BIST 100
14.624,02 0,33%
DOLAR
48,2453 0,24%
EURO
56,0140 -0,24%
GRAM ALTIN
7.094,98 -0,39%
BITCOIN
79.288,00 -1,02%
FAİZ
40,06 -0,20%
GÜMÜŞ GRAM
107,82 0,51%
GBP/TRY
65,3988 -0,20%
EUR/USD
1,1606 -0,40%
BRENT PETROL
87,86 -0,57%
ÇEYREK ALTIN
11.599,62 -0,40%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
35 °
  • ANASAYFA
  • KKTC
  • İlk 24 Saate Dikkat! Yenidoğan bakımında uzmanından kritik uyarılar

İlk 24 Saate Dikkat! Yenidoğan bakımında uzmanından kritik uyarılar

ÖZEL HABER ŞABLON (69)

KIBRIS PRESS ÖZEL HABER

Kıbrıs Press TV’de Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu’nun sunduğu “Daha İyi Bir Sen” programında, yenidoğan döneminde anne ve babaların dikkat etmesi gerekenler kapsamlı şekilde ele alındı. Programa konuk olan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri) Uzman Doktor Çağla Uçar Ayoğlu, bebeğin doğumundan sonraki ilk 24 saatin öneminden beslenmeye, göbek bağı bakımından sarılığa, güvenli uykudan acil müdahale gerektiren durumlara kadar birçok konuda ailelere önemli bilgiler verdi.

Yenidoğan bebeğin aileye katılmasıyla birlikte tüm düzenin değiştiğini belirten Uçar Ayoğlu, özellikle ilk günlerde anne ve babaların kaygıya kapılmak yerine sakin olmaları gerektiğini söyledi. İlk 24 saatte bebeğin sağlığı açısından bazı temel noktaların yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Uçar Ayoğlu, doğumdan hemen sonra ten tene temasın önemine dikkat çekti.

“İlk saatlerde ten tene temas önemli”

Anne sütü konusunda yaşanan kaygıların özellikle yeni annelerde yoğun olduğunu belirten Uçar Ayoğlu, bebeğin anneyle temasının süt üretimini destekleyen önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Yenidoğanın ilk saatlerde yaklaşık 2-3 saatte bir beslenmesinin önemli olduğunu belirten Uçar Ayoğlu, sağlıklı bir bebeğin ilk 24 saat içerisinde idrarını yapmasının, ilk 48 saat içerisinde ise dışkılamasının beklenildiğini kaydetti.

Bebeğin ilk dışkısının siyah renkte olmasının normal olduğunu belirten Uçar Ayoğlu, mekonyum adı verilen bu dışkının zaman içerisinde yeşil ve ardından sarı renge dönüştüğünü ifade etti.

İlk emzirmenin de doğumdan sonraki ilk bir saat içerisinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu belirten Uçar Ayoğlu, “golden hour” olarak adlandırılan bu dönemin anne-bebek bağının güçlenmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

“Babalara büyük görev düşüyor”

Babaların yenidoğan dönemindeki rolüne de dikkat çekildi. Uçar Ayoğlu, babaların özellikle anneyi dış dünyadan gelebilecek baskılara karşı koruması, ortamı sakinleştirmesi, anne ve bebeğin mahremiyetini sağlaması ve anneye psikolojik destek vermesi gerektiğini belirtti.

Anneye “Sen yeterlisin, elinden geleni yapıyorsun” gibi destekleyici ifadeler kullanılmasının önemli olduğunu söyleyen Uçar Ayoğlu, aile büyüklerinin aşırı müdahalelerine karşı sınır koyma konusunda da babaların destekleyici bir rol üstlenebileceğini ifade etti.

Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu ise anne ve babaların kendilerini sürekli başkalarıyla kıyaslamaması gerektiğini belirterek, her çocuğun gelişim sürecinin farklı olduğuna dikkat çekti.

“Bebeği kat kat giydirmeyin”

Yenidoğanların üşüyeceği endişesiyle fazla giydirilmesinin de doğru olmadığı belirtildi. Uçar Ayoğlu, bebeklerde aşırı sıcaklığın terleme ve sıvı kaybına neden olabileceğine dikkat çekerek, bebeğin yetişkinlerden yaklaşık bir kat fazla giydirilmesinin yeterli olabileceğini söyledi.

Güvenli uyku konusunda da önemli uyarılarda bulunan Uçar Ayoğlu, ilk altı ayda bebeğin anneyle aynı odada ancak farklı yatakta uyumasının önerildiğini belirtti. Bebeğin yatağının düz ve mümkün olduğunca sert olması, içerisinde oyuncak, pelüş eşya ve gevşek örtüler bulundurulmaması gerektiğini ifade etti.

“Göbek bağı için özel ürünlere gerek yok”

Yenidoğan bakımında en çok merak edilen konulardan biri olan göbek bağı bakımına ilişkin de bilgi veren Uçar Ayoğlu, göbek bağının kuru tutulmasının yeterli olduğunu söyledi.

Göbek bağına alkol, batikon veya özel bakım ürünleri uygulanmasına gerek olmadığını belirten Uçar Ayoğlu, bezin göbek bağının üzerine gelmemesi ve bölgenin idrar veya dışkıyla temas etmemesi gerektiğini ifade etti. Göbek bağının genellikle bir-iki hafta içerisinde kuruyarak düşmesinin beklendiğini belirten Uçar Ayoğlu, bebeğin göbek bağı düşmeden de uygun koşullarda yıkanabileceğini kaydetti.

“Yenidoğanları öpmeyin”

Özellikle ziyaretçilere yönelik önemli bir uyarı da yapıldı. Yenidoğan bebeklerin ziyaret sırasında öpülmemesi gerektiği vurgulandı.

Bebeklerin bağışıklık sisteminin hassas olduğuna dikkat çekilirken, yetişkinlerde hafif seyreden bazı enfeksiyonların yenidoğanlarda çok daha ağır sonuçlara yol açabileceği belirtildi. Bu nedenle anne ve babaların, çevreden gelebilecek baskılara rağmen bebeklerinin sağlığı için gerekli sınırları koymaktan çekinmemesi gerektiği ifade edildi.

Yenidoğanın ilk haftalarda evden çıkarılmaması gerektiği yönündeki yaygın inanışın da doğru olmadığı belirtilirken, uygun hava koşullarında ve gerekli önlemler alınarak bebeğin kısa süreli dışarı çıkarılabileceği kaydedildi.

Pişik ve cilt bakımında “daha az, daha iyi”

Bebeklerde pişiği önlemenin en önemli yollarından birinin sık bez değiştirmek olduğu belirtilirken, yenidoğan döneminde gereksiz ürün kullanımından kaçınılması gerektiği ifade edildi.

Uçar Ayoğlu, özellikle ıslak mendil yerine mümkün olduğunda su ve pamuk kullanılmasını önerdi. Banyo sırasında da her seferinde sabun ve şampuan kullanılmasının gerekli olmadığını belirten Uçar Ayoğlu, yenidoğan cildinin hassas yapısı nedeniyle gereksiz kimyasal ürünlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

“Her beyazlık pamukçuk değildir”

Bebeklerin dilinde görülen beyaz tabakanın her zaman pamukçuk anlamına gelmediği de programda ele alındı. Bunun çoğu zaman süt kalıntısı olabileceği belirtilirken, tabakanın silinmeye çalışıldığında kanaması veya dirençli olması durumunda mantar enfeksiyonu ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Saç derisinde oluşan “konak” konusunda da ailelerin bölgeyi zorlayarak temizlemeye çalışmaması gerektiği, çoğu durumda bunun zaman içerisinde kendiliğinden geçebileceği belirtildi.

Sarılıkta en kritik dönem: İlk hafta

Yenidoğan sarılığına da geniş yer verilen programda, sarılığın özellikle doğumdan sonraki 3 ila 5’inci günlerde daha sık görüldüğü belirtildi. İlk haftanın yakın takip açısından önemli olduğuna dikkat çekildi.

Sarılığı bulunan bebeğin aşırı halsizleşmesi ve emmeyi reddetmesi durumunda ailelerin özellikle dikkatli olması gerektiği ifade edildi. Beslenemeyen bebeğin sarılığının daha da artabileceği belirtilirken, erken fark edilmesi halinde fototerapi gibi tedavilerle başarılı sonuçlar alınabildiği kaydedildi.

“Üç aydan küçük bebekte ateş ciddiye alınmalı”

Ailelerin özellikle dikkat etmesi gereken acil durumlar da sıralandı. Üç aydan küçük bebeklerde ateş görülmesi halinde evde kendi kendine ilaç verilmemesi ve mutlaka sağlık profesyoneline başvurulması gerektiği vurgulandı.

Bunun yanı sıra belirgin halsizlik, sıvı kaybı, beslenememe, nöbet, yüksekten düşme, ilaç veya yabancı madde yutma gibi durumlarda da beklemeden tıbbi değerlendirme alınması gerektiği belirtildi.

“Anne ve baba olmayı öğrenmek zaman alır”

Psikolojik boyutunda ise annelerin ve babaların kendilerini yetersiz hissetmemesi gerektiği vurgulandı. Selin Karasu, ebeveynliğin doğuştan gelen bir bilgi değil, zaman içerisinde deneyimlenerek öğrenilen bir süreç olduğunu belirtti.

Anne ve babaların çocuk sahibi olduktan sonra kendi kimliklerini ve eş ilişkilerini de korumalarının önemine dikkat çekilen programda, tüm hayatın yalnızca çocuğun etrafında şekillenmesinin aile içindeki dengeyi olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

Karasu, anne ve babaların kendilerine de zaman ayırmaları gerektiğini belirterek, “İyi anne-baba olmak, kişinin kendisini tamamen yok sayması anlamına gelmez” mesajını verdi.

Ayrıca çocukların gelişim süreçlerinin birbirinden farklı olduğu vurgulanarak, ebeveynlerin çocuklarını akranlarıyla kıyaslamaması gerektiği belirtildi. Erken yaşlardan itibaren kitap okuma, oyun oynama ve ince motor becerilerini destekleyen aktivitelerin çocukların gelişimine katkı sağladığı ifade edildi.

Yenidoğan döneminin hem bebek hem de anne ve baba açısından yeni bir başlangıç olduğuna dikkat çekilen programda, ailelerin kaygılarını internetten veya çevreden edinilen bilgiler yerine çocuk doktorları ve uzmanlardan doğru şekilde öğrenmelerinin önemine vurgu yapıldı.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?