
Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu, Kıbrıs Press TV ekranlarında yayınlanan "Daha İyi Bir Sen" programında travma türleri, travma karşısında verilen fiziksel ve psikolojik tepkiler ile bu süreçteki doğru iletişim yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Travmanın "makro" ve "mikro" olarak iki grupta incelendiğini belirten Karasu; doğal afetler, trafik kazaları ve cinsel şiddet gibi durumların makro travma; boşanma gibi zamana yayılan süreçlerin ise mikro travma kapsamına girdiğini söyledi. Yaşanan olağanüstü durumlar karşısında bireylerin "savaş, kaç veya donma" tepkileri gösterebileceğini ifade eden Karasu, olay anında veya sonrasında donup kalmanın, ağlayamamanın ya da tam tersi yoğun duygusal tepkiler vermenin beklenen durumlar olduğunu aktardı.
Travma yaşayan kişilerin çevreleri tarafından başkalarıyla kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayan Selin Karasu, şu ifadeleri kullandı:
"Her bireyin yetiştiği aile ortamı, çevresi ve baş etme mekanizması farklıdır. 'Bak o da oradaydı ama senin kadar etkilenmedi' ya da 'Sen neden hâlâ böylesin' gibi cümleler kişide baskı oluşturur. Yaşanan süreçlerin ardından görülen panik, uyku problemleri, irkilme veya yüksek kaygı bir hastalık belirtisi değil, olağanüstü durumlara karşı bedenin ve zihnin verdiği normal tepkilerdir."
“İlk günlerde kişiyi konuşmaya zorlamayın”
Olayların hemen ardından gelen ilk günlerin kritik olduğunu kaydeden Karasu, kişilerin merak duygusuyla sürekli soru yağmuruna tutulmaması gerektiğinin altını çizdi. "Geçti artık", "Güçlü ol" ya da "En azından hayattasın" gibi söylemlerin kişiye fayda yerine zarar verdiğini belirten Karasu, bireyi konuşmaya zorlamak yerine güvenli bir alan açmanın, temel ihtiyaçlarıyla ilgilenmenin ve yanında sessizce bulunarak güven hissi vermenin önemine işaret etti.
Çocuklar da süreçten etkilenebiliyor
Süreçten çocukların da fazlasıyla etkilenebileceğine değinen Karasu; ebeveynlerin çocukları travmatik görüntülerden uzak tutması, yöneltilen sorulara yaşlarına uygun ve kısa yanıtlar vermesi, anne-babanın ise ortak bir dil kullanması gerektiğini söyledi.
Psikoeğitimin ve gerektiğinde profesyonel destek almanın iyileşme sürecindeki önemine dikkat çeken Karasu, travmanın psikiyatrik boyutunu gelecek yayınlarda Dr. Gözde Atölye ile birlikte ele alacaklarını bildirdi.

