
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER
Kıbrıs Press TV'de Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu'nun hazırlayıp sunduğu "Daha İyi Sen" programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Dr. Fatma Akkan, antidepresan kullanımından depresyona, toksik ilişkilerden bastırılan duyguların beyin üzerindeki etkilerine kadar birçok önemli konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Akkan, özellikle toplumda antidepresanların yanlış kullanıldığına işaret ederek, "Her üzüntü depresyon değildir. İlaçlar ancak doğru tanı konulduktan sonra uzman kontrolünde kullanılmalıdır." dedi.
Son yıllarda giderek artan antidepresan kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Fatma Akkan, toplumda ilaçlara yönelik hem gereksiz korkular hem de bilinçsiz kullanım alışkanlığının yaygınlaştığını söyledi.
Antidepresanların yalnızca depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar olmadığını belirten Akkan, migren, fibromiyalji, kronik ağrı sendromları, nöropatik ağrılar ve bazı nörolojik hastalıklarda da bu ilaçlardan faydalanıldığını ifade etti. Ancak her hastanın farklı olduğunu vurgulayan Akkan, doktor tavsiyesi olmadan kullanılan antidepresanların ciddi yan etkilere neden olabileceğini dile getirdi.
"Her mutsuzluk depresyon değildir"
Toplumda yaşanan her üzüntünün depresyon olarak değerlendirildiğini söyleyen Dr. Akkan, gerçek depresyonun günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen klinik bir hastalık olduğuna dikkat çekti.
"Bir ayrılık yaşamak, iş değiştirmek ya da sevilen birini kaybetmek insanı elbette üzer. Ancak bunlar yaşamın doğal yas süreçleridir. Her üzüntü depresyon anlamına gelmez." diyen Akkan, depresyon tanısının yalnızca belirtilerin süresi, şiddeti ve kişinin günlük yaşamındaki işlev kaybı değerlendirilerek konulabileceğini belirtti.
"Duygular bastırılmamalı"
Programda ayrılık ve yas süreciyle ilgili de önemli değerlendirmelerde bulunan Dr. Fatma Akkan, insanların acıyı yaşamaktan kaçınmaması gerektiğini söyledi.
Bastırılan öfke, üzüntü ve kaygının zamanla farklı psikolojik ve fiziksel sorunlar olarak geri dönebileceğini belirten Akkan, "Ağlamak istiyorsanız ağlayın, üzülüyorsanız bunu yaşayın. Duygular bastırıldığında ortadan kaybolmaz, yalnızca bilinçaltına itilir ve farklı şekillerde yeniden karşımıza çıkar." ifadelerini kullandı.
Toksik ilişkiler kronik strese yol açıyor
Sağlıksız ilişkilerin yalnızca psikolojiyi değil, bedeni de etkilediğini ifade eden Akkan, uzun süre devam eden toksik ilişkilerin kronik stres oluşturduğunu söyledi.
Kronik stresin zamanla kaygı bozukluklarına, uyku problemlerine, mide-bağırsak rahatsızlıklarına ve yaşam kalitesinde ciddi düşüşe neden olabileceğini belirten Akkan, bireylerin sağlıksız ilişkileri normalleştirmemesi gerektiğini vurguladı.
"İlaçlar bilinçsizce bırakılmamalı"
Antidepresan tedavisinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini belirten Dr. Akkan, ilacın aniden kesilmesinin baş dönmesi, dikkat dağınıklığı, uyku bozukluğu ve çeşitli nörolojik belirtilere yol açabileceğini ifade etti.
İlaçların tek başına çözüm olmadığını da dile getiren Akkan, kişinin yaşam alışkanlıklarını değiştirmesi, duygularıyla yüzleşmesi ve gerektiğinde psikolojik destek almasının tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu ise özellikle ayrılık, yas ve travma süreçlerinde duyguların bastırılmasının iyileşmeyi geciktirdiğini belirterek, bireylerin yaşadıkları süreci kabullenmelerinin ve gerektiğinde profesyonel destek almalarının ruh sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Program boyunca yapılan değerlendirmelerde ortak mesaj ise net oldu: Ruh sağlığında doğru tanı, uzman desteği ve bilinçli tedavi, kulaktan dolma bilgilerden çok daha güvenli ve etkili bir yol sunuyor.

