
KIBRIS PRESS MAGAZİN ÖZEL
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yıllarca eğitim alıp çalışan ve hayatını bu ülkede kuran Kayhan Tip, Kıbrıs Press Magazin Müdürü Orhan İsmailoğlu'na özel açıklamalarda bulundu.
MUHACERET KARARLARI TARTIŞMA YARATIYOR: ‘ÇIKAR İLİŞKİLERİYLE VERİLEN KARARLAR HAYATLARI YIKIYOR’
Kayhan Tip, yaşadığı mağduriyeti ilk kez bu kadar açık ve sert ifadelerle anlattı. Muhaceret süreçlerinde alınan kararların yalnızca idari değil, doğrudan insan hayatını etkileyen sonuçlar doğurduğunu belirten Tip, sistemde ciddi bir denetim eksikliği olduğunu ve bazı kararların çıkar ilişkileri doğrultusunda şekillendiğini iddia etti.
– Kuzey Kıbrıs’taki hayatınız nasıl başladı?
Ben buraya bir turist gibi gelmedim. İlk günden itibaren burayı kendi geleceğimi kuracağım yer olarak gördüm. Eğitimimi burada tamamladım, çalıştım, çevre edindim. Yani kısacası burada bir hayat kurdum.
– Bu düzen nasıl bozuldu?
Tüm her şey idari işlemlerle başladı. Muhaceret süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ve kontrolsüz uygulamalar bir anda bütün hayatımı altüst etti. Hiçbir kötü niyetim olmamasına rağmen, bir gün içinde yıllarca kurduğum düzen yok sayıldı.
– Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Açık konuşmak gerekirse, burada ciddi bir sistem sorunu var. Denetim mekanizması yeterli değil. Alınan bazı kararların objektif kriterlere göre değil, kişisel çıkarlar ve kar odaklı yaklaşımlar doğrultusunda verildiğini düşünüyorum. Bunun bedelini ise bizler ödüyoruz.
– Hükümete yönelik eleştiriniz nedir?
Bu konu artık bireysel bir mesele olmaktan çıkmıştır. Bu, doğrudan bir sistem problemidir. Hükümetin ve ilgili kurumların aldığı kararların mutlaka denetlenmesi gerekiyor. Çünkü ortada sadece bir prosedür değil, insanların hayatı var.
– Maddi ve manevi etkileri nasıl oldu?
Maddi kayıplar bir şekilde telafi edilebilir. İnsan tekrar çalışır, kazanır. Ama burada göz ardı edilen şey insani boyut. Benim hayatım, yıllarım, emeğim… Bunların geri dönüşü yok. Bu sadece bir para meselesi değil, bu benim hayatım.
– Bu süreç size ne öğretti?
Şunu çok net gördüm: Eğer bir sistem denetlenmiyorsa, orada adalet zedelenir. Ben bunu yaşayarak öğrendim. Kendi hayatım üzerinden bu gerçeği tecrübe ettim.
– Çözüm öneriniz nedir?
Net: Şeffaflık ve denetim. Yapılan her işlemin, alınan her kararın sorgulanabilir olması gerekiyor. İnsan hayatını etkileyen kararlar bu kadar kolay alınmamalı.
– Son olarak ne söylemek istersiniz?
Benim talebim ayrıcalık değil, adalet. Bu ülkede yaşayan, emek veren insanların hayatı bu kadar kolay yok sayılamaz. Eğer bu sistem bu şekilde devam ederse, benim yaşadığım mağduriyetleri başkaları da yaşamaya devam edecek.
Kayhan Tip’in yaşadığı süreç, Kuzey Kıbrıs’taki muhaceret politikalarının yalnızca hukuki değil, insani boyutlarıyla da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

