BIST 100
12.239,52 0,73%
DOLAR
49,3673 0,15%
EURO
55,2709 0,41%
GRAM ALTIN
6.616,58 0,05%
BITCOIN
83.571,00 0,70%
FAİZ
39,58 0,33%
GÜMÜŞ GRAM
94,55 -1,15%
GBP/TRY
65,4159 0,36%
EUR/USD
1,1188 0,30%
BRENT PETROL
105,79 2,82%
ÇEYREK ALTIN
10.818,11 0,05%
lefkosa Kapalı
lefkosa hava durumu
25 °
  • ANASAYFA
  • KKTC
  • Akçakoyun: “Kalp krizinde zaman kaybetmeden 112 aranmalı”

Akçakoyun: “Kalp krizinde zaman kaybetmeden 112 aranmalı”

ÖZEL HABER ŞABLON (80)

KIBRIS PRESS ÖZEL HABER

Kıbrıs Press TV’de yayınlanan Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu'nun sunduğu “Daha İyi Bir Sen” programında kalp sağlığı ele alındı. Uzman Klinik Psikolog Selin Karasu’nun sunduğu programa Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akçakoyun konuk oldu.

Kalbin çalışma sisteminden kalp krizi belirtilerine, hipertansiyondan çarpıntıya, sigaradan beslenmeye ve spora kadar kalp sağlığıyla ilgili merak edilen birçok konu programda değerlendirildi.

Kalp hastalıklarında yaşam tarzı önemli

Prof. Dr. Mustafa Akçakoyun, günümüzde değişen yaşam tarzının kalp hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.

Uzun süre masa başında çalışmak, hareketsiz yaşam, fazla kilo, hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, yoğun stres, sigara kullanımı ve ailede kalp hastalığı öyküsünün kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında bulunduğunu belirten Akçakoyun, özellikle değiştirilebilir risk faktörlerine dikkat çekti.

Akçakoyun, düzenli egzersiz yapılması, diyabet ve kolesterolün kontrol altında tutulması, sigaradan uzak durulması ve sağlıklı beslenmenin kalp sağlığının korunmasında önemli olduğunu vurguladı. Zayıf olmanın tek başına kalp hastalığı riskini ortadan kaldırmadığını da belirtti.

“Hipertansiyon yıllarca belirti vermeyebilir”

Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Akçakoyun, düzenli tansiyon ölçümünün önemine işaret etti.

Kontrolsüz yüksek tansiyonun büyük damarlar, böbrekler, gözler, kalp ve beyin üzerinde hasara yol açabileceğini belirten Akçakoyun, hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde doktor kontrolü olmadan ilaçlarını bırakmamaları gerektiğini söyledi.

Hipertansiyon tedavisinin düzenli takip gerektirdiğini ifade eden Akçakoyun, hastaların tedavilerini doktorlarının önerileri doğrultusunda sürdürmesi gerektiğini kaydetti.

Kalp krizinde en kritik nokta: Zaman

Akçakoyun, kalp krizi şüphesinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirterek, göğüste baskı veya sıkışma şeklindeki ağrının çene, boyun, sırt ya da kola yayılabileceğini söyledi. Buna nefes darlığı, bulantı ve çarpıntının da eşlik edebileceğini ifade etti.

Bu tür şikayetlerin özellikle birkaç dakika içinde geçmemesi ve kişinin kendisini ciddi şekilde rahatsız hissetmesi halinde 112’nin aranması gerektiğini vurgulayan Akçakoyun, kişinin kendi aracıyla hastaneye gitmek yerine ambulans çağırmasının daha doğru olduğunu belirtti.

Panik atak mı, kalp krizi mi?

Göğüs ağrısının her zaman kalp krizi anlamına gelmediğini belirten Akçakoyun, panik atak ile kalp krizi belirtilerinin bazı durumlarda birbirine benzeyebileceğini söyledi.

Ancak tansiyon, diyabet, kolesterol, sigara kullanımı, yoğun stres veya ailede kalp hastalığı öyküsü gibi risk faktörleri bulunan kişilerin göğüs ağrısı yaşaması halinde belirtileri kendi başlarına ayırt etmeye çalışmamaları gerektiğini ifade eden Akçakoyun, özellikle ağrı uzun sürüyorsa acil değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu vurguladı.

Normal çıkan test kalp krizini tamamen dışlamıyor

Kalp hastalıklarının değerlendirilmesinde EKG, ultrason ve efor testlerinin önemli olduğunu belirten Akçakoyun, testlerin normal çıkmasının ileride kalp krizi yaşanmayacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Özellikle aile öyküsü bulunan ve başka risk faktörleri taşıyan kişilerin yalnızca tek bir test sonucuna güvenmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Kalp krizi sonrası spor tamamen bırakılmamalı

Kalp krizi geçiren kişilerin doktor kontrolünde ve kademeli şekilde fiziksel aktiviteye dönebileceğini belirten Akçakoyun, düzenli egzersizin kalp ve damar sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi.

Akçakoyun, başlangıçta yürüyüş gibi aerobik aktivitelerin tercih edilebileceğini, kondisyonun zaman içerisinde artırılabileceğini ve haftalık toplam fiziksel aktivitenin artırılmasının hedeflenebileceğini ifade etti. Spor sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı veya belirgin nefes darlığı gibi şikayetler yaşanması halinde ise durumun yalnızca kondisyon eksikliğine bağlanmaması ve doktor kontrolünden geçilmesi gerektiğini vurguladı.

“Elektronik sigara güvenli bir alternatif değil”

Akçakoyun, elektronik sigaraların kalp ve damar sağlığı açısından güvenli bir alternatif olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Elektronik sigaralarda da nikotin bulunabildiğine dikkat çeken Akçakoyun, ısıtılmış tütün ürünlerinin de uzun vadeli sağlık etkileri açısından risksiz kabul edilemeyeceğini söyledi.

Sigara bırakmak isteyen kişilerin bilimsel olarak kanıtlanmış bırakma yöntemlerinden yararlanmasının daha doğru olduğunu ifade etti.

Kalp dostu beslenmede Akdeniz modeli

Beslenmenin kalp sağlığı açısından önemine de değinen Akçakoyun, tereyağı yerine zeytinyağının tercih edilmesini önerdi.

Sebze ve meyvelerin, bakliyatın, tam tahılların, işlenmemiş kuruyemişlerin ve balığın ağırlıklı olduğu Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve damar sağlığı açısından önemli olduğunu belirten Akçakoyun, kırmızı etin ise tamamen beslenmeden çıkarılmasının gerekmediğini ifade etti.

Her çarpıntı kalp hastalığı anlamına gelmiyor

Çarpıntının, kişinin kalp atışlarını güçlü, hızlı veya düzensiz hissetmesi olarak tanımlanabileceğini belirten Akçakoyun, stres, uykusuzluk, kahve tüketimi veya kansızlık gibi kalp dışı nedenlerin de çarpıntıya yol açabileceğini söyledi.

Bununla birlikte çarpıntıya baş dönmesi, bayılma veya ciddi nefes darlığının eşlik etmesi halinde mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.

Akıllı saatler tanı koymaz

Akıllı saatlerin kalp ritmi konusunda farkındalık oluşturabileceğini belirten Akçakoyun, ancak bu cihazların tek başına hastalık tanısı koyamayacağını söyledi.

Akıllı saatleri “yangın dedektörüne” benzeten Akçakoyun, cihazların yalnızca bir şüphe oluşturabileceğini, elde edilen sonuçların doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kahve kişiden kişiye değişiyor

Kahve tüketiminin de kişiye göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akçakoyun, kafeinin bazı kişilerde çarpıntıya yol açabileceğini söyledi.

Özellikle kahve veya diğer kafein içeren ürünleri tükettikten sonra çarpıntı yaşayan kişilerin tüketimi azaltması veya bırakması gerektiğini ifade etti. Enerji içeceklerinin ardından çarpıntıya bayılma ya da bayılma hissinin eşlik etmesi halinde ise kardiyoloji değerlendirmesi yapılmasını önerdi.

Programda ayrıca kadınlarda kalp hastalıklarının belirtileri, kalp krizi sonrası psikolojik süreç, stresin kalp sağlığı üzerindeki etkileri ve koruyucu sağlık kontrollerinin önemi de ele alındı.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?