten Muhtaroğlu, Merkez Bankası’nın faiz politikası konusunda önümüzdeki dönemde daha temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Muhtaroğlu’nun değerlendirmelerine göre KKTC ekonomisinin önündeki temel sorunlar; yüksek yaşam maliyeti, döviz kaynaklı fiyat baskısı, artan kira ve eğitim giderleri, düşük alım gücü, artan borçlanma, vergi uygulamalarına ilişkin adalet tartışmaları ve yerli üretimdeki yetersizlikler olarak öne çıkıyor.
Ekonomist Muhtaroğlu, bu sorunların çözümü için temel tüketim ürünlerinde vergi yükünün azaltılması, yerli üretimin desteklenmesi, piyasadaki rekabetin artırılması, genç girişimcilere düşük faizli ve uzun vadeli finansman sağlanması, öğrencilere yönelik indirimlerin yaygınlaştırılması ve vergi sisteminde daha objektif ve öngörülebilir kriterlerin uygulanması gerektiğini vurguladı.

