
Ekonomide yaşanan sorunların derinleştiğini belirten Saydam, siyasi aktörlerin bu tabloya karşı somut ve uygulanabilir politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi. Saydam, "Hayatı boyunca gerçek bir işte çalışmamış vekiller ekonomiyi nasıl kurtaracak" dedi.
Ekonomist Mehmet Saydam, yaklaşan seçim süreci öncesinde siyasi partilere yönelik dikkat çeken bir eleştiride bulundu.
tv2020 ekranlarında konuşan Saydam, ülkede ekonomik tartışmaların yüzeysel kaldığını savunarak, partilerin somut bir yol haritası ortaya koyamadığını dile getirdi.
Saydam, seçim tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, “seçim olsun da herkes neyin değişip değişmeyeceğini görsün” ifadeleriyle sürecin netleşmesi gerektiğini vurgularken, hem meclis içindeki hem de dışındaki tüm siyasi aktörlere doğrudan çağrı yaptı.
“Ortada ekonomik manifestonuz mu var?” sorusunu yönelten Saydam, mevcut siyasi söylemlerin büyük ölçüde genel ifadelerden ibaret kaldığını savundu.
“HAYATI BOYUNCA GERÇEK BİR İŞTE ÇALIŞMAMIŞ VEKİLLER VAR”
Ekonomik yönetim ve siyasi temsil konusunu da hedef alan Saydam, bazı siyasetçilerin hayatın gerçeklerinden kopuk olduğunu ileri sürdü.
Çalışma hayatı deneyimi olmayan ve siyasi konumunu aile ilişkileri üzerinden elde ettiğini iddia ettiği isimler üzerinden eleştirisini derinleştiren Saydam, bu durumun karar alma süreçlerine de yansıdığını ima etti.
Mevcut ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmesinde ise oldukça sert bir ifade kullanan Saydam, içinde bulunulan dönemi pandemi sürecinden daha ağır olarak nitelendirdi. Saydam Hürmüz Boğazında sıkıntı sürdüğü sürece tedarik zincirinde başta akaryakıt olmak üzere sorunların büyüyeceğine değindi.
Ekonomide yaşanan sorunların derinleştiğini belirten Saydam, siyasi aktörlerin bu tabloya karşı somut ve uygulanabilir politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi.
“HER ÖRGÜT EKONOMİYİ ESASEN TIKAYAN BİR YAPI BARİKAT KURMUŞ”
Saydam sözlerini şöyle sürdürdü; “Ekonomik ölçek önemli, Ekonomik ölçek. Bugün bir şeyi getirmeye çalışsan ülkeye yasaktır. Sebze mi? yasaktır. Et mi? yasaktır… Çıkan sütün hepsine devlet alım garantisi vermiş. Farz u muhal 40 ton fark var ette ihtiyaca göre? Kaçak geliyor… Allah’tan geliyor da ihtiyaç gideriliyor… Et, tarım, hayvancı.. Allah aşkına serbest bırakın… İnşaat? Soruyorlar sen mühendis misin? Değilim. Mühendis mi olmam lazım ben iş adamıyım… Her örgüt ekonomiyi esasen tıkayan bir yapı barikat kurmuş… Rekabeti çoğaltmadığın sürece bir şeyin alım gücünü de düşüremezsin”

