
Girne açıklarında batan Filo Jet’in geçmişi uluslararası basının gündemindeki yerini koruyor. AFP’nin IMO ve Equasis kayıtlarına dayandırdığı incelemeye göre, 2001’de IrisJet adıyla kayıtlara giren Fransız yapımı katamaranın yıllar içinde farklı isim ve bayraklarla hizmet verdiği, bazı dönemlere ilişkin kayıtlar arasında ise farklılık bulunduğu belirtildi.
Girne açıklarında batan Filo Jet’in geçmişi uluslararası basının gündemindeki yerini koruyor.
Fransız haber ajansı AFP, geminin önceki adının IrisJet olduğunu belirterek, katamaranın farklı ülkelerin bayrakları altında geçen yaklaşık 25 yıllık kayıt geçmişine dikkat çekti.
AFP, incelemesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) kayıtları ile küresel ticari gemi veri tabanı Equasis’te yer alan bilgileri karşılaştırdı.
Ajansın aktardığı bilgilere göre Fransız yapımı katamaran ilk kez 2001 yılında kayıtlara girdi. Geminin o dönemdeki adı Filo Jet değil, IrisJet olarak geçiyordu.
İspanya ve Yunanistan bayrakları
AFP’nin haberinde, IMO kayıtlarında geminin 2011-2017 yılları arasında İspanya bayrağı altında gösterildiği belirtildi.
Buna karşılık Equasis verilerinin gemiyi 2011 yılına kadar İspanya bayrağı altında gösterdiği, sonrasında kayıtlarda yaklaşık altı yıllık bir boşluk bulunduğu ve geminin 2017 yılında Yunanistan bayrağıyla yeniden ortaya çıktığı aktarıldı.
İki farklı veri kaynağındaki kayıt dizileri arasındaki bu farklılığın nedenine AFP haberinde açıklık getirilmedi.
2024’ten itibaren Filo Jet
AFP, geminin 2024 yılından itibaren Filo Jet adıyla ve Kıbrıs bayrağı altında faaliyet gösterdiğini bildirdi.
Ajansın ortaya koyduğu bilgiler, geminin isim, bayrak, mülkiyet ve işletme geçmişinin soruşturma kapsamında ayrıntılı biçimde incelenmesinin önemini gündeme getirdi.
Özellikle geminin hangi tarihlerde hangi sicile bağlı olduğu, söz konusu dönemlerde hangi şirketler tarafından işletildiği ve denetimlerinin hangi kurumlar tarafından gerçekleştirildiği soruları önem taşıyor.
Ancak farklı veri tabanlarında kayıtların farklılık göstermesi tek başına herhangi bir usulsüzlüğün kanıtı olarak değerlendirilemez. Söz konusu farklılıkların nedenlerinin ve geminin geçmişine ilişkin diğer ayrıntıların, resmi kayıtlar ve yürütülecek soruşturma kapsamında ortaya konulması gerekiyor.

