
Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) KKTC’yi uluslararası alanda soyutlamaya yönelik sistematik girişimlerine ve Girne’de gerçekleştirilmesi planlanan EXIT organizasyonunun iptal edilmesine sert tepki gösterdi.
Yazılı bir açıklama yapan Akpınar, GKRY tarafından yürütülen siyasi baskılar sonucunda festivale katılması beklenen bir grubun programdan çekilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Genel Başkan Fikri Ataoğlu’nun bu girişime karşı ortaya koyduğu tepkiyi önemli bulduğunu kaydeden Akpınar, olayın yalnızca bir festival veya sanat organizasyonu ile sınırlı olmadığını vurguladı.
"Sistematik bir baskı ve kuşatma ile karşı karşıyayız"
Yıllardır KKTC yükseköğretimine, üniversitelerin uluslararası tanınırlığına, akademik iş birliklerine ve öğrenci hareketliliğine yönelik benzer siyasi engellerle karşılaşıldığını hatırlatan Akpınar, Ürdün ve Fas gibi ülkelerde üniversitelerin tanınması sürecinde de Rum kaynaklı diplomatik engellerin devreye sokulduğuna dikkat çekti.
Baskıların turizm, inşaat, emlak, spor ve kültür gibi KKTC'nin dünyaya açılabileceği her alanda farklı biçimlerde karşımıza çıktığını ifade eden Akpınar, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir sanatçının veya grubun KKTC’ye gelmesinin engellenmesine gösterdiğimiz haklı hassasiyeti, üniversitelerimizin uluslararası alandan dışlanmasına, öğrencilerimizin diplomalarının sorgulanmasına da aynı kararlılıkla göstermek zorundayız. Devlet refleksi sektöre göre değişemez. Eğlence ve sanat alanında sesimizi yükseltirken, yükseköğretimimizin veya ekonomimizin önüne konulan engeller karşısında sessiz kalamayız."
"Ortak devlet refleksi ve diaspora ağı kurulmalı"
Sorunun sadece EXIT veya yükseköğretim olmadığını, temel meselenin KKTC’nin dünyayla bağının kesilmesine yönelik politikalar olduğunu belirten Akpınar; hükümete, muhalefete, Meclise, bakanlıklara, üniversitelere ve sivil toplum örgütlerine ortak hareket etme çağrısı yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti ile güçlü ve kurumsal bir koordinasyon içerisinde kalıcı bir mekanizma oluşturulması gerektiğini belirten Akpınar, şu önerileri sıraladı:
-
Uluslararası Sivil Diplomasi Ağı: Yıllardır üzerinde durulan KKTC Diasporası söylemden çıkarılmalı; dünyada yaşayan Kıbrıs Türkleri, akademisyenler ve iş insanları ortak bir dayanışma ağı altında birleştirilmelidir.
-
Proaktif Yaklaşım: Artık olaylara tek tek tepki veren değil, gelişmeleri önceden takip eden ve dünyaya kendi tezlerini anlatan yeni bir KKTC modeline ihtiyaç vardır.
Açıklamasını, "Canına dokunanın canının ağrıdığı, bütünün ise o acıya sessiz kaldığı bir ülke düşünülemez" sözleriyle tamamlayan Akpınar, KKTC’nin haklarını her uluslararası platformda savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

