
Orhan İsmailoğlu özel haber
Moda dünyasında kendine özgü çizgisiyle öne çıkan genç tasarımcı Fatma Uzunoğluları, tasarım serüvenini, ilham kaynaklarını ve modaya bakış açısını samimi açıklamalarla anlattı. Küçük yaşlardan itibaren modaya ve tasarım dünyasına ilgi duyduğunu belirten Uzunoğluları, bugün geldiği noktada hayallerini adım adım gerçeğe dönüştürdüğünü söyledi.
Çocukluk yıllarından bu yana moda tasarımcılarını yakından takip ettiğini ifade eden başarılı isim, lise döneminde kendi çizimlerini yapmaya başladığını belirtti. Ancak asıl kırılma noktasının 2023 yılının ağustos ayında yaşandığını söyleyen Uzunoğluları, doğum gününde kendisine bir dikiş makinesi hediye ettiğini ve bunun moda yolculuğunun gerçek başlangıcı olduğunu dile getirdi.

Dikiş makinesini aldıktan yalnızca iki hafta sonra yakın bir arkadaşının düğünü için kendi tasarladığı ve kendi diktiği elbiseyi hazırladığını anlatan genç modacı, hiçbir dikiş ve kalıp bilgisi olmadan mevcut elbiseleri inceleyerek tamamen özgün bir tasarım ortaya çıkardığını söyledi. O gece aldığı olumlu yorumların kendisine büyük cesaret verdiğini belirten Uzunoğluları, “Moda benim hayatımdaki en değerli tutku haline geldi” dedi.
Modayı yalnızca kıyafet üretmek olarak görmediğini vurgulayan Fatma Uzunoğluları, tasarımlarında mitoloji, müzik ve doğadan ilham aldığını belirtti. Özellikle güçlü ve dikkat çekici kadın figürlerinin tasarımlarında önemli yer tuttuğunu ifade eden başarılı isim, tanrıça temalarının koleksiyonlarında sıkça öne çıktığını söyledi.

Günlük yaşamda stilin çok önemli olduğunu belirten Uzunoğluları, modayı kişinin kendisini en iyi ve en özgüvenli haliyle yansıtması olarak tanımladı. İnsanlarda bırakılan ilk izlenimin önemli olduğunu vurgulayan genç tasarımcı, her zaman özenli ve uyumlu görünmeyi tercih ettiğini dile getirdi. Parıltılı detaylar, iddialı parçalar ve leopar deseninin kendi stilinde vazgeçilmez olduğunu da sözlerine ekledi.
Kendisini moda dünyasında farklı kılan yönü ise oldukça net: “Tasarımlarımı yalnızca bir giysi olarak değil, bir kimlik yansıması olarak görüyorum. Her form ve renk, cesareti görünür kılma isteğimin bir parçası. Benim kadınım, girdiği her ortamda varlığını hissettiren kadındır.”

Tasarım sürecine genellikle eskizle başladığını anlatan Uzunoğluları, ardından kumaş seçimi, kalıp hazırlığı, dikim ve prova aşamalarını titizlikle yürüttüğünü belirtti. Kumaş seçiminin kendisi için ayrı bir heyecan taşıdığını söyleyen modacı, kumaş mağazalarının en mutlu olduğu yerlerden biri olduğunu ifade etti.
Moda dünyasında belirli isimlerden çok güçlü tasarım dilinden etkilendiğini söyleyen Fatma Uzunoğluları, özellikle Daniel Roseberry’nin Schiaparelli için hazırladığı modern, heykelsi ve cesur koleksiyonları ilham verici bulduğunu dile getirdi.
Kendine has bakış açısı, güçlü kadın vurgusu ve cesur çizgileriyle Fatma Uzunoğluları, moda dünyasında adından daha çok söz ettireceğe benziyor.


