BIST 100
12.254,05 0,85%
DOLAR
49,3678 0,15%
EURO
55,2787 0,43%
GRAM ALTIN
6.644,40 0,47%
BITCOIN
83.302,00 0,38%
FAİZ
39,57 0,30%
GÜMÜŞ GRAM
95,91 0,28%
GBP/TRY
65,4390 0,40%
EUR/USD
1,1186 0,28%
BRENT PETROL
102,91 0,00%
ÇEYREK ALTIN
10.863,60 0,47%
lefkosa Parçalı Az Bulutlu
lefkosa hava durumu
27 °
  • ANASAYFA
  • Genel
  • Seni Eleştirenler Neden Bir Gün Senin Gibi Davranır?

Seni Eleştirenler Neden Bir Gün Senin Gibi Davranır?

Bir düşünün… Giydiğiniz kıyafet, gittiğiniz yerler, yaptığınız işler ya da aldığınız kararlar yüzünden eleştirildiğinizi fark ediyorsunuz. Hakkınızda konuşuluyor, kimi zaman yapmadığınız şeyler bile size mal ediliyor. Kendinizi açıklamaya çalışıyor, belki susuyor, belki de yaşananları anlamlandırmaya uğraşıyorsunuz. Aradan zaman geçiyor ve bir bakıyorsunuz, sizi eleştiren insanlar sizin yaptıklarınıza benzer şeyler yapmaya başlamış. Üstelik siz aynı şeyleri yaparken destek göremediğiniz halde, onlar takdir ediliyor.

İşte o an insanın aklından pek çok soru geçiyor: Madem yaptığım şey bu kadar yanlıştı, şimdi neden aynısını yapıyorsun? Ben uğraşırken neden eleştirildim, sen yaptığında neden alkışlanıyorsun? Yoksa başından beri sorun yaptığım şey değil miydi?

Böyle bir durumla karşılaşan insanın hissettiği şey yalnızca şaşkınlık değildir. Kırgınlık, öfke, haksızlığa uğrama ve değersiz hissetme duyguları da ortaya çıkabilir. Çünkü bazen bizi asıl inciten, bir başkasının yaptığımızı yapması değil, bizim çabamızın görülmediğini düşünürken aynı çabanın başkasında takdir edilmesine tanık olmaktır.

 

Peki, bir insan neden kendisini eleştirdiği bir davranışı daha sonra kendisi de sergilemeye başlar?

İnsanlar birbirlerinden etkilenir. Çevremizdeki kişilerin nasıl davrandığını, neleri başardığını, nasıl kararlar aldığını ve hangi özellikleriyle dikkat çektiğini gözlemleriz. Bazen bir başkasının cesaretini, özgüvenini veya kurduğu düzeni beğenir, farkında olmadan ondan öğreniriz. Bazen de başka birinin sahip olduğu bir özellik, kendimizde eksik hissettiğimiz bir yönü hatırlatır.

Örneğin, kendi kararlarını rahatça uygulayan birini düşünün. Bu kişi çevresinden onay beklemeden hareket ediyor, yeni fikirler üretiyor ve kendi yolunu çiziyor olabilir. Onun bu davranışları, kendi hayatında aynı rahatlığı gösteremeyen birinde hem hayranlık hem de rahatsızlık yaratabilir. Kişi bu duygusunu kabul etmek yerine diğerinin yaptıklarını küçümsemeyi veya eleştirmeyi seçebilir. Zamanla eleştirdiği davranışın kendisine de cazip geldiğini fark edebilir.

Burada kıskançlık, kendini başkasıyla karşılaştırma ve yetersiz hissetme gibi duygular rol oynayabilir. Ancak her taklit ya da benzer davranış kıskançlık anlamına gelmez. Bazen insan, daha önce anlamadığı bir davranışı zamanla benimser; bazen de çevresinden gördüklerini öğrenerek kendi hayatına taşır. Bir insanın neden böyle davrandığını kesin olarak bilmek mümkün olmasa da bu davranışın bizde yarattığı etkiyi anlamak mümkündür.

 

Çünkü konunun bir de bizim tarafımızdan yaşanan kısmı vardır.

Bir düşünün; bir iş kurmak, bir fikri hayata geçirmek veya kendinize yeni bir yol açmak için uzun süre emek veriyorsunuz. Gecenizi gündüzünüze katıyor, hata yaptığınızda yeniden deniyor ve gelişmek için uğraşıyorsunuz. Bu süreçte çevrenizden destek beklerken eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Belki yaptıklarınız küçümseniyor, belki fikirleriniz yeterince önemsenmiyor. Daha sonra benzer şeyleri yapan başka birinin övgü aldığını görüyorsunuz.

Bu durumda hissettiğiniz kırgınlığın altında yalnızca taklit edilmek olmayabilir. Belki de en çok, çabanızın zamanında görülmemiş olması canınızı yakıyordur. İnsan, değer verdiği kişiler tarafından anlaşılmayı ve emeğinin fark edilmesini ister. Bu ihtiyaç karşılanmadığında kendisini önemsiz hissedebilir. Özellikle sürekli eleştirildiği bir ortamda kişi, yaptığı işin doğruluğundan bile şüphe etmeye başlayabilir. Başkalarının onayını almak için daha fazla çabalayabilir, kendisini açıklamak zorunda hissedebilir veya bir süre sonra kendi kararlarına güvenmekte zorlanabilir. Ardından, bir zamanlar kendisini eleştiren kişilerin benzer davranışlarla takdir edildiğini görmek, geçmişte yaşadığı duyguları yeniden canlandırabilir. Kişi yalnızca bugünkü duruma değil, daha önce kendisini yalnız ve değersiz hissettiği anlara da tepki veriyor olabilir.

Psikolojik açıdan bu nedenle yaşanan olayın kendisi kadar, kişinin o olaya yüklediği anlam da önemlidir. Bir başkasının sizin yaptığınıza benzer bir şey yapması tek başına sizin değerinizi azaltmaz. Ancak bunu geçmişte yaşadığınız haksızlıklarla birlikte değerlendirdiğinizde, durum çok daha incitici hale gelebilir.

 

Peki, bu duygular zamanla insanın hayatını nasıl etkiler?

İnsan kendisini haksızlığa uğramış hissettiğinde, dikkatini farkında olmadan karşısındaki kişiye yöneltebilir. Onun ne yaptığını, kimlerden destek gördüğünü, nasıl ilerlediğini takip etmeye başlar. Geçmişte söylenenleri hatırlar, bugünkü davranışlarla karşılaştırır ve zihninde aynı sorulara tekrar tekrar döner.

Bu düşünceler uzadıkça kişinin kendi hayatına ayırdığı alan daralabilir. Kendi hedeflerine odaklanmakta zorlanabilir, yeni bir şey yaparken başkalarının ne düşüneceğini hesaplayabilir veya yaptığı işin değerini başkalarının tepkilerine göre ölçebilir. Bir başkasının başarısı kendi başarısızlığı gibi hissettirmeye başladığında, insan farkında olmadan kendi yolundan uzaklaşabilir. Bazı kişiler bu deneyimlerden sonra daha temkinli davranmaya başlar. Planlarını daha az paylaşır, insanlara hemen güvenmez ve her şeyi kendi başına yapmayı tercih eder. Bir zamanlar destek bekledikleri yerde eleştiriyle karşılaşmış olmaları, yeniden hayal kırıklığı yaşamamak için kendilerini koruma ihtiyacı doğurabilir.

Bu tutumun bir yanı sağlıklı sınırlar geliştirmekle ilgilidir. Her düşüncemizi herkesle paylaşmak zorunda değiliz. Her insanın bizi anlamasını veya desteklemesini bekleyemeyiz. Ancak yaşadığımız hayal kırıklıkları nedeniyle hiç kimseye güvenmemeye, destek istememeye ve bütün yükü tek başımıza taşımaya başlarsak kendimizi korumaya çalışırken yalnızlaşabiliriz. Burada önemli olan, insanlardan tamamen uzaklaşmak değil, ilişkilerimizi daha bilinçli değerlendirmektir. Kimin yanında kendimiz gibi davranabildiğimizi, kimin yanında sürekli kendimizi savunmak zorunda kaldığımızı ve hangi ilişkilerin bizi tükettiğini fark etmek, kendi sınırlarımızı belirlememize yardımcı olabilir.

 

Peki, bu duygu yüküyle nasıl baş edebiliriz?

Öncelikle kendimize karşı dürüst olmamız gerekir. Bir başkasının davranışına neden bu kadar takıldığımızı anlamaya çalışabiliriz. Çünkü bazen öfkemizin altında görülme ihtiyacı, bazen kırgınlığımızın altında karşılık bulmayan bir emek, bazen de geçmişte yaşadığımız değersizlik duygusu bulunabilir.

Bunu fark etmek için kendinize küçük bir çalışma yapabilirsiniz.

 

Bir kağıt alın ve üç soruyu cevaplayın:

 

 

 

  1. Beni en çok ne incitti?

Bir başkasının benim yaptığımı yapması mı, geçmişte eleştirilmiş olmam mı, yoksa benim çabamın görülmediğini düşünmem mi? Olayın kendisiyle, olayın bende uyandırdığı duyguyu birbirinden ayırmaya çalışın.

 

  1. Bu olaydan sonra kendimle ilgili ne düşünmeye başladım?

Kendinizi yetersiz, değersiz veya başarısız hissettiniz mi? Kendi kararlarınızı sorgulamaya mı başladınız? Başkasının takdir görmesini kendi değerinizin azalması gibi mi algıladınız? Bu düşüncelerin gerçekten yaşanan olaydan mı, yoksa geçmişteki deneyimlerinizden mi beslendiğini anlamaya çalışın.

 

  1. Şimdi kendi hayatım için ne yapabilirim?

Başkalarının ne yaptığını takip etmek yerine kendi hedeflerinize dönmek için küçük bir adım belirleyin. Ertelediğiniz bir işe başlayabilir, sizi destekleyen biriyle konuşabilir veya kendinizi rahatsız hissettiğiniz bir ilişkide sınırlarınızı gözden geçirebilirsiniz.

 

Bu çalışma, yaşadığınız duyguları bir anda ortadan kaldırmayabilir. Ancak dikkatinizi sürekli başkalarının davranışlarında tutmak yerine kendi ihtiyaçlarınızı fark etmenize yardımcı olabilir. Bununla birlikte, yaşadığınız kırgınlıklar zihninizi sürekli meşgul ediyorsa, insanlara güvenmekte zorlanıyorsanız veya bu durum işinizi, ilişkilerinizi ve günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa psikolojik destek almak size iyi gelebilir. Bir psikologla birlikte bu duyguların nereden beslendiğini, neden bu kadar güçlü yaşandığını ve kendinizi korurken ilişkilerinizden bütünüyle uzaklaşmadan nasıl ilerleyebileceğinizi ele alabilirsiniz. Her şeyi tek başınıza çözmek zorunda değilsiniz.

Sonuçta, bir zamanlar sizi eleştiren birinin daha sonra sizin yaptıklarınıza benzer şeyler yapması, geçmişte yaşadığınız kırgınlığı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Emeğinizin görülmemiş olması sizi incitmiş olabilir. Destek beklediğiniz insanlardan eleştiri almış olmanız güveninizi sarsmış olabilir. Bu duyguları hissetmeniz anlaşılırdır.

Ancak bir başkasının davranışını anlamaya çalışırken kendi hayatınızı ikinci plana atmamaya dikkat edin. Çünkü başkalarının sizi nasıl değerlendireceğini, yaptıklarınızı ne zaman takdir edeceğini veya sizinle ne ölçüde benzerlik göstereceğini kontrol edemezsiniz. Kontrol edebileceğiniz şey, bütün bunların içinde kendinize nasıl davrandığınız ve hayatınız için hangi adımları atmayı seçtiğinizdir.

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?