
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde son günlerde yaşanan siyasi gelişmelerle ilgili Demokrat Parti’den dikkat çeken bir açıklama geldi. Partiden yapılan açıklamada, ülkede demokratik siyaset zemininin hassas bir dengede ilerlediğine vurgu yapılarak, yaşanan sürecin toplumsal gerilime dönüştürüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, UBP–DP–YDP Hükümeti tarafından Bakanlar Kurulu kararıyla başlatılan ve yasa gücünde kararname ile yürürlüğe konulan sürecin, muhalefet ile bazı sendikal çevrelerin yürüttüğü yoğun algı yönetimi ve yönlendirmeler sonucunda gerilimi artırdığı savunuldu.
Sürecin Cumhuriyet Meclisi’ne yönelik fiili müdahale boyutuna taşınmasının kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, sendikaların toplumun önemli bir parçası olduğu ancak hiçbir yapının halkın tamamının iradesiymiş gibi hareket ederek anayasal kurumlara baskı kuramayacağı vurgulandı.
Cumhuriyet Meclisi’nin halk iradesinin asli temsil makamı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu iradeye yönelik her türlü fiili yönlendirme girişiminin demokratik düzene doğrudan müdahale anlamı taşıdığı kaydedildi.
Demokrat Parti ayrıca, hükümet ortağı olmasına rağmen yasa gücünde kararname sürecinde sistematik olarak devre dışı bırakıldığını, ancak kriz ortaya çıktıktan sonra sürece dahil edilmek istendiğini öne sürdü. Buna rağmen devlet sorumluluğuyla hareket ederek sürece halk adına sahip çıkmaya çalıştıklarını belirten parti, gelinen noktada Meclis çalışmalarının gerçek gerekçeler dışında ertelenmesini eleştirdi.
Açıklamada, görüşmeler kurulda devam ederken bekletilen özel bir uçakla Cumhuriyet Meclisi Dostluk Grubu’nun, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında ve Meclis’te temsil edilen diğer siyasi partilerin bilgisi dışında KKTC’den ayrılmasının kabul edilebilir sınırların dışına çıktığı ifade edildi.
Demokrat Parti, kendi getirdiği yasal düzenlemeye dahi sahip çıkamayan ve süreci yönetemeyen anlayışın oluşturduğu tabloya ortak olmayacağını belirterek, pazartesi günü Cumhuriyet Meclisi’nde görüşülecek yasa sürecinde yer almayacağını duyurdu.
Parti açıklaması, “Demokrat Parti’nin duruşu her zaman olduğu gibi nettir; demokrasi sokakta değil, Meclis’te tecelli eder. Baskıyla değil, iradeyle yönetilir. Halkımızın iradesi olmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle sona erdi.

