BIST 100
12.254,05 0,85%
DOLAR
49,3678 0,15%
EURO
55,2787 0,43%
GRAM ALTIN
6.644,40 0,47%
BITCOIN
83.302,00 0,38%
FAİZ
39,57 0,30%
GÜMÜŞ GRAM
95,91 0,28%
GBP/TRY
65,4390 0,40%
EUR/USD
1,1186 0,28%
BRENT PETROL
102,91 0,00%
ÇEYREK ALTIN
10.863,60 0,47%
lefkosa Parçalı Az Bulutlu
lefkosa hava durumu
27 °
  • ANASAYFA
  • KKTC
  • Töre: “Devlete ve Cumhuriyete inanmıyorlar”

Töre: “Devlete ve Cumhuriyete inanmıyorlar”

ÖZEL HABER ŞABLON (89)

KIBRIS PRESS ÖZEL HABER

 

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi eski Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs Press TV’de yayınlanan Dilan Gölbaşı’nın sunduğu “Kritik” programında Kıbrıs sorunundaki yeni diplomasi trafiğini, olası 5+1 sürecini, federasyon tartışmalarını ve KKTC’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Töre, “İki egemen devlet olmadan anlaşma mümkün değil” dedi.

Kıbrıs’ta yeniden hareketlenen diplomasi trafiğini ve gündeme gelen olası 5+1 toplantısını değerlendiren Töre, kapsamlı bir çözüm için öncelikle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Federasyon temelindeki çözüm modeline karşı çıkan Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin siyasi varlığından taviz verilmemesi gerektiğini belirterek, çözümün ancak iki tarafın egemen eşitliği temelinde mümkün olabileceğini söyledi.

“DEVLETE VE CUMHURİYETE İNANMIYORLAR”

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) federasyon ve “Birleşik Kıbrıs” yaklaşımını da eleştiren Töre, CTP’nin KKTC’nin siyasi varlığına yeterince sahip çıkmadığını savundu.

Siyasi eşitlik ile egemen eşitliğin aynı anlama gelmediğini vurgulayan Töre, geçmişte CTP’den başbakanlık yapan bir siyasetçinin Meclis kürsüsünde KKTC’nin kuruluşuna yönelik eleştirel ifadeler kullandığını hatırlattı.

Töre, CTP’nin siyasi yaklaşımını eleştirerek, “Bu partinin yapısı, fikirleri ve ideolojik düşünceleri KKTC’yi benimsemiyor. İdealleri, Rumlarla tek devlet çatısı altında yeniden birleşerek federasyon oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.

Töre ayrıca geçmişte CTP’li bazı siyasetçilerin 29 Ekim törenleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uçuşları ve Meclis önündeki eylemlerle ilgili tutumlarını da eleştirerek, bu yaklaşımların devlet ve güvenlik politikalarıyla bağdaşmadığını savundu.

“KKTC’DEN VAZGEÇİLDİĞİ İZLENİMİ VERİLMEMELİ”

KKTC’nin sahiplenilmesi gerektiğini belirten Töre, hiçbir siyasi aktörün devletin geleceğinden vazgeçildiği izlenimi yaratacak söylemler kullanmaması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs Türk halkının geçmişte verdiği mücadeleye dikkat çeken Töre, şehit ve gazilerin fedakârlıklarının unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Siyasi duruşun yalnızca milli günlerde yapılan açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Töre, mesajını, “Diklenmeyelim ama dik duralım” sözleriyle verdi.

“TÜRKİYE’NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTİSİ DEVAM ETMELİ”

Rum Yönetimi’nin Fransa ve İsrail ile geliştirdiği askeri iş birliklerine dikkat çeken Töre, bölgedeki güvenlik dengelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu savunan Töre, Türk askerinin adadaki varlığının devam etmesi gerektiğini belirtti.

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarına da değinen Töre, Kıbrıs Türk tarafının denizlerdeki haklarının korunması gerektiğini ifade etti.

Töre, bu konudaki görüşünü net şekilde ortaya koyarak, “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi devam etmeli. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devam etmeli” dedi.

Ulusal Birlik Paritisi Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi eski Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs Press TV’de yayınlanan Dilan Gölbaşı’nın sunduğu “Kritik” programında Kıbrıs sorunundaki yeni diplomasi trafiğini, olası 5+1 sürecini, federasyon tartışmalarını ve KKTC’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Töre, “İki egemen devlet olmadan anlaşma mümkün değil” dedi.

Kıbrıs’ta yeniden hareketlenen diplomasi trafiğini ve gündeme gelen olası 5+1 toplantısını değerlendiren Töre, kapsamlı bir çözüm için öncelikle Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Federasyon temelindeki çözüm modeline karşı çıkan Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin siyasi varlığından taviz verilmemesi gerektiğini belirterek, çözümün ancak iki tarafın egemen eşitliği temelinde mümkün olabileceğini söyledi.

“DEVLETE VE CUMHURİYETE İNANMIYORLAR”

Töre, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin federasyon ve “Birleşik Kıbrıs” yaklaşımını da eleştirdi. CTP’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin siyasi varlığına yeterince sahip çıkmadığını savunan Töre, siyasi eşitlik ile egemen eşitliğin aynı kavramlar olmadığını vurguladı.

Geçmişte CTP’den başbakanlık yapan bir ismin Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde “KKTC’yi kurmakla ayağımıza kurşun sıktık” yönünde ifade kullandığını hatırlatan Töre, bu yaklaşımın CTP’nin KKTC’ye bakışını ortaya koyduğunu savundu. Töre, “Bu partinin yapısı, fikirleri ve ideolojik düşünceleri KKTC’yi benimsemiyor. İdealleri, Rumlarla tek devlet çatısı altında yeniden birleşerek federasyon yapısı oluşturmaktır.” dedi.

Töre, geçmişte Maliye Bakanlığı görevinde bulunmuş başka bir CTP’li ismin ise kötü hava koşulları nedeniyle ertelenen 29 Ekim törenlerinin ardından “Kutlamasak da olur, zaten bizim değildir” şeklinde ifadeler kullandığını iddia etti. Töre, CTP’li bir kadın milletvekilinin Türk Silahlı Kuvvetleri jetlerinin uçuşlarından rahatsızlık duyduğunu ve “Çocuklarımız korkuyor, yaşlılarımızın sinirleri bozuluyor” ifadelerini kullandığını aktardı.

Meclis önünde gerçekleştirilen bazı eylemlerde CTP milletvekillerinin göstericilere rehberlik ettiğini ve güvenlik güçleriyle yaşanan müdahalelerde kapıların kırılmasına zemin hazırlandığını iddia eden Töre, bu tutumun güvenlik politikalarıyla bağdaşmadığını savundu. Töre ayrıca CTP Genel Başkanının geçmişte Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi çevresindeki eylemlerde güvenlik tellerinin çekilmesine katıldığını ve devlete karşı gerçekleştirilen gösterilerde yer aldığını ileri sürdü.

“KKTC’DEN VAZGEÇİLDİĞİ İZLENİMİ VERİLMEMELİ”

KKTC’nin sahiplenilmesi gerektiğini belirten Töre, hiçbir siyasi aktörün devletin geleceğinden vazgeçildiği izlenimi yaratacak söylemler kullanmaması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs Türk halkının geçmişte verdiği mücadeleye dikkat çeken Töre, şehit ve gazilerin fedakârlıklarının unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Siyasi duruşun yalnızca milli günlerde yapılan açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Töre, mesajını, “Diklenmeyelim ama dik duralım” sözleriyle verdi.

“TÜRKİYE’NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTİSİ DEVAM ETMELİ”

Rum Yönetimi’nin Fransa ve İsrail ile geliştirdiği askeri iş birliklerine dikkat çeken Töre, bölgedeki güvenlik dengelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu savunan Töre, Türk askerinin adadaki varlığının devam etmesi gerektiğini belirtti.

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarına da değinen Töre, Kıbrıs Türk tarafının denizlerdeki haklarının korunması gerektiğini ifade etti.

Töre, bu konudaki görüşünü net şekilde ortaya koyarak, “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi devam etmeli. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devam etmeli” dedi.

“RUM TARAFININ AZINLIK ANLAYIŞI GÜVENİ ZEDELİYOR”

Rum tarafının Kıbrıs’ı “Helen adası” olarak gördüğünü ve Kıbrıs Türklerini azınlık olarak değerlendirdiğini savunan Töre, geçmiş dönemlerde Rum ve Yunan siyasetçiler tarafından yapılan açıklamaların ortak bir devlet modeline duyulan güveni zedelediğini söyledi.

Töre, Rum tarafının askeri ve siyasi tutumunun yanı sıra KKTC’ye yönelik uluslararası izolasyonların da çözüm sürecinin önündeki önemli engeller arasında bulunduğunu ifade etti.

Kültür, spor ve ekonomi alanındaki izolasyonlar devam ederken iki toplum arasında güven ortamı oluşturulmasının zor olduğunu belirten Töre, çözüm arayışının karşılıklı ekonomik ve sosyal kazanımlar üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.

TOPRAK KONUSUNDA NET MESAJ: “TAVİZ VERİLMEMELİ”

Geçmiş müzakere süreçlerinde gündeme gelen haritalar ve yüzde 29 seviyesindeki toprak düzenlemeleri hakkında da konuşan Töre, Kuzey Kıbrıs’taki demografik, ekonomik ve sosyal yapının geçmişten farklılaştığını söyledi.

Toprak konusunun yalnızca harita üzerinde çizgi değiştirmekten ibaret olmadığını belirten Töre, olası bir düzenlemenin binlerce insanın yaşamını doğrudan etkileyebileceğini savundu.

Yüzde 29’luk bir düzenlemenin kabul edilmesi halinde en az 150 bin kişinin yer değiştirmek zorunda kalabileceğini öne süren Töre, “Bunu yapabilecek misiniz? Ne yapacaksınız? Sadece yer değiştirmekle de olmaz. İnsanlar nasıl geçinecek daha sonra?” diye sordu.

Töre, bugün Kuzey Kıbrıs’ın ekonomik ve sosyal yapısıyla bütünleşmiş yerleşim bölgelerinin yeniden Rum tarafına verilmesine karşı olduğunu belirtti.

“5+1 İÇİN BİR ZEMİN OLDUĞUNU ZANNETMİYORUM”

Olası 5+1 toplantısını da değerlendiren Töre, geçmiş temaslarda gündeme gelen güven artırıcı önlemlerin önemli bölümünün somut biçimde hayata geçirilemediğini savundu.

Mayınların temizlenmesi, mezarlıkların bakımı, yeni geçiş kapılarının açılması, enerji ve sağlık alanlarındaki iş birliği gibi başlıklara dikkat çeken Töre, yeni bir toplantının yalnızca diplomatik temas düzeyinde kalmaması gerektiğini söyledi.

Geçiş kapıları, ara bölgedeki mayınlar, mezarlıklar ve ibadet yerleri gibi konuların öncelikle ele alınabileceğini belirten Töre, “Önce somut adım atılmalı” mesajı verdi.

Töre, mevcut şartlarda kapsamlı bir anlaşma için gerekli zeminin oluşmadığını belirterek, “5+1 için bir zemin olduğunu zannetmiyorum” dedi.

“İKİ EGEMEN DEVLET OLMADAN ANLAŞMA MÜMKÜN DEĞİL”

Töre, Kıbrıs sorununda çözümün temel parametresinin iki tarafın egemen eşitliği olması gerektiğini savundu.

Geçmiş müzakere süreçlerinde Rum tarafının yönetim ve güç paylaşımı konusunda Kıbrıs Türk tarafının etkin karar alma ve veto yetkisine karşı çıktığını belirten Töre, federasyon modelinin Kıbrıs Türk tarafının güvenliğini ve siyasi varlığını garanti altına almayacağını savundu.

Çözüm modeline ilişkin görüşünü açıkça ortaya koyan Töre, sözlerini şöyle tamamladı:

“İki egemenlik olacak. Bir egemenlik Güney Kıbrıs’ta, bir egemenlik Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafında. Egemen eşitlik olacak. Uluslararası eşit temsiliyet olacak. Böyle olursa biz bir anlaşmaya hazırız.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?