BIST 100
13.198,84 -1,04%
DOLAR
48,8373 0,11%
EURO
55,8447 -0,07%
GRAM ALTIN
6.818,08 -0,25%
BITCOIN
86.780,00 0,60%
FAİZ
39,63 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
104,57 -0,58%
GBP/TRY
65,0681 -0,04%
EUR/USD
1,1427 -0,19%
BRENT PETROL
95,23 -0,09%
ÇEYREK ALTIN
11.147,78 -0,25%
lefkosa Açık
lefkosa hava durumu
18 °
  • ANASAYFA
  • KKTC
  • Baybora: Eğitimde kronikleşen sorunlar çözüm bekliyor

Baybora: Eğitimde kronikleşen sorunlar çözüm bekliyor

ÖZEL HABER ŞABLON (79)

KIBRIS PRESS ÖZEL HABER

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Mustafa Baybora, Kıbrıs Press TV’de Dilan Gölbaşı’nın sunduğu “Kritik” programına konuk olarak eğitim sistemindeki sorunları, okullardaki fiziki koşulları, öğretmen ihtiyacını, akran zorbalığını ve eğitim politikalarını değerlendirdi.

Baybora, son dönemde Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde şiddet olaylarının ve akran zorbalığının arttığını savunarak, şiddetin toplum hayatında giderek normalleştirildiğini söyledi.

Aile içi şiddet, kadın cinayetleri, televizyon dizileri ve sosyal medyada şiddetin görünür hale gelmesinin çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine dikkat çeken Baybora, okullarda da akran zorbalığının her geçen gün arttığını ifade etti.

“Okullar sorunlarla başladı”

2026-2027 eğitim öğretim yılının sorunlarla başladığını belirten Baybora, özellikle konteyner sınıfların halen kullanılıyor olmasını eleştirdi.

Konteyner sınıfların havalandırma, elektrik, ses ve izolasyon açısından sorunlar taşıdığını belirten Baybora, kalıcı dersliklerin tamamlanması gerektiğini söyledi.

Baybora ayrıca okullarda ciddi bütçe sorunlarının bulunduğunu, Türkçe bilmeyen yabancı öğrencilerin sayısındaki artışın yeni ihtiyaçlar ortaya çıkardığını ve akran zorbalığıyla mücadele için daha fazla psikolojik danışman ve rehber öğretmene ihtiyaç olduğunu kaydetti.

“196 okulda 59 bin öğrenci eğitim görüyor”

Baybora’nın verdiği bilgilere göre ülke genelinde 196 okulda toplam 59 bin öğrenci eğitim görüyor. Bu öğrencilerin 45 bini kamu okullarında, 14 bini ise özel okullarda öğrenim görüyor.

Kamu okullarında toplam 6 bin 421 öğretmenin görev yaptığını belirten Baybora, bu sayının 3 bin 987’sinin orta dereceli okullarda, 2 bin 434’ünün ise ilkokullarda görev yaptığını söyledi.

Baybora, ilkokullarda genel öğretmen sayısında sorun bulunmadığını ancak psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında ihtiyaç olduğunu savundu.

“Eğitim Bakanlığı öğretmenleri hedef alıyor”

Nisan ayında gerçekleştirilen grevler nedeniyle öğretmen maaşlarından yapılan kesintiler konusunda da açıklamalarda bulunan Baybora, sendikaların üyelerini mağdur etmemek amacıyla kesintilerin önemli bir bölümünü geri ödediğini söyledi.

Baybora, geçmişte yapılan kesintilerle ilgili mahkeme kararı bulunduğunu ve bunun emsal niteliğinde olduğunu savundu.

Kesintiler konusunda Eğitim Bakanlığı ile yaşanan anlaşmazlığın hukuki sürece taşındığını belirten Baybora, özellikle Orta Eğitim Dairesi tarafından yapılan kesintilerin yasal olmadığını ileri sürdü.

Baybora, Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen ve öğretmen sendikalarını hedef alan bir yaklaşım sergilediğini savunarak, Bakan Nazım Çavuşoğlu’na yönelik eleştirilerini sertleştirdi.

“Nazım Çavuşoğlu öğretmenle uğraşmak yerine asli görevini yapmalı”

Bakan Çavuşoğlu’nun öğretmenler ve sendikalarla sürekli sorun yaşadığını savunan Baybora, Bakanın asli görevinin öğretmenlerle mücadele etmek değil, eğitim sistemindeki sorunları çözmek olduğunu söyledi.

Baybora, Çavuşoğlu’nun görevini yapmadığını savunarak şu değerlendirmede bulundu:

“Milli Eğitim Bakanı’nın asli görevi, Kıbrıs Türk eğitim sistemi içerisindeki kamusal nitelikli eğitimin geliştirilmesidir.”

Baybora’ya göre eğitim politikalarının kişilere veya siyasi partilere bağlı olmaması gerekiyor. Eğitim sisteminin nüfus verileri temel alınarak planlanması, akademisyenlerin, öğretmenlerin, sendikaların ve diğer paydaşların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Baybora, bunun bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“2014’ten beri eğitim şurası yapılmıyor”

Eğitimde sorunların belirlenmesi ve çözüm yollarının ortaya konulması için düzenli bir planlamaya ihtiyaç olduğunu belirten Baybora, 2014 yılından bu yana eğitim şurası yapılmadığını söyledi.

Eğitim şuralarında alınan kararların tavsiye niteliğinde olmasının da sorun oluşturduğunu savunan Baybora, eğitim sisteminin geleceğinin uzun vadeli devlet politikalarıyla belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Baybora, “Bu Nazım Çavuşoğlu politikası olmamalı, UBP politikası olmamalı, CTP politikası olmamalı” diyerek eğitim politikalarının siyasi partilerin günlük politikalarından bağımsız ele alınması gerektiğini söyledi.

“İlköğretimde öğretmen fazlalığı oluştu”

Baybora, eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğretmen istihdamı konusunda da dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

İlköğretimde daha önce öğretmen eksikliği yaşanırken bugün bazı alanlarda öğretmen fazlalığı oluştuğunu belirten Baybora, buna karşılık psikolojik danışman ve rehber öğretmen ihtiyacının karşılanmadığını söyledi.

Baybora, ihtiyaç bulunmayan alanlara geçici öğretmen istihdam edildiğini, buna karşılık ihtiyaç duyulan alanlarda münhal açılmadığını ileri sürdü.

Sendika olarak Haziran ve Ağustos aylarında eğitimdeki sorunlara ilişkin çalışmalar hazırladıklarını belirten Baybora, sorunları yalnızca eleştirmekle kalmadıklarını, çözüm önerilerini de Bakanlığa sunduklarını ifade etti.

Yabancı öğrenciler için “oryantasyon sınıfı” önerisi

Türkçe bilmeyen yabancı öğrencilerin eğitim sistemine uyumu konusunda da değerlendirmelerde bulunan Baybora, bu öğrenciler için Türkçe öğretimine yönelik özel programlar hazırlanması gerektiğini söyledi.

Baybora; Türkçe öğretimi konusunda akademik formasyona sahip öğretmenlerin görevlendirilmesi, oryantasyon sınıflarının oluşturulması ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Psikolojik danışman ve rehber öğretmen sayısının yetersiz olduğunu belirten Baybora, bu alandaki ihtiyacın karşılanmasının akran zorbalığı ve öğrencilerin uyum sorunlarıyla mücadelede önemli olduğunu kaydetti.

“Eğitimde uzun vadeli devlet politikası gerekli”

Eğitimde yaşanan sorunların her yıl yeniden gündeme gelmesinin temel nedeninin planlama eksikliği olduğunu savunan Baybora, eğitim politikalarının günlük siyasi ihtiyaçlardan bağımsız şekilde oluşturulması gerektiğini söyledi.

Baybora, eğitim politikalarının hazırlanmasında öğretmenler, sendikalar, akademisyenler, uzmanlar ve diğer paydaşların karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini belirterek, nüfus verilerine dayalı uzun vadeli bir planlama yapılması çağrısında bulundu.

2014 yılından bu yana eğitim şurası yapılmadığını da söyleyen Baybora, eğitim şurasında alınan kararların tavsiye niteliğinde olmasının da sorun oluşturduğunu ifade etti.

Grev kesintileri konusunda mahkeme sürecine işaret etti

Nisan ayında gerçekleştirilen grevler nedeniyle öğretmen maaşlarından yapılan kesintilere de değinen Baybora, sendikanın üyelerini mağdur etmemek amacıyla kesintilerin önemli bir bölümünü geri ödediğini söyledi.

Baybora, geçmişte yapılan benzer kesintilerle ilgili mahkeme kararı bulunduğunu ve söz konusu kararın emsal niteliğinde olduğunu savundu. Orta eğitimde görev yapan öğretmenlerin maaşlarından yapılan kesintilerle ilgili hukuki süreç başlatıldığını da belirtti.

“Sorunları sadece eleştirmiyoruz”

Sendikanın eğitim alanındaki sorunları yalnızca gündeme getirmediğini belirten Baybora, Haziran ve Ağustos aylarında hazırladıkları çalışmalarla sorunları tespit ettiklerini ve çözüm önerilerini ilgili makamlara sunduklarını söyledi.

Baybora, eğitim sisteminin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için planlama, demokratik yönetim ve bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Okullarda eğitim faaliyetlerinin sürdürülebilmesinde öğretmenler, veliler, okul aile birlikleri ve belediyelerin önemli rol üstlendiğini savunan Baybora, Eğitim Bakanlığı’nın bu süreçte daha etkin olması gerektiğini söyledi.

“Sorunlar birikerek büyüdü”

Eğitim sistemindeki sorunların yıllar içerisinde birikerek daha büyük bir noktaya ulaştığını belirten Baybora, sosyoekonomik ve kültürel değişimlerin yanı sıra yabancı öğrenci sayısındaki artış, akran zorbalığı ve okul binalarındaki güvenlik sorunlarının yeni ihtiyaçlar doğurduğunu söyledi.

Adıyaman depremi sonrasında okul binalarının güvenliği konusunda yapılan çalışmaların ardından bazı okullarda konteyner sınıfların kullanılmaya başlandığını hatırlatan Baybora, kalıcı dersliklerin tamamlanması gerektiğini belirtti.

Baybora, eğitim sorunlarının çözümü için nüfusa dayalı planlama yapılması, uzman ve akademisyenlerin sürece dahil edilmesi, paydaşların karar mekanizmalarında etkin olması ve bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?