
KIBRIS PRESS ÖZEL HABER
Mali Denetmen, Mevzuat ve Vergi Yazarı Mehmet Kurt, yürürlüğe giren Prim Affı düzenlemesini Kıbrıs Press için değerlendirdi. Kurt, yapılandırmanın borçlu işverenler için önemli bir fırsat sunduğunu ancak sık sık çıkarılan afların mali disiplini zedeleyerek yeni af beklentilerini de beraberinde getirebileceğine dikkat çekti.
16/1976 Sayılı Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar Yasası ile 73/2007 Sayılı Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında 30 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren Prim Affı düzenlemesi, işverenler ile kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlara geçmiş dönem sosyal sigorta prim borçlarını yeniden yapılandırma imkânı sağladı. Mali Denetmen, Mevzuat ve Vergi Yazarı Mehmet Kurt, Kıbrıs Press'e yaptığı değerlendirmede düzenlemenin hem avantajlarını hem de uzun vadeli etkilerini ele aldı.
Kurt, yapılandırmanın 1 Ocak 2010 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasındaki gecikmiş prim borçları ve bu borçlara ilişkin gecikme zamlarını kapsadığını belirterek, bu haktan yararlanmak isteyenlerin en geç 15 Eylül 2026 tarihine kadar Sosyal Sigortalar Dairesi'nin şube ve bürolarına başvurması gerektiğini hatırlattı.
Düzenlemenin en önemli yönlerinden birinin ödeme kolaylıkları olduğunu vurgulayan Kurt, borcunu tek seferde kapatmayı tercih edenlerin prim borcunun tamamını ve gecikme zammının yalnızca yüzde 10'unu 23 Ekim 2026 tarihine kadar ödemeleri halinde kalan gecikme zamlarının silineceğini ifade etti.
Peşin ödeme yapamayacak işverenler için de çeşitli seçenekler sunulduğunu belirten Kurt, prim borcunun yüzde 25'ini ödeyenlerin gecikme zammının yüzde 90'ından, yüzde 50'sini ödeyenlerin yüzde 65'inden, yüzde 65'ini ödeyenlerin ise yüzde 40'ından yararlanabileceğini söyledi. Kalan borcun ise 36 aya kadar taksitlendirilebileceğini ve ödeme süresi boyunca oluşacak gecikme zamlarının dondurulacağını kaydetti.
Kurt, son yıllarda artan maliyetler ve işletmelerin yaşadığı nakit akışı sorunları dikkate alındığında, yapılandırmanın birçok işveren açısından önemli bir rahatlama sağlayacağını belirterek, "Bu düzenleme, uzun süredir prim borcu bulunan işletmelerin yeniden sisteme dâhil olmasına katkı sağlayabilecek önemli bir fırsattır." dedi.
Ancak düzenlemenin diğer yönünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Kurt, yıllardır primlerini düzenli ödeyen işverenler açısından adalet tartışmasının yeniden gündeme geldiğine işaret etti.
"Yükümlülüğünü zamanında yerine getirenlerle yıllarca bekleyip aflardan yararlananlar arasında nasıl bir denge kurulacağı önemli bir sorudur." diyen Kurt, sosyal güvenlik sisteminin yalnızca prim tahsil eden bir yapı olmadığını, aynı zamanda çalışanların emeklilik hakkını, sağlık güvencesini ve geleceğini güvence altına alan temel bir mekanizma olduğunu ifade etti.
Kurt, sık aralıklarla çıkarılan afların yeni af beklentilerini güçlendirebileceği uyarısında bulunarak, kalıcı çözümün sürekli yapılandırma yapmak değil, düzenli ödeme alışkanlığını teşvik eden sürdürülebilir bir mali disiplin oluşturmak olduğunu söyledi.
"Bir af geçmişteki borçları yeniden yapılandırabilir ancak mali disiplini tek başına yeniden inşa edemez. Asıl hedef, aflara ihtiyaç duyulmayan bir sosyal güvenlik sistemi kurabilmektir." değerlendirmesinde bulunan Kurt, tartışılması gereken esas konunun da bu olduğunu sözlerine ekledi.

