
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla TBMM Başkanlığına gönderilen tezkerede, Somali'nin güvenliği ve istikrarının tüm bölge için önem arz ettiği belirtildi.
Türkiye'nin 2011'den bu yana Somali Federal Hükümeti ile iki ülke halkının faydasına olacak şekilde, siyasi, sosyal, ekonomik ve güvenlik alanlarında çok yönlü işbirliği tesis ettiği vurgulanan tezkerede, "Ülkemizin Somali halkı nezdinde sahip olduğu itibar ve yıllar içerisinde ülkemize yönelik oluşan güven, işbirliğimizin kesintisiz biçimde sürdürülmesinde önemli bir etken olmuştur. İki ülke arasında yürürlükte bulunan Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Çerçeve Anlaşması, Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması, Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması ve Askeri Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında Somali'de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimiz sürdürülmekte, Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması ve terörle mücadele edebilecek kapasiteye ulaşabilmesini teminen uluslararası toplumla birlikte on yılı aşkın süredir destek sağlanmaktadır." ifadelerine yer verildi.
Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin personel ve diğer kaynaklar açısından yeterli potansiyele sahip olmasına rağmen ekonomik zorluklar sebebiyle görevlerini yerine getirmede istenen seviyeye ulaşamadığı belirtilen tezkerede, Somali Federal Hükümeti'nin, Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması'nda mutabık kalınan amaçlar doğrultusunda, terörizm, deniz haydutluğu, yasa dışı balıkçılık, her türlü kaçakçılık ve diğer tehditlere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nden Silahlı Kuvvetlerin vereceği destek dahil olmak üzere yardım talep ettiği kaydedildi.
Tezkerede, şu ifadelere yer verildi:
"Bu itibarla, mezkur anlaşmada mutabık kalınan amaçlar ile Somali'nin terörle mücadelesine dair Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1 Aralık 2023'teki kararı kapsamında, Somali'nin istikrar ve refahına yönelik bütüncül yaklaşımımız temelinde, Somali'nin ekonomik kaynaklarının korunmasına yardım edilerek kendi kaynaklarından etkin bir şekilde istifade etmesi ve bu sayede savunma ve güvenlik kuvvetlerini ülkenin güvenliğini temin ve idame edecek seviyeye getirmesi öngörülmektedir.
Somali ile gerçekleştirilecek bu işbirliği sayesinde, Somali'nin ekonomik kaynaklarının güvence altına alınması ve dış ticaretimiz ile deniz taşımacılığımız açısından kilit önemdeki bölgede istikrara ve güvenliğe katkıda bulunulması ve Somali ile dostluğumuzun tahkim edilmesi, ayrıca uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren ve milli menfaatlerimizi de olumsuz yönde etkileyebilen Aden Körfezi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki terörizm, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı yürütülen çabalara ülkemizin desteğinin pekiştirilmesi sağlanacaktır.
Bu mülahazalarla hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerimize uygun bir biçimde, gerektiğinde üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütlerle işbirliği imkanları da kullanılarak, Somali ile ülkemiz arasında akdedilen milletlerarası anlaşmaların uygulanması kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Somali'nin terörizm, deniz haydutluğu, yasa dışı balıkçılık, her türlü kaçakçılık ve diğer tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine destek verilmesi amacıyla Somali'nin deniz yetki alanları dahil olmak üzere iki ülke tarafından müştereken belirlenecek bölgelerinde ve münhasıran tespit edilecek kurallarla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 27 Temmuz 2024 tarihli ve 1423 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla verilen iznin süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren 2 yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım."
"Türkiye'nin Somali'deki varlığı hiçbir zaman emperyal bir nüfuz arayışı olmadı"
Tezkere üzerine konuşan Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Somali'nin Türkiye'nin son 15 yılda en fazla emek verdiği ve yatırım yaptığı ülkelerden biri olduğunu ifade etti.
Somali'de atılacak her adımın Türkiye'nin oluşturduğu güveni sarsmayacak mahiyette şekillenmesini isteyen Torun, "Türkiye'nin Somali'deki varlığı hiçbir zaman emperyal bir nüfuz arayışı olmadı, tam tersine, devleti çökmüş bir ülkenin yeniden ayağa kalkmasına katkı sunan, kurumlarını güçlendiren ve kendi ayakları üzerinde durmasına yardımcı olan bir anlayışla hareket edildi. Somali'nin hikayesi sıradan bir hikaye değildir. Uzun yıllar diktatörlük yaşamış, ardından devlet otoritesini tamamen kaybetmiş ve onlarca yıl iç savaşın yükünü omuzlamış bir ülkeden bahsediyoruz. Böyle bir ülkede devleti yeniden inşa etmek masa başında alınan kararlarla olmuyor. Devlet ancak toplumun bütün kesimlerinin rızasıyla kurulur." dedi.
Somali'nin artık devlet kurma sürecinin ilk yıllarında olmadığını vurgulayan Torun, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün bambaşka bir eşiğe gelmiştir. Artık konuşmamız gereken mesele, yalnızca terörle mücadele değil demokrasinin kurumsallaşmasıdır, yalnızca güvenlik değil siyasetin meşruiyetidir. Bugün Mogadişu'da anayasal düzen, seçim sistemi ve siyasi geçiş süreci konusunda ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Böyle dönemlerde yapılacak en büyük hata siyasetin güvenlik yöntemleriyle yönetilmeye çalışılmasıdır."
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Somali'ye yapılan yardımları eleştirdi. Somali'ye 4 seferdir tezkereyle askeri destek gönderildiğini anlatan Çömez, Somali'nin diplomatik pasaportlar için bile Türkiye'ye vize uyguladığını belirtti.
Somali'ye kaç askerin ve nelerin gönderileceğinin belirsiz olduğunu söyleyen Çömez, şöyle devam etti:
"Şimdi, önümüzdeki günlerde Somali'yi bekleyen bazı riskler ve tehlikeler var, bunlardan haberdar mıyız, çok emin değilim. Sürekli Somali medyasını takip ediyorum, orada yaşananları izliyorum, El Şebab terör örgütü ile Somali birlikleri arasında çok ciddi çatışmalar var. Yine bugün Somali Guardian'e yansıyan bir habere göre bu çatışmalar alevlenmiş. Mesela buradan soruyorum ve bu karar oylanmadan önce AK Parti'li yetkililerden bunun cevabını istiyorum, bizim oraya göndereceğimiz Türk birlikleri acaba Somali'deki El Şebab terör örgütüyle çatışmak mecburiyetinde kalacak mı? Olur da çatışırsa bunun faturasını, bunun vebalini kim üstlenecek? Bunun karşılığında Türkiye'nin nasıl bir kazanımı olacak? Bununla ilgili açık seçik, net cevaplar bekliyoruz. Bu cevaplar gelmediği takdirde bu tezkereye biz İYİ Parti olarak onay vermeyeceğiz ve destek olmayacağız, bunu açıkça ifade ediyorum. Özellikle bundan önceki tezkerelerin neye mal olduğunu, Türkiye'ye kaç milyon dolara, kaç milyar dolara mal olduğunu, kaç askerimizin gittiğini, hangi mühimmatların gittiğini, hangi vazifelerin ifa edildiğini, bunun karşılığında Türkiye'ye hangi menfaatlerin temin edildiğini bilmek mecburiyetindeyiz. Sadece askerlerimiz mi gidecek yanı sıra, helikopterler, F-16'lar falan olacak mı? Bunların cevabını bilmek istiyoruz."
MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Somali'nin tarihsel süreci ve bugünkü şartları hakkında bilgi verdi.
Somali'nin kaderinin Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesiyle değiştiğini ifade eden Özdemir, "Ülkemizin sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda başlayan destekleri ilerleyen aşamalarda sağlık, eğitim ve güvenlik gibi çok daha geniş bir aşamaya ulaşarak insanca yaşam koşullarını Mogadişu'ya kazandırmıştır. Afrika'ya baktıklarında petrol, altın ve uranyum gören sömürgeci zihniyete karşın Türkiye'nin Somali'de sergilediği ve insanı merkez alan anlayışıyla beraber pekiştirdiği politikaları dünya üzerinde onuruyla yaşayabilmek için umut bekleyen tüm mazlumlar nezdinde ülkemizin kıymetini artırmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
Somali'yle süregelen ilişkilerin bir başka önemli ve stratejik ayağının da bu ülkede Türkiye'nin hayata geçirdiği uzay üssü inşası olduğunu kaydeden Özdemir, şöyle konuştu:
"Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Meclisimize gönderilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresini 2 yıl daha uzatmayı hedefleyen tezkereye olumlu yönde oy vereceğimizi belirtiyoruz. Temennimiz, müspet bir zeminde ilerleyen stratejik hedeflerimizin amacına ulaşması ve Türkiye'nin sadece kendi coğrafyasında değil, dünyanın neresinde olursa olsun, var olan zulümleri ortadan kaldırırken ortaya çıkan güç boşluklarını sömürgeci anlayışla doldurmaya çalışan, böylece küresel barışa zarar veren tüm girişimleri engellemesi ve insana insanca, insanlığa yaraşır yaşam koşullarının Türklüğün yüksek vasıflarıyla himaye edilerek sunulmasıdır."
Görüşmeler sırasında yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Çömez, Milli Savunma Üniversitesi Yalova 18'inci Ana Üs Komutanlığında öğrenci 4 kişinin güneş çarpması sonucu hastalandığını, öğrencilerden 1'inin ise şehit olduğunu söyledi. Şehide Allah'tan rahmet, millete başsağlığı dileyen Çömez, sıcağa karşı önlem alınmasını istedi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk de Yalova'da şehit olan askere Allah'tan rahmet diledi.
Çelenk, Somali'deki Türk askeri sayısını hiçbir zaman öğrenemediklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Bizim bu konuya bakışımız DEM PARTİ olarak belli. Biz burada hem bu meseleye bir yandan Somali'deki sonuçları bakımından bakıyoruz ama bir yandan da Türkiye'nin dış politikasının hangi eksende ilerlediğini anlamak üzere de bakıyoruz ve öyle bakmak zorundayız. Bu tezkereler hiçbir zaman barış perspektifini ve barış umudunu sahiplenen tezkereler olmuyor. Zaten barış askeri, militarist gücün ve silahlanma kapasitesinin güçlendirilmesiyle başarılabilecek bir şey değil. Biz böyle düşünüyoruz ve bu tezkereleri destekleyemiyoruz. Biz barışın ve güvenliğin diplomasiyle, demokrasiyle, doğaya ve çevreye saygıyla, kaynakların eşit dağılımı ve tabandan yükselen ekonomik güçlenmeyle halkların kendi geleceğini kendi iradesiyle belirlemesiyle inşa edileceğine inanan bir siyasi gelenekten geliyoruz."
"İçeriğini hala öğrenemediğimiz bir anlaşmaya dayanarak önümüze tezkere koyuyorsunuz"
CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, Türk ordusunun bir yandan dünya barışına hizmet ederken ülkenin diplomatik gücünü artırmasından 5 kıtada Türk bayrağını dalgalandırmasından kıvanç duyacaklarını belirterek, uluslararası görevlendirmelere karşı olmadıklarını söyledi.
Tan, bugüne kadar Aden Körfezi'nden Kosova'ya kadar birçok barış gücü operasyonu için onay verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Askeri görevlendirmelerin barış gücü operasyonları veya ülkemizin doğrudan güvenliğini ilgilendiren terörle mücadele faaliyetleri için yürütüldüğüne inandığımızda desteğimizi asla esirgemedik. Fakat siz gözümüzle görmediğimiz, imzalanmasının üzerinden 2,5 yıl geçmesine rağmen içeriğini hala öğrenemediğimiz bir anlaşmaya dayanarak önümüze tezkere koyuyorsunuz. Ayrıca güvenlik tehditleri her yıl güncellenirken yılda 1 yenilenmesi gereken tezkereleri şimdi 2 yıllık hazırlama adeti çıkardınız. Bu, öyle bir alelade bir görevlendirme değil, dünyanın en tehlikeli coğrafyalarından birinden bahsediyoruz, bir yandan Somali kökenli korsanların kriminal faaliyetleri, diğer yandan bölgede Somali, Somaliland ve Etiyopya arasındaki gerilim, ayrıca Yemen'de devam eden kanlı savaş, donanmamızın görev yapmasının istendiği coğrafyanın ne kadar tehlikeli olduğunu açıkça ortaya koyuyor."
Somali tezkeresinde güvenlik boyutu açısından dikkate alınması gereken ve hamasetle geçiştirilemeyecek birçok sorun alanı bulunduğunu ifade eden Tan, Orta Doğu'nun yalnızca üç yıl içerisinde çok taraflı çatışmaların merkezi haline geldiğini belirtti.
Somali'nin kendisinin Somaliland'daki ayrılıkçı hareketten dolayı her an kendi içerisinde veya Etiyopya'yla yeni bir çatışmaya girebileceğini söyleyen Tan, "Somali'nin kendi içerisinde zaten birlik yok, Eş Şebab terör örgütünün bu ülkedeki kanlı eylemlerini yıllarca dehşet içinde izledik. Somali'de askeri varlığımız bulunabilir, Somali'nin resmi ve meşru ordusunu eğitebiliriz; bunlara yönelik girişimlere de bir itirazımız yok fakat Somali içindeki veya Somali'nin komşularıyla yaşayacağı bir çatışmada taraf olmayız. Bir ülkeye destek vermek, onun savunma kapasitesini artırmak başka şey, o ülkenin girdiği bir çatışmada taraf olmak çok başka bir şeydir." diye konuştu.
"Türkiye'nin iş ve güvenlik diplomasisine duyulan güvenin tezkeresidir"
AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, tezkereyi yalnızca bir dış politika veya güvenlik meselesi şeklinde değerlendirmenin eksik bir yaklaşım olacağını belirterek, tezkerenin aynı zamanda Türkiye'nin son 24 yılda adım adım inşa ettiği enerji ve güvenlik vizyonunun, Afrika açılımının ve küresel ölçekte artan etkinliğinin de önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.
Somali'nin güvenliği ve istikrarının yalnızca Somali halkı için değil; Aden Körfezi, Arap Denizi ve Hint Okyanusu havzasının güvenliği ve istikrarı açısından da büyük önem taşıdığını söyleyen Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün görüşmekte olduğumuz tezkereyle amaçlanan; Somali’nin terörizm, deniz haydutluğu, silahlı soygun, yasa dışı balıkçılık, kaçakçılık ve diğer tehditlerle mücadelesine destek olmaktır. Bununla birlikte hedefimiz yalnızca güvenlik alanında geçici bir destek sunmak değildir. Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, ülkenin kendi güvenliğini sağlayabilecek kurumsal ve operasyonel kabiliyete ulaşması ve deniz yetki alanlarında güvenlik ve kontrolün tesis edilmesi, işbirliğimizin temel unsurlarıdır.
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Somali'nin talebi ve iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali'nin güvenliğine katkı sunmaya devam edecektir. Bu tezkere; Türkiye'nin iş ve güvenlik diplomasisine duyulan güvenin tezkeresidir. Türk mühendisine duyulan güvenin tezkeresidir. Türk denizcisine duyulan güvenin tezkeresidir. Ve her şeyden önemlisi, Türkiye'nin küresel ölçekte üstlenmeye başladığı yeni rolün tezkeresidir. Unutmayınız ki bu tezkere bir ülkeyle yapılan teknik bir iş birliğinin değil; Türkiye Yüzyılı güvenlik ve ekonomi vizyonunun, enerji diplomasisinin ve küresel ölçekte etkin bir Türkiye idealinin önemli bir yansımasıdır."
Genel Kurul'un çalışma takvimi
AK Parti'nin, Genel Kurulun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi ise kabul edildi. Buna göre, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına, Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ikinci sırasına, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansına ilişkin anlaşma ise gündemin üçüncü sırasına alındı.
Genel Kurulun bu kanunların görüşülmesinin tamamlanmaması halinde 24 Temmuz Cuma günü de çalışması kararlaştırıldı.
Genel Kurulda, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerine bugün geçilecek.

