
ABD ordusu, tarih boyunca özellikle siyahi Amerikalılar için önemli bir sosyal ilerleme ve ulusal aidiyet aracı oldu.
İlk siyah dört yıldızlı General Tuskegee Airmen’den General Daniel 'Chappie' James Jr.'a kadar birçok örnek de tarihte yerini aldı.
Ancak 2025'te Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde Savunma Bakanı olarak atanan Pete Hegseth, 'woke' kültürünü ve DEI (Diversity, Equity, Inclusion – Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık) politikalarını eleştirerek 'savaşçı kültürü'nü restore etme vaadiyle göreve başladı.
Bu süreçte ordudaki çeşitlilik odaklı uygulamaları hedef aldı ve önemli tartışmalara yol açtı.
SİYAHİLER VE KADINLAR TERFİ ALMIYOR
Hegseth, 2024'te yayımlanan 'The War on Warriors' kitabında 'diversity is our strength' yani 'çeşitlilik gücümüzdür' ifadesini 'askeri tarihin en aptalca cümlesi' olarak nitelendirerek, terfilerin tamamen liyakat temelli olması gerektiğini savundu.
Göreve geldikten sonra, üst düzey subay terfilerinde doğrudan müdahalelerde bulundu.
Ancak Hegseth'in görev süresi boyunca, örnek sicilleri olsa bile, ne siyahi ne de kadın subaylar daha yüksek rütbelere terfi ettirilmedi.

"EN ÇOK AYRIMCILIĞA 'BEYAZLAR' UĞRUYOR"
Gerçekliği tersine çeviren Hegseth, silahlı kuvvetlerde ayrımcılığa en çok maruz kalan askerlerin beyazlar olduğunu savunuyor.
Sorunun nedenini ise 25 Mayıs 2020'de Minneapolis'te siyahi bir Amerikalı olan George Floyd'un beyaz bir polis memuru tarafından öldürülmesiyle tetiklenen ve Amerika genelinde yaşanan şiddetli protestolara bağlıyor.
BİR YILDA 40 ÜST DÜZEY SUBAYIN TERFİSİNİ ENGELLEDİ'
New York Times'ın haberine göre, Hegseth bu yıl en az 40 üst düzey subayın general/amiral terfisini engelledi veya geciktirdi.
Bunlar arasında orantısız biçimde siyahi ve kadın subaylar yer aldı.
ADAYLAR ERKEK VE BÜYÜK ORANDA BEYAZ OLDU
Özellikle donanmada son listeden 9 subay çıkarıldı; bunların 3'ü kadın, 2'si siyahi erkekti ve sonuçta adaylar tamamen erkek ve büyük oranda 'beyaz' oldu.
Hava Kuvvetleri ve diğer branşlarda da benzer blokajlar yaşandı.

HEGSETH ELEŞTİRİ TOPLADI
Hegseth'in bu müdahaleleri, normalde liyakat odaklı ve siyasi müdahaleden uzak tutulan terfi kurullarının kararlarını 'bypass' etmesi nedeniyle eleştirildi.
Ordu Sekreteri ile bazı anlaşmazlıklar da rapor edildi.

