
Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zemini oluşturuldu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Meclis'ten rekor oyla geçti.
T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da imzasından geçerek Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren çerçeve yasa için TBMM'de, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Başkanlığında bir kurul kuruldu.
Kurul 24 Ağustos'ta ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Süreçte önemli adımlar geride bırakılırken, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ndeki programa katılan T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
"KAZANAN KARDEŞLİK, BARIŞ VE İSTİKRAR OLACAK"
"Süreç tamamlandığında kazanan kardeşlik, barış ve istikrar olacak." diyen Erdoğan, yeni bir dönemin kapılarının açılacağı mesajını vererek, "Türkiye yüzyılının inşası başlamıştır." sözlerini kullandı.
"Önümüz ve ufkumuz açıktır." diyerek sürecin herkesçe kazanımlarının olacağının altını çizen Erdoğan konuşmasında, "Büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı sökmüştür." ifadelerine yer verdi.
"TÜRKİYE'Yİ DAHA GÜÇLÜ YARINLARA TAŞIYACAĞIZ"
T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca şu sözleri kullandı:
"Şundan kimsenin şüphesi olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye'nin ufukta yükselişine, buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz.
Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye'yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız.
İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak.

"TÜM KARDEŞ HALKLAR KAZANACAK"
Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek.
Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak.
Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak.
Türkiye ile ve Türk milleti ile birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak.
"KARDEŞÇE KUCAKLAŞMAMIZI ENGELLEYEMEZSİNİZ"
Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz.
Onlara diyorum ki. Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz.
Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz.
"KİRLİ ELLERİ BİLİYORUZ, BİZİM DE BİR HESABIMIZ VAR"
Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz.
Bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz.
Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var.
"KAN TÜCCARLARI KAYBEDECEK"
Hepsinden önemlisi, alemlerin Rabbi olan Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek.
Terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak. Kardeşlik olacak. Barış ve istikrar olacak.
"BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN ŞAFAĞI SÖKMÜŞTÜR"
Kazanan, 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak.
Kimsenin tereddüdü olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı sökmüştür.
Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır.
Allah'ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
"FETHİN MUKADDES HAVASINI BİR KEZ DAHA TENFFÜS EDECEĞİZ"
Ahlat’ta sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Güroymak’tan Adilcevaz’a, Mutki’den Hizan ve Tatvan’a, Bitlis’in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat’tan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Aynı şekilde 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum.
Bizi köklerimizde buluşturan bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfımızı canıgönülden tebrik ediyorum.
Organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı, belediyelerimizi, vakıf ve derneklerimizi ayrı ayrı kutluyorum. Özellikle bizleri hüsnükabul ile karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum.
Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz yarın tarihimizin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi’mizin 955. sene-i devriyesini idrak edeceğiz. Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz.
"AHLAT ŞEHİTLERİN MEKANIDIR"
Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin yani şehitlerin, saadete, selamete ermişlerin yani seyyidlerin, ilahi kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin yani gazilerin mekanıdır.
Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu topraklarda fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır.
Evet, Ahlat her hâliyle şüheda ocağıdır. Gaziler otağıdır. Milletimizin kimlik vesikasıdır.
"ANADOLU’NUN DÜĞÜMÜ AHLAT'TA ÇÖZÜLMÜŞTÜR"
Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol Ahlat’tan açılmıştır. Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir.
Diyar-ı Rum’u Darülislam haline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır. Unutmayın, Ahlat Kubbetülislam’dır.
Ahlat, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadımızın Anadolu’ya giriş kapısıdır. Önce Malazgirt’e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan ruh bugün yine buradadır. Allah’a hamdolsun, dimdik ayaktadır.
"ÇALIŞMAYA KARARLI BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYORUZ"
Kardeşlerim, ataların mirasına sahip çıktığınız için, şu coşkunuz, şu heyecanınız için, dosta güven veren, düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Sizlerin bu teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ediyoruz.
Geçtiğimiz hafta yayımladığımız Cumhurbaşkanı Kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası’nı milli park ilan ettik.
Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum.
"BU KİTABELER MİLLETİMİZİN TAPU SENETLERİDİR"
Bakınız, burada hemen yanı başımızdaki Selçuklu kabristanında ecdadın tezhip ettiği on bine yakın mezar taşımız var.
Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, atalarımızı adeta dile getiren şahidelerimiz var. Bu şahideler, bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir.
Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işlemeler milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir.
Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler, tıpkı çift başlı Selçuklu kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir.
"CÜMLE ECDADIN MEKANI CENNET OLSUN
Bizim milli hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin aziz ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gazi erenlerin, komutanların, cümle ecdadın mekanı cennet olsun.
Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un Fethi’ne, Çanakkale’den Milli Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum.
Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum.
"BURASU, KALPLERİN VE ZİHİNLERİN DE ÇEKİM MERKEZİ OLMUŞTUR"
Özellikle genç kardeşlerimizin burayı iyi dinlemesini istiyorum. Bakınız sevgili gençler, Ahlat asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir.
İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir.
Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir.
Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerin de çekim merkezi olmuştur.
"AHLAT, BİRLİK VE BERABERLİĞİN REMZİDİR"
Ahlat, millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin remzidir.
En güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, her fikre hürmet et. Olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla, taşla. Yabanı ağaca meyve aşıla. Marifet kökünden kesmekte değil, eksiltme yüzünden ar perdesini. Kulak ardı etme hakkın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini. Marifet birlikte, nifakta değil.
Evet, insan rozeti takıp hakkın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil, birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkureyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır.
"GÖNÜL BİRLİĞİ İÇİNDE BURADA TARİHE GEÇEN BİR DESTAN YAZILMIŞTIR"
Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır.
Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz.
Bu düşüncelerle yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferi’mizin 955. yıl dönemi şimdiden hayırlı, mübarek olsun diyorum.
Buluşmamızı teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.

