
Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Kanal T’de katıldığı programda Meclis’te yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdenefe, yönetim süreci ile Meclis Başkanı’nın tutumuna sert eleştiriler yönelterek, yaşananların Meclis’in itibarına zarar verdiğini söyledi.
Özdenefe, Meclis Başkanı’nın tarafsızlık ilkesinden uzaklaştığını savunarak, görevini bir Meclis Başkanı gibi değil, partisinin iradesine göre hareket eden bir milletvekili gibi yürüttüğünü ifade etti. Bunun demokratik işleyişe zarar verdiğini belirten Özdenefe, ülkede kuvvetler ayrılığı ilkesinin de zedelendiğini dile getirdi.
“‘Personel yoruldu’ gerekçesi inandırıcı değil”
Gece saatlerinde Meclis’e verilen ani araya da değinen Özdenefe, “personel yoruldu” gerekçesinin yeterli ve inandırıcı olmadığını söyledi.
Böylesine kritik bir yasa sürecinde kararların plansız ve istişaresiz şekilde alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Özdenefe, yaşananların sadece teknik bir aksaklık değil, yönetim anlayışındaki ciddi sorunların da göstergesi olduğunu belirtti.
“Hükümetin iç toplantıları Meclis’i durduramaz”
Özdenefe, iktidarın kendi içindeki karar süreçlerini gerekçe göstererek Meclis çalışmalarını durdurmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Hükümet partilerinin grup toplantıları yapmasının doğal olduğunu ancak bunun Meclis’in haftalarca toplanmamasına, komitelerin çalışmamasına ve yasama faaliyetinin aksamasına gerekçe olamayacağını söyledi.
“Pazartesi toplanacağız sözü tutulmadı”
Meclis Başkanı’nın daha önce “Pazartesi toplanacağız” yönünde söz verdiğini hatırlatan Özdenefe, bu sözün yerine getirilmemesinin kurumsal ciddiyete zarar verdiğini belirtti.
Nisap olması halinde Meclis’in toplanıp karar alması gerektiğini, nisap yoksa da sürecin şeffaf şekilde yönetilerek ertelenmesi gerektiğini vurguladı.
“Yasama, yürütmenin etkisi altında kaldı”
Yaşananları siyasi tarih açısından “çok büyük bir yanlış” ve “vahim bir durum” olarak nitelendiren Özdenefe, yasamanın yürütmenin etkisi altına girdiğini ve adeta bir araca dönüştürüldüğünü savundu.

